yatağın ile cümle
yatağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Hayır! Sana asla yatağın hangi tarafında yatmayı sevdiğini sormadım.Ik heb je nooit gevraagd aan welke kant van het bed je wou liggen.
Hayır! Sana asla yatağın hangi tarafında yatmayı sevdiğini sormadım.Όχι, εγώ δεν σε ρώτησα ποτέ πια πλευρά του κρεβατιού προτιμάς.
Hayır! Sana asla yatağın hangi tarafında yatmayı sevdiğini sormadım.Никога не съм ви питал коя страна на леглото предпочитате.
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.A je káraný bolesťou na svojej loži a jeho kosti trvalou pravotou káravou,
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.Allah menegur orang dengan mendatangkan penyakit sehingga tubuhnya penuh rasa sakit
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.Auch straft er ihn mit Schmerzen auf seinem Bette und alle seinen Gebeine heftig
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.Él es reprendido con dolor sobre su lecho, y con constante dolor en sus huesos
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.Eller han revses med Smerter på Lejet, uafbrudt sfår der Hamp i hans Ben;
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.Fájdalommal is bünteti az õ ágyasházában, és csontjainak szüntelen való háborgásával.
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.God kan een mens echter ook ziekte sturen, zodat hij met voortdurende pijn in zijn botten in bed moet blijven
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.Hon bliver ock agad genom plågor på sitt läger och genom ständig oro, allt intill benen.
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.Każe go też boleścią na łożu jego, a we wszystkich kościach jego ciężką niemocą.
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.Kaznovan je tudi z bolečinami na ležišču svojem in z neprestano borbo v kosteh svojih,
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.혹시는 사람이 병상의 고통과 뼈가 늘 쑤심의 징계를 받나니
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.Loài người nằm trên giường mình bị đau đớn sửa phạt, Và xương cốt người hàng tranh chạm nhau mãi mãi,
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.Loài_người nằm trên giường mình bị đau_đớn sửa phạt , Và xương_cốt người hàng tranh chạm nhau mãi_mãi ,
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.Lo corregge con il dolore nel suo letto e con la tortura continua delle ossa
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.Mennesket tuktes også med smerter på sitt leie, og en stadig uro går gjennem marg og ben.
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.Myös kuritetaan häntä tuskalla vuoteessansa, kun hänen luissaan on lakkaamaton kapina,
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.Par la douleur aussi l`homme est repris sur sa couche, Quand une lutte continue vient agiter ses os.
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.Şi prin durere este mustrat omul în culcuşul lui, cînd o luptă necurmată îi frămîntă oasele.
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.Também é castigado na sua cama com dores, e com incessante contenda nos seus ossos;
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.Tresce i bolestí na lůži jeho, a všecky kosti jeho násilnou nemocí,
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.Παλιν, τιμωρειται με πονους επι της κλινης αυτου, και το πληθος των οστεων αυτου με δυνατους πονους
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.Или он вразумляется болезнью на ложе своем и жестокою болью вовсех костях своих, –
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.Той бива е наказван с болки на леглото си, Да! С непрестанни болки в костите си,
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.והוכח במכאוב על משכבו וריב עצמיו אתן׃
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.ايضا يؤدب بالوجع على مضجعه ومخاصمة عظامه دائمة
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.人 在 床 上 被 懲 治 、 骨 頭 中 不 住 的 疼 痛
İnsan yatağında acılarla, Kemiklerinde dinmez sızılarla yola getirilir.人 在 床上 被 懲治 、 骨頭 中 不 住 的 疼痛
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.A Jakób rzekł: Przysiążże mi: i przysiągł mu. Zatem nakłonił się Izrael ku głowom łoża.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.E Jacó disse: Jura-me; e ele lhe jurou. Então Israel inclinou-se sobre a cabeceira da cama.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Er aber sprach: So schwöre mir. Und er schwur ihm. Da neigte sich Israel zu Häupten des Bettes.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.És monda: Esküdjél meg nékem! és megesküvék néki. És leborula Izráel az ágy fejére.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Giô-sép nói : Con hãy thề đi . Giô-sép bèn thề . Ðoạn , Y-sơ-ra-ên quì lạy nơi đầu giường mình .
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Giô-sép nói: Con hãy thề đi. Giô-sép bèn thề. Ðoạn, Y-sơ-ra-ên quì lạy nơi đầu giường mình.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Iacov a zis: ,,Jură-mi.`` Şi Iosif i -a jurat. Apoi Israel s'a plecat cu faţa pe căpătîiul patului.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.I řekl Jákob: Přisáhni mi. Tedy přisáhl jemu. I sklonil se Izrael k hlavám lůže.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Jacob dit: Jure-le-moi. Et Joseph le lui jura. Puis Israël se prosterna sur le chevet de son lit.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.야곱이 또 가로되 내게 맹세하라 맹세하니 이스라엘이 침상 머리에서 경배하니라
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Ko pa veli: Prisezi mi! mu je prisegel. In Izrael se prikloni Bogu proti zglavju postelje svoje.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Men han sade: »Giv mig din ed därpå.» Och han gav honom sin ed. Då tillbad Israel, böjd mot sängens huvudgärd.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Riprese: «Giuramelo!». E glielo giurò; allora Israele si prostrò sul capezzale del letto
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Vtedy povedal: Prisahaj mi! A prisahal mu. A Izrael sa poklonil na hlavu svojej palice.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Y él dijo: --¡Júramelo! Él se lo juró. Entonces Israel se postró sobre la cabecera de la cama
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.Ο δε ειπεν, Ομοσον μοι και ωμοσεν εις αυτον. Και προσεκυνησεν ο Ισραηλ επι το ακρον της ραβδου αυτου.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.И рече Яков : Закълни ми се; и той му се закле. Тогава Израил се поклони върху възглавницата на леглото.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.И сказал: клянись мне. И клялся ему. И поклонился Израиль на возглавие постели.
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.ויאמר השבעה לי וישבע לו וישתחו ישראל על ראש המטה׃
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.فقال احلف لي. فحلف له. فسجد اسرائيل على راس السرير
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.雅 各 說 、 你 要 向 我 起 誓 、 約 瑟 就 向 他 起 了 誓 、 於 是 以 色 列 在 床 頭 上 〔 或 作 扶 著 杖 頭 〕 敬 拜 神
İsrail, ‹‹Ant iç›› dedi. Yusuf ant içti. İsrail yatağının başı ucunda eğilip RAB'be tapındı. ucuna yaslanıp››.雅各 說 、 你 要 向 我 起誓 、 約瑟 就 向 他 起了誓 、 於是 以色列 在床 頭 上 〔 或 作扶 著 杖頭 〕 敬 拜神
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Docierają do zanurzonych w skale minerałów manganu i żelaza i utleniają je.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Ele iau mineralele feroase si mangane din adâncuri și le oxidează.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Ils prennent le fer et le manganèse, qui se trouvent à l'intérieur des roches, et ils les oxydent.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.유기체들은 기반암에 존재하는 철과 망간 광물을 먹고 산화시키죠.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Prendono minerali di ferro e manganese all'interno della roccia fresca e li ossidano.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Sie nehmen Eisen- und Manganminerale aus dem Felsgesteins und oxidieren sie.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Toman el hierro y el manganeso en la capa de roca y los oxidan.
Kaya yatağından demir ve manganez minerallerini alıyorlar ve oksitliyorlar.Ze nemen er ijzer en mangaan uit op en oxideren ze.