Ana içeriğe geç
Sözlük

yatak ile cümle

yatak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, her zaman yatakta yatar.She lay in bed all the time.
O, kötü bir soğuk algınlığı yüzünden yatakta olan kızkardeşine baktı.She looked after her sister, who was in bed with a bad cold.
O, ateşten dolayı yatakta.She is in bed with a fever.
O, bir haftadır yatakta hastadır.She has been sick in bed for a week.
O, yatakta hasta yatıyor.She lies ill in bed.
O, sanki yıllardır yatakta hastaymış gibi görünüyor.She looked as if she had been sick in bed for years.
O, bir süredir yatakta hastadır.She has been sick in bed for some time.
O, yatakta hasta yattığını söyledi, bu bir yalandı.She said she was ill in bed, which was a lie.
Onun yatakta hasta olduğu söyleniyor.It is said that she is ill in bed.
O, yatakta hasta olmalı.She must be ill in bed.
O, soğuk algınlığı yüzünden yatakta.She is in bed with a cold.
Bir milyondan fazla yaşlı insan yatakta hasta.More than a million old people are sick in bed.
Hasta çocuk yatakta dik oturdu.The sick child sat up in bed.
Kocam her zaman yatakta kitap okuyor.My husband is always reading in bed.
Babam hala yatakta.Father is still in bed.
Babam yatakta hâlâ hastadır.My father is still ill in bed.
Babam bana yatakta kitap okumamamı söyledi.My father told me not to read books in bed.
Yatakta hasta olduğu için babam seni göremez.Being sick in bed, my father can't see you.
Babam genellikle ben yataktayken evden çıkar.My father usually leaves home while I am in bed.
O, garip bir ses işitince yataktan fırladı.Hearing a strange noise, he jumped out of bed.
Anne bebeğinin yanında yatakta yatıyordu.The mother lay beside her baby on the bed.
Anne yatakta bebeğinin yanında uzanıyordur.The mother lay beside her baby on the bed.
Yaşlı kadın yatakta hastaydı.The old woman was ill in bed.
Ben yataktan fırladım.I sprang out of bed.
Bu çirkin sarı bana senin yatak çarşafı rengini hatırlatıyor.This ugly yellow reminds me of the color of your bedsheets.
O, hâlâ yatakta hasta.He's still sick in bed.
Afganistan'da son zamanlarda zengin maden yatakları tespit edildi.Rich mineral deposits have been discovered recently in Afghanistan.
Anne yataktadır. O nezle olmuş.Mother is in bed. She caught a cold.
Hasta yatakta yatar.The patient lies in bed.
İkiz yataklı oda arıyorum.I am looking for room with twin beds.
Bütün yatakta kalmakta başka seçeneğim yoktu.I had no choice but to stay in bed all day.
Yatak odasını hemen terk etmemi emretti.He commanded me to leave the bedroom immediately.
Tom her sabah altıda yataktan kalktı.Tom got out of bed every morning at 6 am.
Bu sabah yataktan çıktığımda başım ağrıyordu.When I got out of bed this morning, I had a headache.
Bu benim yatak odam.It is my bedroom.
Yatakta kalmam şart mı?Must I stay in bed?
O çok hastadır ve bir haftadır yatakta bulunur.She's very ill and has been in bed for a week.
Yatak odaları üst kattadır.The bedrooms are upstairs.
Kadın yatak odasında uyuyor.The woman sleeps in the bedroom.
Bu yatak ağır.This bed is heavy.
İki yatak odası olan bir daire arıyoruz.We're looking for an apartment with two bedrooms.
Bütün gün yatakta kalmak zorundayım.I have to stay in bed all day.
Bütün aile yatakta hastadır.The whole family was sick in bed.
Bu yatak üstünde uyunmayacak kadar çok serttir.This bed is too hard to sleep on.
Günaydın Haruki! Saçların daha yeni yataktan kalkmışsın gibi duruyor.Good morning, Haruki. Your hair looks like you just got out of bed.
Kocam her zaman yatakta okur.My husband always reads in bed.
O yatak odasından ayrıldı ve oturma odasına girdi.He left the bedroom and entered the living room.
Yatakta yemekten vazgeç, senden sonra temizlik yapmaktan bıktım.Stop eating in bed, I'm sick of cleaning up after you.
Muhabbetin aşırısı yatakta biter.Familiarity breeds contempt and children.
Düşmana yardım ve yataklık etmek, hainlik olarak kabul edilir.Aiding and abetting the enemy is considered treason.
İki yataklık yerimiz var.We have space for two beds.
Evde boş bir yatak odası var.There's an empty bedroom in the house.
En büyük yatak odası güneye bakıyor.The largest bedroom faces south.
Erkek ya da kız kardeşlerinle bir yatak odasını paylaşmak zorunda kaldın mı?Did you have to share a bedroom with your brothers or sisters?
Başka bir yatak için odada yer yok.There's no space in the room for another bed.
Bütün gece yatakta döndüm durdum.I tossed and turned in bed all night.
Yaşlı kadın yataktan çıkamayacak kadar çok zayıf.The old woman is too weak to get out of bed.
Tom bütün gününü yatakta okuyarak geçirdi.Tom spent the whole day reading in bed.
Onlar hâlâ yatakta mı?Are they still in bed?
Apartman dairesinin üç yatak odası var mı?Has the flat got three bedrooms?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod