yavruların ile cümle

yavruların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Sazanın kurbağa yavrularını yediğini biliyor muydun?Did you know that carp eat tadpoles?
Bu köpek yavrularını köpekleri sevenlere vereceğim.I'll give these puppies to whoever likes dogs.
Ebeveynler birçok hastalığı yavrularına geçirebilir.Parents can pass many diseases on to their offspring.
Yavrularını besleyen ve barındıran kuşların aksine balıklar yumurtalarını terk eder.Unlike birds, which feed and shelter their young, fish abandon their eggs.
Anne tavşan kendi vücudu ile yavrularını sıcak tutar.A mother rabbit keeps her babies warm with her own body.
Kanguruların yavrularını taşımak için garip bir yöntemi var.Kangaroos have a strange method of carrying their young.
Anne kedi yavrularını korudu.The mother cat protected her kittens.
Bazı hayvanlar yavrularını yerler.Some animals eat their young.
Bu köpek yavrularını köpekleri seven birine vereceğim.I'll give these puppies to anyone who likes dogs.
Tom kedi yavrularını sever.Tom likes kittens.
Ben gerçekten köpek yavrularını severim.I really like puppies.
Rakibim köpek yavrularından nefret eder.My opponent hates puppies.
Memeliler yavrularına bakarlar.Mammals care for their young.
Tom köpek yavrularından birini Mary'ye verdi.Tom gave one of the puppies to Mary.
Kurbağa yavrularını yakaladık ve onları kavanozlara koyduk.We caught tadpoles and put them in jars.
Kedi yavrularını çok seviyorum.I like kittens a lot.
Kedi yavrularından gerçekten çok hoşlanıyorum.I really like kittens.
Tom,onları koyduğu kavanozda yüzen kurbağa yavrularını izledi.Tom watched the tadpoles swimming in the jar that he'd put them in.
Bazı akrep ve örümcekler yavrularını üstlerinde taşır.Some scorpions and spiders carry their babies on their backs.
Vivipar hayvanlar yavrularını doğururken oviparlar yumurtlar.Viviparous animals give birth to their young while the oviparous lay eggs.
Blondi'nin köpek yavrularının biri, Eva Braun'un kız kardeşi Gretl Braun için ayrıldı.One of Blondi's puppies was reserved for Eva Braun's sister Gretl.
Ancak yavrularını emziren dişiler ve dişilere kur yapan erkekler bir arada görülür.Among his plates are: The Wise and Foolish Virgins; after Marten de Vos.
Bölgesinde bulunan diğer yuvalardaki yavruların babası olup olmadığı belirsizdir.It is unclear whether or not he fathers young in any of the other nests within his territory.
Bu esnada dişiler de döner ve yavruların yetiştirilmesinde yardımcı olurlar.Resigned to waiting for help, they settle down with drinks and talk.
Ne mutlu senin yavrularını tutup Kayalarda parçalayacak insana!"Your children shall call you roosters, and your grandchildren will stay roosters!”).
Yuva, hayvanların yaşadığı veya yavrularını yetiştirdiği yerdir.A nest is a place animals live or raise offspring.
Dişi canavarlar yılın altı haftası hariç yavrularına bakmakla meşguldürler.Female devils are occupied with raising their young for all but approximately six weeks of the year.
Aynı mantık erkek flamingo çiftlerinin yavrularında da yürümektedir.The same reasoning has been applied to male flamingo pairs raising chicks.
Brian ardından doğan yavruların vesayetini üzerine almak için Carter'a dâvâ açar.Martin comes down later to find the carnage.
Üçüncü ve dördüncü günlerde yavruların gözleri açılır.By day 13, the eyes open.
Ebeveynlerin ikisi de yuvanın yapılmasında ve yavruların beslenmesinde görev alır.Both parents are involved in the construction of the nest and in feeding the chicks.
Yumurtadan çıkan yavruların palazlanması 3 hafta kadar sürer.The development of a bee from egg to adult takes about three weeks.
Yavrular yumurtadan çıktıktan sonra kısa bir süre erkek kuş yavruların büyümesinda yanlarında olur.Except when rearing young, the squirrels shift from nest to nest frequently.
Yavrulama mevsiminde, anne ya da baba olmayan dingolar da yavruların bakımına yardımcı olur.Finally, in some species neither the father nor the mother provides any care.
Ebeveyn yavruların bakımını bir süre birlikte gerçekleştirir.Both parents care for the young for a time.
Ulu bir ağacın tepesindeki dev kuşun yavrularını Ejderhadan (veya yılandan) kurtarır.Herens (cattle), a breed of cattle originating from the above valley.
Çiftler genel olarak tekeşlidir ve ebeveynlerin ikisi de yavruların bakımı ile ilgilenir.Only the female incubates, but both parents take care of the young.
Anne yavrularını göz önünde emzirmemeye dikkat eder.Males do not provide paternal care to their offspring.
Bazı türlerin anneleri çok uzun süre boyunca beslenmeden yavrularını emzirirler.Mothers of some species fast and nurse their young for a relatively long period of time.
Yumurtadan çıkan yavruların göz ve kulakları kapalıdır.Their eyes and ears are closed.
Yavruların yukarısı daha kahverengi ve aşağısı çizgilidir.The eggs are brown above and lighter below.
Bu kez Er Töştük, ejderhayı öldürür ve yavrularını kurtarır.He faced the dragon, slayed it and rescued the princess.
Dişiler ilk doğumdan sonra... ...zaten yavrularını sütten kesmiştir: düşük yüklüdür.Females after their first calf is already weaned: a lower load.
Tabii ki yavruların birçoğu ölüyor.A majority of them will die, of course.
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.For example, they babysit each other's calves.
Bu kuşlar, yavrularını kış güvesi tırtılları ile besler.The birds prefer to feed their chicks winter moth caterpillars.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.And I went to the island of Bimini, in the Bahamas, to work with lemon shark pups.
Vahşi doğada, Bonobo ebeveynlerinin yavrularını tımar ettikleri bilinir.In the wild, the parent Bonobo is known to groom its offspring.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.Parents seem to be teaching their young.
'Karınca gidip yavrularını besleyecek.' derdi.He used to say: "The ant's going home to feed its young"
Çöküp yavrularını doğurur, Kurtulurlar sancılarından.They bow themselves, they bring forth their young, they end their labor pains.
Ne mutlu senin yavrularını tutup Kayalarda parçalayacak insana!Happy shall he be, who takes and dashes your little ones against the rock.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.He provides food for the livestock, and for the young ravens when they call.
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.Moab is destroyed; her little ones have caused a cry to be heard.
Sesten ürktükleri zaman, küçük yavrularını bile bırakıp kaçabilirler.When frightened by sound, it will even leave its young cub behind and run away.
Bu farklılıklar faydalıysa, yavruların hayatta kalmaları ve üremeleri daha kolay ve olasıdır.If these differences are beneficial, the offspring is more likely to survive and reproduce.
Yavruların soluk yanakları vardır ve kıçı kahverengidir, gagalarının ucu siyah değildir.The juvenile is brown with pale cheeks and rump and no black tip to the bill.
Yavruların sarı gözleri ve cere, turuncu-sarı alt gaga ve gri-sarı bacakları vardırJuveniles have yellow eyerings and cere, an orange-yellow lower beak, and grey-yellow legs
Sil doğurur ve Dan yavrularını (Kurtis Burow) kanalizasyonun arkasındaki bir mağarada bulur.Sil gives birth and Dan finds her offspring (Kurtis Burow) in a cavern behind the sewers.
Cinsin, yavruların görünümü dışında oyun içinde hiçbir ilgisi yoktur.Breed has nothing to do within gameplay except the appearance of offspring.

İlgili Sayfalar