yavrularını ile cümle
yavrularını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Bazı türleri vivipardır, yavrularını yumurtlamaktan çok doğururlar.Alla arterna är vivipara, och föder alltså levande ungar.
Anne akrep yavrularını bir süre sırtında taşır.Föräldrarna bär under perioder ungarna på ryggen.
Bu hayvanlar hiç şans vermeden yavrularını öldürürler.Dessa djur dör oftast innan de hittar tillbaka.
Genellikle anne kedilerin, yavrularını çağırmakta kullandıkları sestir.Generellt gråter spädbarn när de vill dia.
Annelerin yavrularını süt ile beslemesine emzirme adı verilir.Anyatejnek nevezik a gyermekük táplálásához anyák által termelt tejet.
Yavrularını canlı doğururlar.Gyermekeik Pozsonyban születtek.
Louisiana bayrağı üzerinde yavrularını kendi kanı ile besleyen bir ana pelikan deseni taşır.Címerleírás: Kék pajzsban fészkén ülő, fiait saját vérével tápláló fehér pelikán.
Dikenli karıncayiyenler yavrularını 7-8 hafta kesesinde muhafaza eder.A nőstény 7-8 hónapig szoptatja kicsinyeit.
Annelerin yavrularını süt ile beslemesine emzirme adı verilir.Lapsen ruokkimista äidinmaidolla kutsutaan imettämiseksi.
Yavrularını canlı doğururlar.Se synnyttää eläviä poikasia.
İri martılar kuş yumurtaları ve yavrularını da yer.Kivinäätä syö myös lintuja ja niiden munia.
Dikenli karıncayiyenler yavrularını 7-8 hafta kesesinde muhafaza eder.Små colobomer kan være vanskelig å oppdage i 7-8 ukers alder.
Çita yavrularının sadece % 5'i hayatta kalarak yetişkin olabilmektedir.Hanya 5% cheetah yang dapat bertahan hidup sampai dewasa.
Yuva, hayvanların yumurtalarını tutmak ve/veya yavrularını yetiştirmek için inşa ettikleri yerdir.Sarang adalah tempat yang dibangun hewan untuk menyimpan telur dan membesarkan bayi mereka.
Yavrularını beslerken diğer kiraz kuşları gibi böceklerle de yerler.Mereka mencari makan sambil bergerombol dengan burung burung kecil lainnya.
Ebeveynlerin ikisi de yavrularını bezler.Keduanya dengan paksa menyeret anjing milik kakek-nenek.
Anne kedi, yavrularını 50-60 gün süreyle emzirir.Ngỗng con được ngỗng bố mẹ nuôi trong vòng 40-60 ngày.
Anne kedi, yavrularını 50-60 gün süreyle emzirir.母猫は子猫を50日間から60日間授乳する。
Genelde Van kedisi yavrularının iki kulağı arasında bir veya iki adet siyah nokta bulunur.一般的にヴァン猫は子猫の両耳の間に1つか2つの黒い斑点が見られる。
Aynı kabiledeki dişiler karşılıklı olarak birbirlerini korurlar, hatta diğerlerinin yavrularını emzirirler.同じプライド(群れ)の雌たちは、互いに他の雌の子たちを守り、世話もする。
İki kulağı arasında bir veya iki adet siyah nokta bulunan Van kedisi yavrularının çoğu tek-göz olur.両耳の間に1つもしくは2つの黒い斑点が見られるヴァン猫の子猫の大半は両目の色が異なる。
Anne maymunlarda yavrularını reddetme ve onlara kötü davranma görülmüştür.母は熊を中に入れ、姉妹に怖がる必要がないと言った。
Yavrularını 6-8 hafta emzirirler.雌性哺乳幼崽约六至八个星期。
Anne akrep yavrularını bir süre sırtında taşır.能把雙俠狗裝在背上。
Çita yavrularının sadece % 5'i hayatta kalarak yetişkin olabilmektedir.태어난 치타 가운데 5%만이 완전히 성장할 때까지 살아남기 때문이다.
Anne akrep yavrularını bir süre sırtında taşır.부모님 사후는 백부 부부에게 거두어 진다.
Yavrularını canlı doğururlar.신생아들은 주먹을 쥔 채로 태어난다.
Ebeveynlerin ikisi de yavrularını bezler.שני ההורים דואגים לגוריהם.
Çocukları ve hayvan yavrularını korur.מתקשר רק עם בעלי החיים והתינוקות.
Ebeveynlerin ikisi de yavrularını bezler.Oba roditelja se brinu za mladunce.
Anne kedi, yavrularını 50-60 gün süreyle emzirir.Mačka u prosjeku nosi mačiće 63 do 65 dana.
Ebeveynlerin ikisi de yavrularını bezler.Deti potrebujú oboch rodičov.
Bazı türlerin anneleri çok uzun süre boyunca beslenmeden yavrularını emzirirler.Odrasli samci nekaterih vrst se sploh ne prehranjujejo.
Annelerin yavrularını süt ile beslemesine emzirme adı verilir.Kūdikio maitinimas motinos pienu vadinamas žindymu.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.Man stjæler tigerungerne fra tigerens hule.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.Man stjäl tigerungarna ur tigerns håla.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.Não se roubam as crias de um tigre sem entrar no covil.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.Nie zabierzesz tygrysicy młodych, omijając jej jamę.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.Non si può rubare un cucciolo di tigre senza entrare nella tana.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.No puedes robar los cachorros de un león sin entrar en la leonera.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.Tiikerin pentuja ei voi viedä menemättä pesään.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.Για να κλέψεις τα τιγράκια πρέπει να μπεις στη φωλιά.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.Нельзя украсть тигрят, не войдя в логово тигрицы.
Benim kardeşim de öyleydi. 'Karınca gidip yavrularını besleyecek.' derdi.Mi madre solía ser así, solía decir: "las hormigas vienen a casa para alimentar a sus crías"
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Alors, armée de cette connaissance, SANCCOB a un projet de protection des poussins.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Aşadar, înarmaţi cu cunoştinţe, SANCCOB are un proiect de creştere a puilor.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Así que, armado de este conocimiento, SANCCOB tiene un proyecto para proteger polluelos.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Assim, de posse deste conhecimento, o SANCCOB tem um projeto de apoio às crias.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Ennek a tudásnak a birtokában a SANCCOB elindított egy fióka nevelő programot.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Gewapend met deze kennis heeft SANCCOB een project opgezet om kuikens te redden.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Jadi, berbekal pengetahuan ini, SANCCOB memiliki program pengembangan anak penguin.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Mit diesem Wissen ausgestattet, hat SANCCOB ein Projekt zur Unterstützung der Küken gestartet.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Perciò, forti di questa conoscenza, al SANCCOB hanno lanciato un progetto di rafforzamento dei pulcini.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.이러한 노하우를 바탕으로하여 SANCCOB는 펭귄 새끼 양육프로그램을 실시하고 있고요
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.SANCCOBはひな鳥の増殖計画を展開しています 毎年 親に放棄されたひな鳥を救出し飼育しています
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Stanica SANCCOB je vyzbrojená týmito znalosťami a má projekt na podporu mláďat.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Tako ima opremljen s tem znanjem SANCCOB program vzreje in krepitve mladičev.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Tak tedy, vyzbrojen těmito vědomostmi, SANCCOB spustil projekt na pomoc mláďatům.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Vì vậy, với kiến thức này SANCCOB có một dự án giúp đỡ chim non.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.W oparciu o tę wiedzę SANCCOB opracował program opieki nad pisklętami.