yatağın ile cümle
yatağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.A fürdőszoba olyan nagy volt, hogy az ágyát a fürdőkád fölé építette -- ez eléggé elragadó.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.Baia era atât de mare, încât și-a construit patul deasupra căzii -- e fascinant.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.Das Badezimmer war so groß, dass sie ein Bett über der Wanne errichtete -- -- ganz schön faszinierend.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.De badkamer was zo groot dat ze een bed bouwde over het bad -- het is fascinerend.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.El baño era tan grande, que construyó su cama sobre la bañera -- es bastante fascinante.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.Il bagno era così grande, che lei ha costruito il letto sopra la vasca da bagno - è alquanto affascinante.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.화장실이 너무 넓어서 욕조 위로 침대를 만들었죠 -- 최고죠.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.Kúpeľňa bola taká veľká, že si postavila posteľ nad vaňou -- fascinujúce.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.La salle de bain était si grande, elle a construit le lit sur la baignoire - c'est tout à fait fascinant.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.Łazienka była tak duża, że zbudowała łóżko ponad wanną - co jest całkiem fascynujące.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.Банята била толкова голяма, че тя си направила легло над ваната - направо смайващо.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.Ванная комната была настолько большой, она попросту устроила себе кровать над ванной — удивительно.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.חדר האמבטיה היה כל כך גדול, שהיא בנתה מיטה מעל לאמבטיה -- זה די מרתק.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.كان الحمام كبيرا لدرجة أنها بنت سريرها فوق حوض الإستحمام -- إنه لشيء رائع حقاً.
Banyo çok büyüktü, yatağını banyo küvetine kurdu, tek kelime ile muhteşem.最高にイカしてますね ところで私はこれらについて 何も知りませんでした
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››(40:9) „слово велиала пришло на него; он слег; не встать ему более".
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››(41:9) Il est dangereusement atteint, Le voilà couché, il ne se relèvera pas!
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››"Algo abominable se ha derramado sobre él. El que cayó en la cama no se volverá a levantar.
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››Alguma coisa ruim se lhe apega; e agora que está deitado, não se levantará mais.
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››Alle de som hater mig, hvisker sammen imot mig; de optenker imot mig det som er mig til skade:
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››Contro di me sussurrano insieme i miei nemici, contro di me pensano il male
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››De som hata mig tassla alla med varandra mot mig; de tänka ut mot mig det som är mig till skada.
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››"En dødelig Sot har grebet ham; han ligger der - kommer aldrig op!"
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››,,Este atins rău de tot, -zic ei-iată -l culcat, n'are să se mai scoale!``
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››Kaikki minun vihamieheni minusta keskenään kuiskuttelevat ja hankitsevat minulle pahaa:
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››Kata mereka, "Penyakitnya parah sekali, ia tak mungkin bangun lagi.
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››이르기를 악한 병이 저에게 들었으니 이제 저가 눕고 다시 일지 못하리라 하오며
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››Minden gyûlölõm együtt suttog reám, gonoszat koholnak ellenem:
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››Một thứ bịnh ác dính đeo trên mình nó ; Kìa , bây_giờ nó nằm rồi , ắt sẽ chẳng hề chổi dậy nữa .
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››Một thứ bịnh ác dính đeo trên mình nó; Kìa, bây giờ nó nằm rồi, ắt sẽ chẳng hề chổi dậy nữa.
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››Sie haben ein Bubenstück über mich beschlossen: "Wenn er liegt, soll er nicht wieder aufstehen."
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››Społem przeciwko mnie szepczą wszyscy, którzy mię mają w nienawiści, a myślą złe o mnie,
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››Spolu si šepcú zlé proti mne všetci, ktorí ma nenávidia. Vymýšľajú proti mne, čo by mi bolo zlé.
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››Sšeptávají se spolu proti mně všickni, kteříž mne nenávidí, a přičítají mi zlé věci, říkajíce:
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››Stvar silno huda se ga je prijela, in ker je obležal, ne vstane več.
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››Zij die mij haten, steken hun hoofden bij elkaar en fluisteren over mij:
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››Πραγμα κακον εκολληθη εις αυτον και κατακοιτος ων δεν θελει πλεον σηκωθη.
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››Някаква лоша болест го е сполетяла, И като е легнал няма вече да стане.
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››דבר בליעל יצוק בו ואשר שכב לא יוסיף לקום׃
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››يقولون امر رديء قد انسكب عليه. حيث اضطجع لا يعود يقوم.
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››他 們 說 、 有 怪 病 貼 在 他 身 上 . 他 已 躺 臥 、 必 不 能 再 起 來
‹‹Başına öyle kötü bir şey geldi ki›› diyorlar, ‹‹Yatağından kalkamaz artık.››他 們說 、 有 怪病 貼 在 他 身上 . 他 已 躺臥 、 必 不 能 再起來
Bazı akrabaları bana onun yatağını ve eşyalarını göstermek istedi.Alcuni suoi parenti mi hanno voluto mostrare la stanza di Hamid e le sue cose: il suo letto,
Bazı akrabaları bana onun yatağını ve eşyalarını göstermek istedi.Einige Verwandte wollten mir Hamids Zimmer und Habseligkeiten zeigen sein Bett,
Bazı akrabaları bana onun yatağını ve eşyalarını göstermek istedi.أراد بعض الأقرباء أن يُروني غرفة النوم الخاصة بحميد ومتعلقاته:
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.Acreditem. Debaixo da cama não é o melhor lugar para se esconder alguma coisa.
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.Credete a me. Sotto al letto non è un gran nascondiglio.
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.Credeți-mă, sub pat nu-i o ascunzătoare bună.
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.Croyez-moi. Le dessous d'un lit n'est pas une bonne cachette.
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.Geloof me vrij: onder het bed ligt het niet goed verborgen.
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.Glauben Sie mir. Unter dem Bett ist kein gutes Versteck.
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.Hãy tin tôi đi. Bên dưới chiếc giường không phải là một chỗ giấu lí tưởng
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.Higyjétek el, az ágy alja nem jó rejtekhely.
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.제게서 가져가 버린다고요. 침대 밑은 숨기기 좋은 장소가 아니었습니다.
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.Percayalah. Kolong tempat tidur bukan tempat persembunyian yang baik.
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.Te lo digo yo. La cama no es un buen escondite.
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.Tro mig. Under sängen var inget bra gömställe.
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.Tro mig. Under sengen er ikke et godt gemmested.
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.Usko minua. Sängynalus ei ole hyvä piilopaikka.
Benden söylemesi, yatağın altı pek de iyi bir saklama yeri değil.Verjemite mi, da pod posteljo ni dobro skrivališče.