yat ile cümle
yat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bütün sabahı yatakta geçirdim.I spent the entire morning in bed.
Telsiz açıkken yattım.I slept with the radio on.
Tom yerde yatıyordu.Tom was lying on the floor.
Tom yatağına oturdu ve dizüstü bilgisayarını açtı.Tom sat on his bed and opened his laptop.
Leyla birkaç yıl hapis yattı.Layla spent a few years in prison.
Leyla yatakta yatıyordu.Layla was lying on the bed.
Leyla erkenden yatağa gitti.Layla went to bed early.
Bir süre cezaevinde yattığını Tom'a söyleyecek misin?Are you going to tell Tom that you've spent time in prison?
Tom tasarruflarını yatağın altındaki bir ayakkabı kutusunda tutuyor.Tom keeps his savings in a shoebox under the bed.
Leyla'nın cesedi kanepede yatıyordu.Layla's body was laying on the couch.
Leyla öfkelenmeye yatkın bir kişidir.Layla is an anger-prone person.
Leyla orada yatıyordu.Layla was lying there.
Yataktan vücut kokusu yayılıyordu.The bed was stinking of body odor.
Tom işlemediği bir suç için hapishanede üç yıl hapis yattı.Tom served three years in prison for a crime he didn't commit.
Tom yatak odasına koştu ve kapıyı çarparak kapattı.Tom ran to his bedroom and slammed the door.
Tom dişlerini fırçalamadan yattı.Tom went to bed without brushing his teeth.
Yatak odasında Tom ve Mary sadece Fransızca konuşurlar.In the bedroom Tom and Mary only speak French.
Tom şu anda huzur içinde yatabilir.Tom can rest in peace now.
Leyla halen Mısır'da hapis yatıyor.Layla is still serving time in Egypt.
Sami, Kahire'deki bir hapishanede yatıyordu.Sami was serving time at a prison in Cairo.
Hangi yatakta uyuyorum?Which bed do I sleep in?
Tekrar bütün gece yatmadım.I stayed up all night again.
Leyla yatak odasında uyuyordu.Layla was asleep in her bedroom.
Leyla saat 9'da yatağa gitti.Layla went to bed at 9 PM.
Tom'un gömleği onun yatağının üstünde.Tom's shirt is on his bed.
Tom'un gömleği onun yatağının üstündeydi.Tom's shirt was on his bed.
Tom bütün gün yataktaydı.Tom has been in bed all day.
Gerçekten yatmalıyım.I really should be in bed.
Paranızı yatırıyor olmanız gerekir.You should be investing your money.
Paranızla yatırım yapıyor olmanız gerekir.You should be investing your money.
Paranı gerçekten yatırıyor olman gerekir.You really should be investing your money.
Tom eve geldiğinde, çocuklar zaten yatmıştı.When Tom got home, the children had already gone to bed.
Tom yatakta değildi.Tom wasn't in bed.
Tom neredeyse daima gece yarısından önce yatağa gider.Tom almost always goes to bed before midnight.
Tom nadiren gece yarısından önce yatar.Tom seldom goes to bed before midnight.
Tom bıçağı yatağının altına sakladı.Tom hid the knife under his bed.
Tom Mary'nin yerde yattığını gördü.Tom saw Mary lying on the ground.
Dün gece, Tom gece yarısından önce yattı.Last night, Tom went to bed before midnight.
Dün gece Tom gece yarısından önce yatağa gitti.Last night, Tom went to bed before midnight.
Dışarıda buradaki sundurmanın üzerinde yatmamamız gerekir.You shouldn't sleep out here on the porch.
Sami yatak odasında uyuyordu.Sami was sleeping in the bedroom.
Sami hemen yataktan çıktı.Sami immediately got out of bed.
Sami yüzükoyun yatıyordu.Sami was lying face down.
Sami yüzüstü yatıyordu.Sami was lying face down.
Sami ve Leyla yataktaydılar.Sami and Layla were in bed.
Mutfak ve yatak odaları yapılır.The kitchen and the bedrooms are done.
Tom ders çalışarak bütün gece yatmadığını söylüyor.Tom says he stayed up all night studying.
Tom bütün gece çalışarak yatmadığını söylüyor.Tom says he stayed up all night studying.
Bay Hill'in evinin önünde yatan dev bir köpek gördüm.I saw a huge dog lying in front of Mr Hill's house.
İngilizceyi mükemmel şekilde, kanepede yatarken ve bira içerken öğrendi.He learned English perfectly well, lying on the sofa and drinking beer.
Gerçekten yatmak zorunda mıyım?Do I really have to go to bed?
Gerçekten yatağa gitmek zorunda mıyım?Do I really have to go to bed?
Kaldırımın üzerinde bir yaprak tabakası yatıyor.A layer of leaves lies on the pavement.
Terlikler yatağın altındadır.The slippers are under the bed.
Huzur içinde yatsın!Rest in peace!
Tom Mary'nin şirketine yatırım yaptı.Tom invested in Mary's company.
Tom şimdi müebbet hapis yatıyor.Tom is now serving a life sentence.
Çok yorgunum ve erken yatmak istiyorum.I'm very tired and I want to go to bed early.
Tom hapiste neredeyse üç yıl hapis yattı.Tom served almost three years in prison.
Çocuklarım erken yatar.My children go to bed early.