yatağın ile cümle
yatağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.Věřte mi. Pod postelí to není dobré místo na schovku.
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.Wierzcie mi, to nie jest dobry schowek.
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.Πιστέψτε με. Κάτω από το κρεβάτι δεν είναι καλή κρυψώνα.
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.Вземи го. Под леглото не е добро скривалище.
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.Поверьте мне, под кроватью далеко не самый надёжный тайник.
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.תאמינו לי. מתחת למיטה זה לא מקום מסתור טוב.
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.صدقوني. تحت السرير هو ليس المكان المناسب للاختباء.
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.何度も何度も打ちのめされたから
Beni delirtiyor. Önce beni bir dinle. Yatağına gitmek zorundasın.Il nous envoie au lit, c'est ça ?
Ben yatağın kenarına oturdu.Aku duduk di tepi tempat tidur.
Ben yatağın kenarına oturdu. Baş dönmesi hissettim.나는 침대의 가장자리에 토 나는 혼란 스러워요.
Ben yatağın kenarına oturdu. Baş dönmesi hissettim.جلست على حافة السرير. شعرت بالدوار.
Ben yatağın kenarına oturdu. Baş dönmesi hissettim."私はあなたが感じてどれだけ知っている、古い愛する、"Motty consolinglyは言った。
Ben yatağın kenarına oturdu.Ich saß auf der Bettkante.
Ben yatağın kenarına oturdu.Ik zat op de rand van het bed.
Ben yatağın kenarına oturdu.Istuin reunalla sängyn.
Ben yatağın kenarına oturdu.Jag satt på sängkanten.
Ben yatağın kenarına oturdu.Jeg sad på kanten af sengen.
Ben yatağın kenarına oturdu.Je m'assis sur le bord du lit.
Ben yatağın kenarına oturdu.M-am asezat pe marginea patului.
Ben yatağın kenarına oturdu.Mi sono seduto sul bordo del letto.
Ben yatağın kenarına oturdu.Sadla som si na okraj postele.
Ben yatağın kenarına oturdu.Sedel sem na rob postelje.
Ben yatağın kenarına oturdu.Sedla jsem si na okraj postele.
Ben yatağın kenarına oturdu.Tôi ngồi trên mép giường.
Ben yatağın kenarına oturdu.Ültem az ágy szélén.
Ben yatağın kenarına oturdu.Usiadłam na brzegu łóżka.
Ben yatağın kenarına oturdu.Κάθισα στην άκρη του κρεβατιού.
Ben yatağın kenarına oturdu.Седнах на ръба на леглото.
Ben yatağın kenarına oturdu.Я сидел на краю кровати.
Ben yatağın kenarına oturdu.Я сидів на краю ліжка.
Bilirsiniz, yatağınızda uzanıp, açık pencereden yağmurun tatlı sesini dinlemek gibi.Avete presente: come stare sul letto con la finestra aperta, ad ascoltare la pioggia leggera.
Bilirsiniz, yatağınızda uzanıp, açık pencereden yağmurun tatlı sesini dinlemek gibi.Bạn biết cảm giác nằm dài trên giường với cửa sổ mở, và lắng nghe tiếng mưa rơi ở bên ngoài?
Bilirsiniz, yatağınızda uzanıp, açık pencereden yağmurun tatlı sesini dinlemek gibi.Vous savez comment c'est, quand on est couché, avec la fenêtre ouverte, à écouter la pluie tomber dehors.
Bilirsiniz, yatağınızda uzanıp, açık pencereden yağmurun tatlı sesini dinlemek gibi.Wszyscy znamy uczucie, kiedy, leżąc przy otwartym oknie, słuchamy delikatnego deszczu.
Bilirsiniz, yatağınızda uzanıp, açık pencereden yağmurun tatlı sesini dinlemek gibi.Ya conocen qué es estar acostados en la cama con la ventana abierta escuchando afuera a la suave lluvia.
Bilirsiniz, yatağınızda uzanıp, açık pencereden yağmurun tatlı sesini dinlemek gibi.מכירים את ההרגשה, לשכב במיטה כשהחלון פתוח, בהקשבה לגשם הקל שבחוץ?
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.In zgodi se v tistem času, ko je Eli ležal na svojem mestu – oči njegove pa so bile že slabotne, da ni videl –
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.엘리의 눈이 점점 어두워 가서 잘 보지 못하는 그 때에 그가 자기 처소에 누웠고
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.Pada suatu malam, Eli yang sudah sangat tua dan hampir buta itu, sedang tidur di kamarnya
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.Så var det en dag mens Eli lå i sitt rum - hans øine hadde begynt å bli sløve, så han ikke kunde se,
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.Stalo se pak jednoho dne, když Elí ležel na místě svém, (a již byl počal scházeti na oči, a nemohl viděti),
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.Vả , bấy_giờ Hê-li khởi làng mắt , chẳng thấy rõ . Có ngày_kia , người đương nằm tại_chỗ mình quen nằm ,
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.Vả, bấy giờ Hê-li khởi làng mắt, chẳng thấy rõ. Có ngày kia, người đương nằm tại chỗ mình quen nằm,
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.И было в то время, когда Илий лежал на своем месте, – глаза же его начали смежаться, и он не мог видеть, –
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.И в онова време, когато Илий лежеше на мястото си, (а очите бяха почнали да ослабват та не можеше да вижда),
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.ויהי ביום ההוא ועלי שכב במקמו ועינו החלו כהות לא יוכל לראות׃
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.وكان في ذلك الزمان اذ كان عالي مضطجعا في مكانه وعيناه ابتدأتا تضعفان. لم يقدر ان يبصر.
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.一 日 以 利 睡 臥 在 自 己 的 地 方 . 他 眼 目 昏 花 、 看 不 分 明
Bir gece Eli yatağında uyuyordu. Gözleri öyle zayıflamıştı ki, güçlükle görebiliyordu.一 日 以利 睡臥 在 自己 的 地方 . 他 眼目 昏花 、 看 不 分明
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Csak feküdt ott a kórházi ágyban, és a polisztirol mennyezet burkolólapjait bámulta, elég sokáig.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.El a stat într-un pat de spital, şi s-a holbat la elementele de tavan din polistiren foarte mult timp.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Ele ficou deitado na cama do hospital, a olhar para as placas de poliestireno do tecto durante imenso tempo.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Er lag einfach im Krankenhausbett und starrte sehr, sehr lange auf die Polystyrol-Kacheln an der Decke.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Hij lag in het ziekenhuisbed en staarde lange tijd naar de piepschuimen plafondplaten.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Jenom tam tak ležel, a zíral na polystyrenové obklady hrozně dlouhou dobu.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.그는 병원 침대에 그냥 누워있어요. 그리고 천정에 붙은 타일들만 보고 있지요. 정말 오랜 시간동안 말입니다.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Si è semplicemente sdraiato a letto ed ha fissato il controsoffitto di polistirolo per un bel po'.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Ξάπλωσε απλώς στο νοσοκομειακό κρεββάτι, και κοίταζε τα πλακάκια πολυστερίνης στο ταβάνι για πάρα πολύ ώρα.
Bir hastane yatağında öylece yattı ve epey uzun bir zaman boyunca tavanı seyretti.Он просто лежит на больничной постели, уставившись на полистироловую плитку потолка, достаточно долгое время.