yat ile cümle
yat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu çok ilginç bir yatırım fırsatı.This is a very interesting investment opportunity.
Ben çok yorgunum. Yatacağım.I'm tired. I'm going to lie down.
Soğuk algınlığı tedavisi için yatmadan önce üç tane hap aldım.Before going to bed, I took three pills to stop a cold.
Ben altıda uyanırım ama yediye kadar yataktan çıkmam.I wake up at six, but I don't get out of bed until seven.
Kızgın bir müşterinin duygularını onaylama durumun yatıştırılmasında etkili bir yoldur.Validating an angry client's feelings is an effective way of defusing the situation.
Kanepede bitki gibi boş boş yatmayı kes.Stop vegetating on the couch.
Bu gece biraz daha erken yatmaya çalışmalısın.You should try to get to bed a bit earlier tonight.
Tom kahvaltısını yatağında yemek istediğini söyledi.Tom said he wanted to eat breakfast in bed.
Ben zaten yatakta olduğunu düşündüm.I thought you were already in bed.
Tom, ailesiyle birlikte yatağa tırmandı.Tom climbed into bed with his parents.
O, şapkasını yana yatırdı.He tipped his hat.
Biz yatıştık.We calmed down.
Bütün gece yatakta döndüm.I tossed and turned all night.
Bütün sabah yatakta kaldım.I stayed in bed all morning.
Ne yazık! O iyi bir profesördü. Huzur içinde yatsın.What a pity! He was a good professor. May he rest in peace.
Yatmaya gitmemiz gerek.We should go to sleep.
Yorgunum. Yatmaya gidiyorum.I'm tired. I'm going to bed.
Yoruldum. Yatacağım.I'm tired. I'm going to bed.
Mary herkesle yatan bir kadındır.Mary is a promiscuous woman.
Yatak gıcırdadı.The bed creaked.
Yatak gene gıcırdadı.The bed creaked again.
Kim yatağıma bir kurbağa koydu?Who put a frog in my bed?
Hastaneye yatırıldı.He was hospitalized.
Yatağımın altında bir canavar var. Bundan eminim.There’s a monster under my bed, I’m certain of that.
Çok yorgunum ve erkenden yatmak istiyorum.I'm very tired and want to go to bed early.
Henüz yatakta değil misin?You're not in bed yet?
Köpeklerle yatarsan pirelerle kalkarsın.If you lie down with dogs, you will get up with fleas.
Körle yatarsan şaşı kalkarsın.If you lie down with dogs, you will get up with fleas.
Tom dün gece hastaneye yatırıldı.Tom was admitted to hospital last night.
Yatak odası penceresini açık bırakma.Don't leave the bedroom window open.
O mektuplar yazdı ve yatmaya gitmeden önce tekrar okudu.He wrote letters and read before going to sleep again.
Tom'un evinin üç tane yatak odası var.Tom's house has three bedrooms.
Tom'un yatak odası penceresinin dışında ayak izleri vardı.There were footprints outside Tom's bedroom window.
Tom on üç gün hastaneye yatırıldı.Tom was hospitalized for 13 days.
Onlardan üçü hastaneye yatırıldı.Three of them were hospitalized.
Şeritler yataydı.The stripes were horizontal.
Yatak çok sertti.The bed was too hard.
Onlar yatak odamızı yağmaladılar.They ransacked our bedroom.
Tom yataktan kalktı ve hızla elbiselerini giydi.Tom got out of bed and quickly put on his clothes.
Gerçekten paranı yatağın altında mı saklıyorsun?Do you really hide your money under the mattress?
Tom ödevini yaparken yatak odasındaydı.Tom is in his bedroom doing his homework.
Tom yatağın altında çok sayıda madeni para buldu.Tom found many more coins under the bed.
Tom her sabah 2.30'da yataktan kalktı.Tom got out of bed at 2:30 every morning.
Yatak odam karanlık.My bedroom is dark.
Yatırım stresli olabilir.Investing can be stressful.
Bu iyi bir yatırım.It's a good investment.
Onların yatırımcılara ihtiyacı var.They need investors.
Salağa yatmaya gerek yok.Let's not pretend otherwise.
Zor kararlar ileride yatar.Tough decisions lie ahead.
Yatak çok kısaydı.The bed was too short.
Çok akla yatkın geliyor.It sounds very plausible.
Yatıştırıcı etkiliyor.The sedative is taking effect.
Tom o zaman yatalaktı.Tom was bedridden at that time.
Kadın neredeyse fetal bir pozisyonda ölü yatıyordu.The woman was lying dead in an almost fetal position.
Çocukları yataktalar.Her kids are in bed.
Bu yatağı ve kahvaltıyı seviyorum.I love this bed and breakfast.
O, kız kardeşini kaldırımda bilinçsizce yatarken buldu.She found her sister sprawled unconscious on the sidewalk.
O, kızını baygın halde kaldırımda yatarken gördü.She saw her daughter lying on the sidewalk, unconscious.
Onu yatağın altında sakladım.I hid it under the mattress.
Ben duş aldım ve sonra yatmaya gittim.I took a shower and then went to bed.