yatak odası ile cümle

yatak odası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Soluğu sarayın merkezinde, kralın yatak odasında aldılar.A tőr a király hálószobája felé vezeti.
Daha sonra gelinin yatak odası süslenir ve donatılır.Seuraavaksi paavin asunto tyhjennetään ja sinetöidään.
29 Eylül 1902'de, yatak odasındaki şömineden sızan dumandan zehirlenerek öldü.Zola kuoli Pariisissa 29. syyskuuta 1902 häkämyrkytykseen, joka aiheutui tukkeutuneesta savupiipusta.
Ama oradan ayrılırken yatak odasındaki bütün kapıları kilitler.Όταν εισέλθουν μέσα στο σπίτι, όλες οι πόρτες κλειδώνονται.
Otho'yu kendi yatak odasına saklar ve ona bu odada olacak konuşmaları çok dikkatle dinlemesi talimatını verir.Κρύβει τον Όθωνα στο δωμάτιό της συμβουλεύοντάς τον να ακούσει προσεκτικά.
Sparafucile Dük'e zemin katta bir yatak odası verir.Ο Σπαραφουτσίλε του παραχωρεί το υπνοδωμάτιο του ισογείου.
Wollstonecraft annesini korumak için yatak odasının önünde uyumaya başlamıştı.Som teenager lå Wollstonecraft ofte uden for sin mors soveværelse for at beskytte hende.
Ağustos 1984'te Dalí, kaledeki yatak odasında bilinmeyen bir sebepten çıkan yangında bacağından yaralandı.I 1984 opstod en brand i hans soveværelse under uklare forhold.
Yatak odasında Michael, Laurie ile konuşmakta olan Lynda'yı telefon kordonuyla boğar.I soveværelset kvæler han Lynda med en telefonledning, idet hun er ved at ringe til Laurie.
Wollstonecraft annesini korumak için yatak odasının önünde uyumaya başlamıştı.Som tenåring brukte Wollstonecraft å legge seg utenfor sin mors soverom for å beskytte henne.
Proust son üç yılını büyük ölçüde yatak odasında geçirdi.Proust tilbrakte de siste tre årene av sitt liv på rommet sitt.
Swift bunu söyledikten sonra ayağa kalkmış ve yatak odasına giderek The Story of Us şarkısını yazmıştır.Kemudian Swift berdiri dan berlari menuju kamar tidurnya dan menulis lagu "The Story of Us".
1889 Eylül'ünde Arles'da Yatak Odası tablosunun iki versiyonunu daha yaptı.Pada September 1889, ia membuat dua versi baru lukisan Kamar Tidur di Arles.
Her yatak odasına duş/banyo en suite sağlayan ve birinci sınıf lisans öğrencileri ve masters öğrencileri için.Membuat kamar mandi / kamar kecil siswa maupun guru.
Panikleyerek yatak odasına saklanır.Iapun diserang oleh Kuntilanak di tempat tidurnya.
Sparafucile Dük'e zemin katta bir yatak odası verir.Sparafucile cho anh phòng ngủ tầng trệt.
Panikleyerek yatak odasına saklanır.Rick đang trải chăn ra nền phòng ngủ.
Yatak odasını karanlık ve sessiz kılmak gerekir.Khuyến nghị bố trí môi trường ngủ yên tĩnh, đủ tối và mát mẻ.
29 Eylül 1902'de, yatak odasındaki şömineden sızan dumandan zehirlenerek öldü.Ngày 29 tháng 9 năm 1902, Émile Zola đột ngột qua đời vì bị ngạt ngay trong nhà của mình khi ống khói bị tắc.
İmparator'un yatak odası Octagon'u içermekteydi.この宮殿には皇帝の寝室 Octagon があった。
Panikleyerek yatak odasına saklanır.寝室で神隠しに遭いかける。
17 Aralık 1981 günü Tiran'da kafasından kurşunla vurulmuş şekilde yatak odasında ölü bulundu.1981年12月17日,他被发现死在地拉那他的卧室裡,头部有枪伤。
Yazmayı sürdüremez ama Şvayk'ın bölümlerini Lipnice köyündeki yatak odasında dikte eder.他不能写作後,在Lipnice村家里的卧室里口述帅克的章节。
Üç yaşında babasının yatak odasında babasının saraç iğnesiyle sol gözüne hasar verdi.三岁时,布莱叶在他父親的工铺中試用缝纫锥時誤将左眼戳伤。
Panikleyerek yatak odasına saklanır.上崩于避暑山庄行殿寝宫。
Yatak odası Uyku tulumu Beşik Barış Yatağı琴书堂 扶风堂 敦厚堂 五经堂 孝思堂
Wollstonecraft annesini korumak için yatak odasının önünde uyumaya başlamıştı.10대 시절 울스턴크래프트는 어머니를 지키기 위해 어머니 방으로 들어가는 문지방을 베고 눕곤 했다.
Annesinin yatak odasında Hamlet ile Gertrude arasında bir tartışma çıkar.그녀는 방 문제가 길버트와 다투게 된다.
Otho'yu kendi yatak odasına saklar ve ona bu odada olacak konuşmaları çok dikkatle dinlemesi talimatını verir.아라비스는 그 방에 숨어서 모든 계획을 엿듣게 된다.
2007 yılında yatak odasında kendisini tavana asarak intihar etmiştir.2013년 사무실에서 목을 맨 채 자살하였다.
Proust son üç yılını büyük ölçüde yatak odasında geçirdi.פרסי שוכב מעולף במשך שלושה ימים במחנה החדש.
Çıkıştan giren Doktor kendisini antik bir yatak odasında bulur.הדייר שנלקחה ממנו מיטתו יצטרך למצוא מיטה אחרת.
Odanın birisi, oturma odası, yatak odası ve mutfak olarak kullanılıyordu.חלל זה משמש כחדר שינה, חדר מגורים ומטבח.
Ağustos 1984'te Dalí, kaledeki yatak odasında bilinmeyen bir sebepten çıkan yangında bacağından yaralandı.בשנת 1984 פרצה שריפה בחדר השינה שלו בנסיבות לא ברורות.
Karısının oda hizmetçisi olan Emilia hemen yatak odasına girmiştir.Задбудоара на императрицата се намира нейната спалня.
Swift bunu söyledikten sonra ayağa kalkmış ve yatak odasına giderek The Story of Us şarkısını yazmıştır.Kada se Swift vratila kući, razgovarala je s svojom majkom, a kasnije je napisala pjesmu "The Story of Us".
Poppea'nın yatak odası.Glembayeva spavaća soba.
Wollstonecraft annesini korumak için yatak odasının önünde uyumaya başlamıştı.Zato je Wollstonecraftova kot najstnica pogosto ležala pred vrati spalnice svoje matere, da bi jo zaščitila.
17 Aralık 1981 günü Tiran'da kafasından kurşunla vurulmuş şekilde yatak odasında ölü bulundu.7. januarja 2006 so ga našli mrtvega v njegovi hotelski sobi s strelno rano na glavi.
Evimin iki yatak odası var.Mano namuose yra du miegamieji.
17 Aralık 1981 günü Tiran'da kafasından kurşunla vurulmuş şekilde yatak odasında ölü bulundu.Ta leiti 17. detsembril 1981 oma magamistoast kuulihaavaga peas.
Yatak odası ortamı da uyuyabilmek için oldukça mühimdir.Vihmase ilmaga kõlbab magamiseks ka kuusk.
Aman Allah'ım, yatak odası!Bambusz föld. Ó, istenem. Mit akarnak csinálni?
Aman Allah'ım, yatak odası!La forêt de bambou. Oh, mon Dieu. Qu'ont-ils prévu de faire ?
Aman Allah'ım, yatak odası! Ne yapmayı düşünüyorlar?يالهي, الغابة ماذا يخططان ليتصرفا هكذا
Aman Allah'ım, yatak odası!Ω Θεέ μου, το δάσος!
Aslında yatak odasını siktir et. Ev arkadaşlarım evde yoklar.Давай не пойдём в спально.
Aslında yatak odasını siktir et.Hey, sai cosa, fanculo il letto.
Aslında yatak odasını siktir et.Hey, weis du was, scheisse auf das schlafzimmer.
Aslında yatak odasını siktir et.Tu sais quoi? on s'en fout de la chambre.
Aslında yatak odasını siktir et.Έι, ξέρεις κάτι, γάμα την κρεβατοκάμαρα.
Aslında yatak odasını siktir et.ルームメイトいないし
Ben yatak odasına onu yönlendiriliyor ve mektup yazmak için bir kez oturdu.Aku menggiringnya ke kamar saya, dan duduk sekaligus untuk menulis surat.
Ben yatak odasına onu yönlendiriliyor ve mektup yazmak için bir kez oturdu.Én kormányzott őt a hálószobába, és leült egyszer a levelet írni.
Ben yatak odasına onu yönlendiriliyor ve mektup yazmak için bir kez oturdu.Eu guiei-o em meu quarto, e sentou-se ao mesmo tempo a escrever cartas.
Ben yatak odasına onu yönlendiriliyor ve mektup yazmak için bir kez oturdu.Gli ho guidato nella mia camera da letto, e si sedette subito a scrivere lettere.
Ben yatak odasına onu yönlendiriliyor ve mektup yazmak için bir kez oturdu.Ich lenkte ihn in mein Schlafzimmer und setzte sich auf einmal, Briefe zu schreiben.
Ben yatak odasına onu yönlendiriliyor ve mektup yazmak için bir kez oturdu.I kierowane go do mojej sypialni i usiadł na raz do pisania listów.
Ben yatak odasına onu yönlendiriliyor ve mektup yazmak için bir kez oturdu.Ik stuurde hem in mijn slaapkamer, en ging in een keer om brieven te schrijven.
Ben yatak odasına onu yönlendiriliyor ve mektup yazmak için bir kez oturdu.Jag styrde in honom i mitt sovrum och satte sig på en gång att skriva brev.

İlgili Sayfalar