"Rab Pershore yatağa gitti, Jeeves?" Ben saklıdır hauteur sordu, ve ne- değil."Κύριε Pershore πάει στο κρεβάτι, Jeeves;" ρώτησα, με την επιφύλαξη υπεροψία και τι- όχι.
"Rab Pershore yatağa gitti, Jeeves?" Ben saklıdır hauteur sordu, ve ne- değil."Господ Pershore отишъл да си легне, Джийвс?" Попитах със запазени надменност, и какво- не.
"Rab Pershore yatağa gitti, Jeeves?" Ben saklıdır hauteur sordu, ve ne- değil."Господи Pershore легли спать, Дживс?" Спросил я, с зарезервированными высокомерия, и что- нет.
"Rab Pershore yatağa gitti, Jeeves?" Ben saklıdır hauteur sordu, ve ne- değil."Господи Pershore лягли спати, Дживс?" Запитав я, з зарезервованими зарозумілості, і що- немає.
"Rab Pershore yatağa gitti, Jeeves?" Ben saklıdır hauteur sordu, ve ne- değil."يا رب Pershore ذهبت الى الفراش ، جيفيس؟" سألت ، مع الإستكبار محفوظة ، وماذا لا.
"Rab Pershore yatağa gitti, Jeeves?" Ben saklıdır hauteur sordu, ve ne- değil.ではない。 "いいえ、先生。彼の支配はまだ返ってきません。"
Rama'nın benden bunu yapmamamı istemesi. Grrroooovl! Gece olmaya başlayınca, yatağa gitme vakti gelince,夜が忍び寄り ベッドの中に居るはずなのに
-Rüya gibi! Acele edersen, işe gitmeden yatağa atlayıp... ... senin ihtiyara sarılabilirsin.Jeśli się pośpieszysz mógłbyś wskoczyć na lóżko z dziewuchą na igraszki.
-Rüya gibi! Acele edersen, işe gitmeden yatağa atlayıp... ... senin ihtiyara sarılabilirsin.Se fai in fretta, potrai saltare nel letto per fare le coccole a tua moglie.
-Rüya gibi! Acele edersen, işe gitmeden yatağa atlayıp... ... senin ihtiyara sarılabilirsin.Si te das prisa, tendrás tiempo de ver a la parienta... antes de ir al trabajo.
-Rüya gibi! Acele edersen, işe gitmeden yatağa atlayıp... ... senin ihtiyara sarılabilirsin.Wenn du dich beeilst, kannst du vor der Arbeit noch zu deiner Frau.
Seninle öyle birden yatağa giremem. Ben bu tür şeylerde iyi değilimdir.Não posso simplesmente ir para a cama contigo, não sou boa nisso.
Seninle öyle birden yatağa giremem. Ben bu tür şeylerde iyi değilimdir.No soy buena en esto.
Seninle öyle birden yatağa giremem. Ben bu tür şeylerde iyi değilimdir.نعم، لا يمكنني أن أذهب للسرير معك لست جيدة بهذا
Seninle öyle birden yatağa giremem.De, én nem tudok csak úgy lefeküdni veled.
Seninle öyle birden yatağa giremem.Écoute... Je peux pas juste coucher avec toi.
Seninle öyle birden yatağa giremem.Ik kan niet zomaar met jou naar bed.
Seninle öyle birden yatağa giremem.Nu mă pot culca pur şi simplu cu tine.
Seni yatağa atmak ise epey çaba istiyor.Agora, quanto a ti... ...por outro lado, tu requeres muito esforço para levar para a cama.
Seni yatağa atmak ise epey çaba istiyor.Ahora, tú, por otro lado...requiere un poco de esfuerzo llevarte a la cama.
Seni yatağa atmak ise epey çaba istiyor.Alors que toi, au contraire, il a fallu un effort pour t'y mettre.
Seni yatağa atmak ise epey çaba istiyor.Jij daarentegen, bent wat lastiger in bed te krijgen.
Seni yatağa atmak ise epey çaba istiyor.Téged viszont, elég nehéz volt ágyba vinni.
Seni yatağa atmak ise epey çaba istiyor.Tu, pe de altă parte, ai fost destul de greu de dus la pat.
Seni yatağa atmak ise epey çaba istiyor.أنت، من جهة أخرى صعب أن تصلي للسرير
Shakespeare'e," Hemen yatağa git, şimdi",Bo nikt nie wie o co ci chodzi..." (Śmiech)
Shakespeare'e," Hemen yatağa git, şimdi",Essere mandato a letto dal papà che dice:
Shakespeare'e," Hemen yatağa git, şimdi","Geh jetzt sofort ins Bett", zu William Shakespeare,
Shakespeare'e," Hemen yatağa git, şimdi",Îl trimitea tatăl lui la culcare: "Culcă-te ACUM!" Auzi, pe William Shakespeare.
Shakespeare'e," Hemen yatağa git, şimdi",Isä pakottamassa lastaan nukkumaan.
Shakespeare'e," Hemen yatağa git, şimdi",셰익스피어에게 "빨리 가서 자라."라고 했겠죠.
Shakespeare'e," Hemen yatağa git, şimdi",Mandado a dormir por su papá, "A la cama, ahora".
Shakespeare'e," Hemen yatağa git, şimdi",Naar bed gestuurd worden door zijn vader:
Shakespeare'e," Hemen yatağa git, şimdi",Ser mandado para a cama pelo pai. "Shakespeare, vai para a cama, já!
Shakespeare'e," Hemen yatağa git, şimdi",Shakespeare-nek: "Ágyba, most!"
Shakespeare'e," Hemen yatağa git, şimdi", William Shakespeare'e, "ve kalemi bırak."Đi ngủ đi, ngay lập tức," nói với Shakespeare, hay nói với William Shakespeare, "hãy đặt bút xuống.
Shakespeare'e," Hemen yatağa git, şimdi", William Shakespeare'e, "ve kalemi bırak."Πήγαινε για ύπνο, τώρα!" στο Γουίλιαμ Σέξπιρ,: "και βάλε κάτω το μολύβι τώρα.
Shakespeare'e," Hemen yatağa git, şimdi",Отец загонял его в кровать, его, Шекспира! "А ну марш в кровать!
Shakespeare'e," Hemen yatağa git, şimdi",Шекспіру: "Час лягати спати",
Shakespeare'e," Hemen yatağa git, şimdi",שולחים אותו למיטה בלי ארוחת ערב.
Shakespeare'e," Hemen yatağa git, şimdi",يقول لشكسبير، "إذهب إلى الفراش الآن"ـ
Shakespeare'e," Hemen yatağa git, şimdi",ウィリアム・シェークスピアに言うんです「鉛筆を置きなさい!」
Tekrar yatağa düştü. Bir cuma günüydü.아버지는 다시 편찮으셨고, 그때는 마침 금요일이었습니다.
Tekrar yatağa düştü. Bir cuma günüydü.Op een vrijdag werd hij weer ziek.
Tekrar yatağa düştü. Bir cuma günüydü.Si ammalò di nuovo, un venerdì.
Tekrar yatağa düştü. Bir cuma günüydü.הוא חלק שוב. הוא חלה ביום שישי.
Tekrar yatağa düştü. Bir cuma günüydü.ومرض مرة أخرى ، مرض في يوم جمعة .
Tekrar yatağa düştü. Bir cuma günüydü.しかし当時はATMもなく
Tekrar yatağa düştü.El s-a îmbolnăvit din nou.
Tekrar yatağa düştü.Er wurde wieder krank.
Tekrar yatağa düştü.Et il est retombé malade.
Tekrar yatağa düştü.Ông lại bị ốm.
Tekrar yatağa düştü.Se enfermó otra vez.
Tekrar yatağa düştü.Znów zachorował.
Tekrar yatağa düştü.И отец снова заболел.
Tekrar yatağa düştü.Разболя се отново.
Tom Cruise tahminimce bu yatağa sahiptir.Angeblich besitzt Tom Cruise dieses Bett.
Tom Cruise tahminimce bu yatağa sahiptir.Baje je Tom Cruise lastnik take postelje.
Tom Cruise tahminimce bu yatağa sahiptir.Hình như là Tom Cruise là chủ cái giường này.
Tom Cruise tahminimce bu yatağa sahiptir.Il paraît que Tom Cruise a un de ces lits.