yavrularını ile cümle
yavrularını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Dişiler ilk doğumdan sonra... ...zaten yavrularını sütten kesmiştir: düşük yüklüdür.Weibchen deren erstes Kalb gerade entwöhnt ist, eine geringere Belastung.
Dişiler ilk doğumdan sonra... ...zaten yavrularını sütten kesmiştir: düşük yüklüdür.Женски, след като първото им малко вече е отбито - по-нисък товар.
Dişiler ilk doğumdan sonra... ...zaten yavrularını sütten kesmiştir: düşük yüklüdür.Особи женского пола, уже не кормящие первого детеныша - более низкий уровень.
Dişiler ilk doğumdan sonra... ...zaten yavrularını sütten kesmiştir: düşük yüklüdür.נקבות, אחרי שהגור הראשון כבר נגמל, עומס נמוך יותר.
Dişiler ilk doğumdan sonra... ...zaten yavrularını sütten kesmiştir: düşük yüklüdür.الإناث بعد فطام المولود الأول، كمية أقل.
Dişiler ilk doğumdan sonra... ...zaten yavrularını sütten kesmiştir: düşük yüklüdür.少量 意思とは関係なく
'Karınca gidip yavrularını besleyecek.' derdi.Mio fratello era così.Mi diceva:La formica va a casa a nutrire i suoi piccoli"
'Karınca gidip yavrularını besleyecek.' derdi.Тя казваше: "Мравката се прибира у дома, за да нахрани малките си", а аз отвръщах:
Kuş yuvalarını ve yavrularını rahatsız edemez ve zarar veremezsiniz;häiritä tai vahingoittaa lintujen pesiä ja poikasia;
Kuş yuvalarını ve yavrularını rahatsız edemez ve zarar veremezsiniz;perturber ou endommager les nids et les nichées des oiseaux
Kuş yuvalarını ve yavrularını rahatsız edemez ve zarar veremezsiniz;Provocar molestias o daños en los nidos de pájaros o a sus crías.
Kuş yuvalarını ve yavrularını rahatsız edemez ve zarar veremezsiniz;störa eller skada fågelbon eller fågelungar
Kuş yuvalarını ve yavrularını rahatsız edemez ve zarar veremezsiniz;беспокоить или разорять птичьи гнёзда и птенцов;
Kuş yuvalarını ve yavrularını rahatsız edemez ve zarar veremezsiniz;تزعج أو تخرب أعشاش الطيور وصغارها
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.Am mers pe insula Bimini din Bahamas ca să lucrez cu pui de rechin-lămâie.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.En ik ben naar het eiland Bimini gegaan, in de Bahama's om met citroenhaaijongen te werken.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.És elmentem Bimini szigetére a Bahamákon hogy citrom cápa kölykökkel dolgozzak.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.Ich ging also zur Bimini Insel in den Bahamas um mit jungen Zitronenhaien zu arbeiten.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.Je suis allé sur l'île de Bimini, aux Bahamas, travailler avec des petits requin citron.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.Pojechałem na wyspę Bimini na Bahamach, by pracować z młodymi żarłaczami żółtymi.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.Så jag reste till ön Bimini, i Bahamas, för att arbeta med citronhaj ynglingar.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.Sono andato sull'isola di Bimini, alle Bahamas per lavorare sui piccoli di squalo limone.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.Tako sem potoval na Bimini, otok v Bahamskem otočju, da bi delal z mladiči citronastega morskega psa.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.Và tôi tới đảo Bimini, ở Bahamas, để chụp hình cá mập Chanh (Lemon) con.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.Y me dirigí a la isla de Bimini, en las Bahamas, para trabajar con crías de tiburón limón.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.Και πήγα στο νησί Μπίμινι, στις Μπαχάμες, για να δουλέψω με τα μικρά κίτρινων καρχαριών.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.И отидох на остров Бимини, на Бахамите, за да работя с малки лимонови акули.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.Я вирушив на острів Біміні, Багами, аби працювати з дитинчатами жовтої акули.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.Я поехал на остров Бимини, на Багамах, чтоб поработать с детенышами желтой акулы.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için,그래서 저는 레몬 상어의 새끼들을 찍기 위해서
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için,ונסעתי לאי בימיני אשר בבהאמה,
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için,لذا ذهبت الى جزيرة بيميني ، في جزر البهاما ،
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için,レモンザメの子を取材しました。
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.Abbattuto è Moab, le grida si fanno sentire fino in Zoar
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.Elnyomorodott Moáb, kicsinyei sikoltva kiáltanak.
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.Está destruído Moabe; seus filhinhos fizeram ouvir um clamor.
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.Hävitetty on Mooab, sen pienokaisten parku kuuluu.
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.Ja, Moab ligger förstört; högljutt klaga dess barn.
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.모압이 멸망을 당하여 그 영아들의 부르짖음이 들리는도다
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.Moab er brudt sammen; lad Skriget lyde til Zoar.
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.Moab er ødelagt; dets barn opløfter skrik.
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.Moab est brisé! Les petits font entendre leurs cris.
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.Moab ha sido quebrantado; oíd el griterío de sus pequeños
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.Moab ist zerschlagen! man hört ihre Kleinen schreien;
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.Moab sudah musnah! Teriakan anak-anak kecilnya terdengar sampai ke Zoar
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.Moabul este zdrobit! Chiar şi cei mici ai lui strigă.
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.Mô-áp tan nát rồi. Những con trẻ nó kêu la vang tiếng!
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.Mô-áp tan_nát rồi . Những con_trẻ nó kêu_la vang tiếng !
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.Polomljen je Moab; vpitje zaganjajo otročiči njegovi.
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.Potřín bude Moáb, slyšán bude křik maličkých jeho.
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.Skrúšený je Moáb! Jeho malí budú kričať tak, že to bude počuť naďaleko.
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.Starty będzie Moab, słyszany będzie krzyk maluczkich jego,
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.Ο Μωαβ συνετριβη τα παιδια αυτου εξεπεμψαν κραυγην.
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.Моав биде разрушен; Малките му деца изпищяха.
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.Сокрушен Моав; вопль подняли дети его.
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.נשברה מואב השמיעו זעקה צעוריה׃
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.قد حطمت موآب وأسمع صغارها صراخا.
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.摩 押 毀 滅 了 . 他 的 孩 童 〔 或 作 家 僮 〕 發 哀 聲 、 使 人 聽 見
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.摩押 毀滅 了 . 他 的 孩童 〔 或 作家 僮 〕 發 哀聲 、 使 人 聽見
Ne mutlu senin yavrularını tutup Kayalarda parçalayacak insana!(136:9) Блажен, кто возьмет и разобьет младенцев твоих о камень!