yat ile cümle
yat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un yatı gördüğüm en büyük yatlardan biri.Tom's yacht is one of the largest yachts I've ever seen.
Mary'nin yatak odası benimkinden daha temiz.Mary's bedroom is cleaner than mine.
Tom yatak yanı lambasını kapattı.Tom turned off his bedside lamp.
Bu sabah yatağın yanlış tarafından kalktım.I got up on the wrong side of the bed this morning.
Sincap kış uykusuna yatıyor.The squirrel is hibernating.
Bu sincap kış uykusuna yatıyor.This squirrel is hibernating.
Tom temiz çarşafları yatağına koydu.Tom put clean sheets on his bed.
Çocukları yatağa götüren kişi genellikle Tom'dur.Tom is usually the one who puts the children to bed.
Tom çocukları yatağa yatırıyor.Tom is putting the children to bed.
Merak etme çocuğum, yatmaya git.Don't worry my child, go to sleep.
Televizyonu kapat ve yatmaya git.Turn off the TV and go to sleep.
Tom'un yatağı bozulmamıştı.Tom's bed hasn't been slept in.
Tom üç saat önce yatmaya gitti.Tom went to sleep three hours ago.
Tom yatağa gitti ama uyumadı.Tom went to bed, but he didn't fall asleep.
Tom onun uyumasını izleyerek Mary'nin yatağının yanında bir koltuğa oturdu.Tom sat in a chair next to Mary's bed, watching her sleep.
Tom yatakta yatıyordu, uyuyamadı.Tom lay in bed, unable to sleep.
Eğer istiyorsa Tom yatağımda uyuyabilir.Tom can sleep in my bed if he wants to.
Ben kanepede uyuyacağım. Yatağımı alabilirsin.I'll sleep on the couch. You can have my bed.
Ben yine kendi yatağımda uyumak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to sleep in my own bed again.
Hareketsiz yatmalısın.You must lie still.
Hareketsiz yatman gerekiyor.You need to lie still.
Dün geç yatmamalıydım.I should not have stayed up late yesterday.
Öfke iyi bir yatırımdır. Her zaman, kaybettiğinden fazlasını geri alırsın.Anger is a good investment. You always get back more than you give out.
Yatmaya gitmelisin. Neredeyse gece yarısı.You should go to bed. It's almost midnight.
Yatıya kalabilir miyim?Can I stay over?
Tom yatakta kalmak zorundaydı.Tom had to stay in bed.
Sen yatakta kalmak zorundasın.You have to stay in bed.
Tom'un yatakta kaldığını gör.See that Tom stays in bed.
Tom bütün gün yatakta kaldı.Tom stayed in bed all day.
Tom'un yatakta olduğundan emin ol!Make sure Tom stays in bed.
Tom dün gece geç saatlere kadar yatmadı.Tom stayed up late last night.
Tom geç saatlere kadar yatmamaya alışkın.Tom is used to staying up late.
Tom bütün gece yatmamaya alışkındır.Tom is used to staying up all night.
Tom genellikle gece yarısı sonrasına kadar yatmaz.Tom usually stays up till after midnight.
Bütün gün yatakta kalıp sadece TV izlemek istiyorum.I want to stay in bed all day and just watch TV.
Doktor Tom'a birkaç gün yatakta kalmasını söyledi.The doctor told Tom to stay in bed for a few days.
Tom kendisini çok iyi hissetmiyor olduğu için yatakta kaldı.Tom stayed in bed because he wasn't feeling very well.
Bütün gece yatmayalım ve birlikte güneşin doğuşunu izleyelim.Let's stay up all night and watch the sunrise together.
Tom Mary'nin ona verdiği kitabı okuyarak bütün gece yatmadı.Tom stayed up all night reading the book Mary gave him.
Tom hâlâ yatakta hasta.Tom is still sick in bed.
Tom dün yatağında hastaydı.Tom was sick in bed yesterday.
Tom bütün hafta yatakta hasta.Tom has been sick in bed all week.
Tom tüm geçen hafta yatakta hastaydı.Tom was sick in bed all last week.
Tom üç gündür yatakta hasta.Tom has been sick in bed for three days.
Tom yataktan kalkamayacak kadar çok hasta olduğunu söylüyor.Tom says he's too sick to get out of bed.
Geçen pazartesinden beri Tom yatakta hasta.Tom has been sick in bed since last Monday.
Tom son üç haftadır hastalıktan yatakta yatıyor.Tom has been sick in bed for the last three weeks.
Saat şu anda öğleden sonra on. Yatma vakti.It's already almost ten p.m. It's time for bed.
Tom yatak odasında gömleğini değiştiriyor.Tom is in his bedroom changing his shirt.
Tom'a yataktan kalkması gerektiğini söyle.Tell Tom he has to get out of bed.
Zaten sana yatmanı söylediğimi düşündüm.I thought I told you already to go to bed.
Tom'a daha erken yatmasını söylemek zorundasın.You've got to tell Tom to go to bed earlier.
Tom'a erkenden yatağa gitmesini söyledin, değil mi?You told Tom to go to bed early, didn't you?
Tom bana biraz yatmam gerektiğini söyledi.Tom told me that I should get a little sleep.
Tom ne zaman yatacağının söylenmesinden hoşlanmaz.Tom doesn't like being told when to go to bed.
Sen bana Tom'un hasta yatağında olduğunu söylemiştin. O neden burada?You told me Tom was sick in bed. Why is he here?
Sen hastasın ve yatalaksın.You are sick and bedridden.
Tom yatağın üzerinde oturdu.Tom sat down on the bed.
Tom yatağın üzerinde oturuyordu.Tom was sitting on the bed.
Tom yatakta dik oturdu ve etrafına baktı.Tom sat up in bed and looked around.