Ana içeriğe geç
Sözlük

yatkınlık ile cümle

yatkınlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sharps dissosiyatif yatkınlık ve bütünleşik işlem arasında bir ilişki olduğunu öne sürmektedir.Sharps suggests a relationship between dissociative tendencies and gestalt processing.
Monozigotik ikizliliğin yatkınlık kazandıran faktörleri bilinmemektedir.The predisposing factors of monozygotic twinning are unknown.
Yani, aslında genom size daha çok yatkınlık hakkında bilgi veriyor.So the genome really tells you much more about predisposition.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.Lots of risk factors, but there is a genetic predisposition to prostate cancer.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.People have very different aptitudes.
Soygunculukla ilgili bir şey, aynı kurbanı seçmeye olan yatkınlıkları.Now, one thing about burglaries is this idea of repeat victimization.
Monozigotik ikizliliğin yatkınlık kazandıran faktörleri bilinmemektedir.العوامل المؤهبة للتوأمة أحادية الزيجوت غير معروفة.
Bu duruma bağlı ya da durumsal olarak yatkınlık gösteren bir panik atak biçimini alabilir.Deze kan voorkomen in de vorm van een situatiegebonden of door de situatie ingegeven paniekaanval.
Monozigotik ikizliliğin yatkınlık kazandıran faktörleri bilinmemektedir.Dovezele în privința monofiliei ecdisozoarelor sunt îndoielnice.
Genel kanı genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin hastalığı tetiklediği yönündedir.Hvordan er mage-regionen i forhold til smertereaksjon og farge?
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.Beaucoup de facteurs de risque, mais il y a une prédisposition génétique au cancer de la prostate.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.Inúmeros fatores de risco, mas há uma predisposição genética para o cancro da próstata.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.많은 위험 요소중에서, 전립선암에 끼치는 유전적 경향이 있습니다.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.Molti i fattori di rischio, ma esiste una predisposizione genetica al cancro della prostata.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.Muchos factores de riesgo, pero hay una predisposición genética al cáncer de próstata.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.Sunt mulți factori de risc, dar există o predispoziție genetică să dezvolți cancerul de prostată.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.Veel risicofactoren maar er is ook een genetische aanleg voor prostaatkanker.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.Viele Risikofaktoren, aber auch eine genetische Disposition.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.Wiele czynników ryzyka, ale jest też genetyczna predyspozycja do raka prostaty.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.Много рискови фактори, но има генетично предразположение към рак на простатата.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.Множество факторов риска, но существует генетическая предрасположенность к этому виду рака.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.המון גורמי סיכון, אך קיימת נטייה גנטית ללקות בסרטן ערמונית.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.له عدة مخاطر و لكن هناك قابلية لأن يكون سرطان البروستاتا وراثي
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.「遺伝的要因」です 前立腺がんの約10%は
Eylemsizlik hiç bir şey yapmamaya ya da durgun bir hale kalmaya olan yatkınlıktır.Inercja to bierność, brak zaangażowania, bierne poddawanie się czemuś.
Eylemsizlik hiç bir şey yapmamaya ya da durgun bir hale kalmaya olan yatkınlıktır.관성은 어떤 것도 하지 않고 쉬는 상태를 유지하거나, 운동 상태를 유지하고 싶은 싶은 경향이지요.
Eylemsizlik hiç bir şey yapmamaya ya da durgun bir hale kalmaya olan yatkınlıktır.Воно означає схильність залишатися у стані спокою, нічого не робити або, також, продовжувати рух.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.As pessoas têm aptidões muito diferentes.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.Az embereknek nagyon sokféle adottságaik, hajlamaik vannak.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.Con người có những năng khiếu hoàn toàn khác nhau.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.Folk har många olika skickligheter.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.Folk har meget forskellige evner.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.Ihmisillä on keskenään hyvin erilaisia taipumuksia.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.사람들은 서로 다른 적성과 소질을 가지고 있어요.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.Las personas tienen aptitudes muy diferentes.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.Le attitudini delle persone sono molto diverse.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.Les gens ont des aptitudes très différentes.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.Lidé mají velmi odlišné schopnosti.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.Ljudje imajo zelo različne nadarjenosti.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.Ľudia majú veľmi odlišné danosti.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.Ludzie mają różne zdolności.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.Menschen haben sehr unterschiedliche Begabungen.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.Mensen hebben hele verschillende bekwaamheden.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.Oamenii au aptitudini diferite.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.Orang-orang memiliki kemampuan yang berbeda-beda.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.Οι άνθρωποι έχουν διαφορετικά χαρίσματα.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.Люди мають дуже різні схильності.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.У людей очень разные способности.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.Хората имат много различни способности.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.לאנשים יש כישורים מאוד שונים.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.الناس لديهم مواهب مختلفة جداً.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.最近分かったことがあります
Soygunculukla ilgili bir şey, aynı kurbanı seçmeye olan yatkınlıkları.Avec les cambriolages, il y a cette idée de victimisation répétée.
Soygunculukla ilgili bir şey, aynı kurbanı seçmeye olan yatkınlıkları.도둑질에 관해서 한가지 말씀드리면 반복적으로 일어난다는 것이죠.
Soygunculukla ilgili bir şey, aynı kurbanı seçmeye olan yatkınlıkları.Nos, a betörésekkel kapcsolatos egyik felvetés az ismételt elkövetés.
Soygunculukla ilgili bir şey, aynı kurbanı seçmeye olan yatkınlıkları.Ora, una delle cose riguardo ai furti è quest'idea della vittimizzazione ripetuta.
Soygunculukla ilgili bir şey, aynı kurbanı seçmeye olan yatkınlıkları.U krádeží dochádza k takzvanému opakovanému šikanovaniu.
Soygunculukla ilgili bir şey, aynı kurbanı seçmeye olan yatkınlıkları.Una cosa sobre los robos es la idea de victimización repetida.
Soygunculukla ilgili bir şey, aynı kurbanı seçmeye olan yatkınlıkları.Un lucru ştiut despre spargeri este idea de victimizare repetată.
Soygunculukla ilgili bir şey, aynı kurbanı seçmeye olan yatkınlıkları.Одно из свойств грабежей — это идея повторения виктимизации.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod