Ana içeriğe geç
Sözlük

yavaş yavaş ile cümle

yavaş yavaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Yavaş yavaş, kendi yazılarındaki iyileşmeyi fark edeceksin.Little by little, you will notice improvement in your writings.
Gökyüzü yavaş yavaş bulutlandı.The sky has gradually clouded over.
Balon yavaş yavaş indi.The balloon descended slowly.
Dışarıda hava yavaş yavaş kararıyor.It's getting dark little by little outside.
Yavaş yavaş yürüyün.Walk slowly.
Yavaş yavaş çalış.Work slowly.
Yavaş yavaş sür.Drive slowly.
Yavaş yavaş ve net bir şekilde konuşun.Speak slowly and clearly.
Yavaş yavaş parti sona erdi ve herkes eve gitti.By and by the party ended and everyone went home.
Otobüs yavaş yavaş hızlandı.The bus picked up the speed gradually.
Tom baş aşağı yavaş yavaş yürüyordu.Tom was walking slowly with his head down.
Tom'un Japoncası yavaş yavaş gelişiyor.Tom's Japanese is improving little by little.
Nehir yavaş yavaş denize doğru akar.The river flows slowly to the sea.
O proje yavaş yavaş ilerliyor.That project is proceeding slowly.
Müzik yavaş yavaş yok oldu.The music faded away.
Haber yavaş yavaş yayıldı.The news spread little by little.
Ken'den yavaş yavaş hoşlanmaya başlıyorum.I am beginning to like Ken little by little.
Yanlış trene bindiğimi yavaş yavaş anladım.It gradually dawned on me that I had taken the wrong train.
Üniversiteye yavaş yavaş ilerleme katettim.I worked my way through college.
İlk başta gergindim ama yavaş yavaş daha rahatladım.I was nervous at first, but gradually got more relaxed.
Aracın köşede yavaş yavaş kaybolmasını izledim.I watched the car disappearing slowly around the corner.
Buradaki sert iklime yavaş yavaş alışıyorum.I am becoming accustomed to the severe climate here bit by bit.
Kağıt uçak yavaş yavaş yere düştü.The paper plane fell slowly to earth.
Baharın gelmesiyle birlikte her şey yavaş yavaş yeniden hayata dönüyor.With the coming of spring, everything is gradually coming to life again.
Nehrin seviyesi yavaş yavaş yükseldi.The level of the river rose little by little.
Gemi yavaş yavaş göründü.The ship gradually came in sight.
Birçok eski gelenekler yavaş yavaş ortadan kayboluyorlar.Many old customs are gradually dying out.
Çok sayıda eski gelenek yavaş yavaş ortadan kalkıyor.Many old customs are gradually dying out.
İki büyük medeniyet yavaş yavaş bozuldu.Two great civilizations slowly fell into decay.
Günler yavaş yavaş kısalıyor.The days are gradually shortening.
Onun sağlığı yavaş yavaş düzeliyor.His health is improving little by little.
İzleyiciye yavaş yavaş hitap etmeye başladı.He began to address the audience slowly.
Yavaş yavaş iyileşecek.He will get better little by little.
O, yavaş yavaş iyileşti.He recovered little by little.
O benden ayrılıyordu ve yavaş yavaş yürüyordu.She was leaving and was walking slowly from me.
O omzuma yavaş yavaş vurdu.She patted me on the shoulder.
O, bu kırsal yaşama yavaş yavaş alışıyor.She is getting used to this rural life by degrees.
Yavaş yavaş anlamaya başladı.She gradually began to understand.
Rüzgar yavaş yavaş kesildi.The wind gradually died down.
Annem yavaş yavaş konuşur.My mother speaks slowly.
İlacın etkileri yavaş yavaş azalıyordu.The effects of the medicine were wearing off.
İlacın etkisi yavaş yavaş azalmıştı.The effect of the drug had worn off.
Tren yavaş yavaş hızlandı.The train gained speed gradually.
Yavaş yavaş, ben o resmi sevmeye başladım.Little by little, I'm beginning to like that painting.
Jessie arabanın yanında yavaş yavaş gezindi.Jessie strolled along beside the cart.
Dönüşüm huzurlu, yavaş yavaş oldu.Conversion was peaceful and gradual.
Rahatlamak için, yavaş yavaş nefes alın.To relax, breathe slowly.
Elli develi bir kervan, çölde yavaş yavaş ilerliyordu.A caravan of fifty camels slowly made its way through the desert.
Küçük çocuk yavaş yavaş birkaç yeni arkadaş edindi.The small boy slowly made some new friends.
Tom bir ter atma koşusuna yavaş yavaş hazırlandı.Tom worked up a sweat jogging.
Yavaş yavaş, davranışı ile onu çekebildi.Bit by bit, he could attract her with his behaviour.
Ölüm yaklaştığında, yapabileceğiniz bütün şey yavaş yavaş tırnaklarınızı çiğnemektir.When death approaches, all you can do is slowly chew your fingernails.
O arabanın yavaş yavaş bizi izlediğini düşünüyorum.I think that that car is slowly following us.
Yavaş yavaş, kuş yuvasını yaptı.Little by little, the bird made his nest.
Ekonomi yavaş yavaş ilerledi.The economy progressed slowly.
Tom yavaş yavaş okur.Tom reads slowly.
Tom yavaş yavaş konuşur.Tom speaks slowly.
Tom yavaş yavaş çalışır.Tom works slowly.
Gemi yavaş yavaş hareket etmeye başladı.The ship slowly started to move.
Bedenler yavaş yavaş büyür, çabucak ölür.Bodies grow slowly and die quickly.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod