yatı ile cümle

yatı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Böylece o rahibeler ve hemşireler onu o şeye koydular, rehabilitasyona yatırdılar," dedi.Então eles colocaram-o nessa coisa com monges e monjas, e estavam tentando reabilitá-lo."
Hem Tesla’ya hem de SolarCity’ye yatırım yapmanın altındaki motivasyon küresel ısınma ile savaşmaktır.A motivação subjacente ao financiamento do SolarCity e da Tesla foi ajudar a combater o aquecimento global.
2014'te aralarında Index Ventures ve Spark Capital gibi farklı yatırımcılardan 10.3 milyon dolar yatırım aldı.Em 2014, levantou US $ 10,3 milhões em financiamento da Index Ventures e Spark Capital.
Filmin fikri, yönetmen Wes Craven’ın çocukluğunda yatıyor olabilir.A Nightmare on Elm Street pode ter tido origem na infância do diretor Wes Craven.
2004 ile 2008 arasındaki dönemde tekstil sektörüne yapılan toplam yatırım 27 milyar dolar artmıştır.Durante o período de 2004 a 2008, o investimento total ascendeu a 27.000 milhões de dólares.
Finlandiya, yatırım ve serbest ticarete açıktır.Os investimentos e o comércio seriam totalmente liberados.
Hem erkek hem de dişi, yumurtaları kuluçkaya yatırır.Tanto o macho quanto a fêmea chocam os ovos.
Bu varlıklar daha sonra Deutsche ve Dresdner bankaları dahil çeşitli Avrupa bankalarına yatırıldı.Os ativos foram então canalizados para os bancos europeus, incluindo Deutsche Bank e Dresdner Bank.
Sağ yatıp sağ kalkmışlar!Rebatia e arremessava como destro.
Yapılacak yatırımların gereksiz bulunmuştur.Grandes investimentos não são necessários.
Bono`nun Forbes`a, kurulan Elevation adlı yatırım şirketi aracılığıyla ortak olduğu belirtildi.Bono tem investido na Forbes Media, grupo nos Estados Unidos através da Elevation Partners.
Gelecek için iyi bir yatırım yapmış olur."Fazendo dele um bom investimento."
Eve getirilir ve istirahat etmesi için bir ruh hastalıkları hastanesine yatırılır, burada iyileşir.Ele é retornado para casa e trazido para uma casa de descanso, onde ele eventualmente recupera.
Ölüler bu sandık mezarların içine çoğu kez "hocker" (ana rahmindeki pozisyon) biçiminde yatırılmıştır.Dentro da tumba são armazenados os restos cremados ("funishin") de várias gerações de membros da família.
Özel şirket, herhangi bir şahsa veya bireysel bir yatırımcıya ait olan ticari şirkettir.Empresa privada é uma empresa cujo proprietário é uma pessoa natural ou jurídica.
Daha sonra gideceği yere vardığında oradaki üyeden yatırdığı parayı alırdı.Mais tarde, ele volta a colocá-la no local de onde a tinha retirado.
Balkanlar'ın en büyük ekonomisi ve önemli bir bölgesel yatırımcısıdır.A economia grega é também a maior dos Balcãs, onde a Grécia é um importante investidor regional.
Ekim 2016'da yatırımcı firma kendisiyle anlaşmaya vardı.Em 2016 o Grupo Abril anunciou um investimento na empresa.
(Proje Yatırımcı Grup Tarafından Kasım 2008 Başında Durduruldu.)(Ao final de 2008, a Universidade do Texas parou de contribuir com o projeto.)
İlçede istihdam sağlayıcı herhangi bir yatırım yoktur.Não há nenhum imposto de Inversão de Capital.
Aida'yı yatıştıramayan Radames, onu öylece bırakır.Incapaz de confortá-la, Radamés deixa Aida em perigo.
Daha sonraki aşamada yatırımlar AB ortalamalarına düştü.A comunicação ativa só viria nos graus posteriores.
Başvuran kurum sözleşmeyi teyit eder ve başvuru ücretini yatırır.O devedor então será informado sobre a existência do protesto e providenciar o pagamento.
Borsa yatırım fonu (ETF), menkul kıymetler borsalarında işlem gören bir yatırım fonudur.Um exchange-traded fund (ETF) é um fundo de investimento negociado na Bolsa de Valores como se fosse uma ação.
Kaldıraç,yatırımcının teminat tutarının belli bir katına kadar işlem yapabilmesidir.O estado garante a cobertura dos depósitos até um certo montante.
Şirket Brezilya'da daha fazla yatırım düşünmektedir. .«Brasil precisa investir mais em infraestrutura».
Hastaneye yatışı gereken tüberküloz hastalarını hastaneye sevk etmek.Devido a isto, outros hospitais transferem os pacientes para o Rigshospitalet.
Aralarında çıkan kavgayı Şerif Rance yatıştırır ve Sid'in ceketinin göğsüne iki maçakızı kardı iğneler.O Xerife Jack Rance acalma a briga e retira duas cartas do paletó de Sid, como um sinal de trapaça.
Fakat yatı bir grup gerilla korsanı basar, yattaki herkesi öldürürler.Dentro da caixa há um soldado robô, que mata todos à sua volta.
Etler tahta bir teknede tuza yatırılmıştı ve 15 parçaydı.Cerca de quinze pessoas estavam de pé em um barco virado.
2010 yılında, Uruguay’da Meksika’ya yapılan doğrudan yatırım 77 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiştir.Estima-se que 80 milhões de dólares em ouro foram levados para França deste modo.
Öte yandan Kartaca aristokrasisi bu tür yatırımlar konusunda isteksizliğini sürdürmüştür.Trump, no entanto, permanece como proprietário formal de todos estes investimentos.
Bu tür yatırımlar özellikle olumlu vergi muamelesi yapan bölgelerde kaydedilir.Tais processos tratam de áreas específicas, com destaque para a área fiscal.
Eylül 1818'de ise Shrewsbury Okulu'nda yatılı öğrenci olarak eğitime başladı.No ano seguinte, em 1818, Darwin foi enviado para a escola Shrewsbury.
Şirket bu arz sonucunda yatırımcılarla, hisse başına 85 $'dan 19,605,052 hissesini paylaştı.A empresa ofereceu 19 605 052 partes a um preço de 85 dólares por ação.
Ölen insan ve atlar dışında elli kişi yerde yaralı yatıyordu.Cinquenta vítimas ficaram feridas na praça junto com os mortos e os cavalos.
Bu, Yatıştırma Politikasının en bariz örneği oldu.O exemplo mais claro disso é a sua política de setlist rotativo.
SEDİR : Gerilimleri yatıştırır.O conselho é: calma na implantação.
Bunun sonucu olarak, kilisedeki kargaşalar yatıştı.Estas excepções criaram, no entanto, problemas na organização da Igreja.
Bu maçta ayrıca Strowman, Money in the Bank sözleşmesini yatırmıştır.Esta também foi a luta do contrato Money in the Bank de Strowman.
Vallar yönetim takımının diğer üyeleriyle birlikte, şirketin hisselerine £100 milyon yatırım yaptılar.Cada um dos 100 associados contribuiu com 3.000 libras para o capital da companhia.
Nazilerin Fransa'yı işgal ettiği dönemde, Rodez'deki bir psikiyatri kliniğine yatırılır.Quando a primavera chegar: despertares em psicanálise clínica.
Bu iş modeli birçok kurumsal ve bireysel yatırımcıyı kendine çekti.O primeiro é o tráfico para colecionadores particulares e zoológicos.
"Yatırımcıyı heyecanlandıran teşvikler".«Apoio ao Investidor».
Gidip bir yere oturuyorum ya da yatıyorum.Ele encontra uma cama e vai dormir.
Ali ise bir süre ortalığın yatışmasının beklenmesini istedi.À luz disto, Eric decidiu ficar quieto por algum tempo.
Sırt üstü yatıp bulutların geçişini izlemekten hoşlanıyorum.Eu gosto de me deitar de costas e observar as nuvens passando.
Tom koltukta yatıp kitap okuyordu.Tom estava deitado no sofá, lendo um livro.
Bu, Kartini'nin isteklerine aykırıydı, ancak hasta babasını yatıştırmak için kabul etti.Dit was tegen de wil van Kartini maar zij stemde uiteindelijk toe om haar ziekelijke vader te kalmeren.
Ayrıca Musk bu iki şirketi de Tesla’ya uzun vadeli yatırımcı olarak kazandırmayı başarmıştır.Musk kon beide bedrijven binnenhalen als lange-termijn investeerders in Tesla.
En büyük yatırımcıları Equitrust, Setubal (M. M. Warburg & CO), tbg ve T-Venture şirketleridir.De grootste investeerders zijn Equitrust, Setubal (M. M. Warburg & CO), tbg en T-Venture.
Bunun altında kişisel nedenler de yatıyordu.Ook hier waren persoonlijke motieven in het spel.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Hij doet mij neerliggen in grazige weiden; Hij voert mij zachtjes aan zeer stille wateren.
Kitap okuyucuyu ters köşeye yatıran sürpriz bir sona sahiptir.De ondervraging krijgt een verrassend slot...
Zaten ömrümce parasız yatılı okudum.Sinds een aantal jaar is het gehucht onbewoond.
Calyon Crédit Agricole Fransız Bankacılık grubunun Kalkınma ve Yatırım bankasıdır.Calyon, investeringsbank van Crédit Agricole.
Olan biteni izleyen oğlan, herkes yatıya çekildikten sonra bu otları her gün yer.Het grote voordeel van dit systeem is dat eenmaal per dag iedereen wakker is.
Türevlerdeki fiyatlandırma özellikle özel yatırımcılar için çoğunlukla şeffaf (intransparent) değildir.Direct beleggen (niet via notes) in deze markten is voor veel particuliere beleggers erg duur.
Akıllıca yatırımlar yapıyorsun.Wijsgeerige verhandelingen.
Krup bu yaş grubunda hastaneye yatırılanların yaklaşık % 5'ini oluşturur.Bij deze leeftijdsgroep komt ongeveer 5% van de ziekenhuisopnamen voor rekening van kroep.
İlgili Sayfalar