McClellan Lincoln'un korkularını yatıştırmak için çalıştı.McClellan tried to calm Lincoln's fears.
Onların tartışmasını yatıştırmak için en iyi yolun ne olduğunu düşünüyorsunuz?What do you think is the best way to defuse their argument?
Bu, stresi yatıştırmak için mükemmel bir yöntem.It's an excellent method to relieve stress.
Septimius Severus küçük oğlunu yatıştırmak için 209'da Geta'ya Augustus unvanı verdi.To appease his younger son, Septimius Severus gave Geta the title of Augustus in 209.
Basın konferansı insanların şüphelerini tamamen yatıştırmak için miydi?Was the press conference purely to allay the people's doubts?
Dışişleri bakanları İtalya'daki göçmen karşıtı gerilimi yatıştırmak için toplanıyorForeign ministers meet to stave off anti-immigrant tensions in Italy
Agamemnon daha sonra Athena'nın öfkesini yatıştırmak için kalır.Agamemnon then stayed on to appease the anger of Athena.
Yatıştırmak için “Düşman değilim!He responded “Friendly!
Barış Yudumu endişeyi azaltmak ve heyecanı yatıştırmak için kullanılan bir iksirdir.Fue, pues, un menú para celebrar la paz y olvidar rencillas.
Bu, Kartini'nin isteklerine aykırıydı, ancak hasta babasını yatıştırmak için kabul etti.Dit was tegen de wil van Kartini maar zij stemde uiteindelijk toe om haar ziekelijke vader te kalmeren.
Bu, stresi yatıştırmak için mükemmel bir yöntem.Este o metodă excelentă de a scăpa de stres.
Lübnan güvenlik güçleri olayları yatıştırmak için müdahalede bulunmuştur.Paikalle saapuneet Lafayetten kaartilaiset yrittivät rauhoittaa tilannetta.
Septimius Severus küçük oğlunu yatıştırmak için 209'da Geta'ya Augustus unvanı verdi.Untuk menenangkan anaknya yang lebih muda, Septimius Severus memberi Geta gelar Augustus di 209.
Septimius Severus küçük oğlunu yatıştırmak için 209'da Geta'ya Augustus unvanı verdi.Để an ủi đứa con út của mình, Septimius Severus đã phong cho Geta danh hiệu Augustus vào năm 209.
Septimius Severus küçük oğlunu yatıştırmak için 209'da Geta'ya Augustus unvanı verdi.Septimius Severus dal Getovi v roku 209 titul Augustus.
Septimius Severus küçük oğlunu yatıştırmak için 209'da Geta'ya Augustus unvanı verdi.Septimij Sever je želel pomiriti svojega mlajšega sina, zato mu je leta 209 podelil naziv Avgusta.
Septimius Severus küçük oğlunu yatıştırmak için 209'da Geta'ya Augustus unvanı verdi.Norėdamas nuraminti jaunesnįjį sūnų, Septimijus Severas 209 m. jam suteikė augusto titulą.
Basın konferansı insanların şüphelerini tamamen yatıştırmak için miydi?Azt kérdezik, hogy a sajtókonferencia csak azért volt-e, hogy elűzze az emberek kétségeit.
Basın konferansı insanların şüphelerini tamamen yatıştırmak için miydi?Une conférence de presse pourrait-elleNdissiper les doutes de la population ?
Basın konferansı insanların şüphelerini tamamen yatıştırmak için miydi?Απορώ αν η συνέντευξη τύπου ήταν απλά μια στρατηγική κίνηση για να εξαφανιστούν οι αμφιβολίες από το κοινό...
Basın konferansı insanların şüphelerini tamamen yatıştırmak için miydi?أتساءل عما اذا كان المؤتمر الصحفي كان مجرد خطوة استراتيجية لإزالة الشك عن العامة
Şimdi, bize duyduğu kızgın öfkeyi yatıştırmak için, İsrailin Tanrısı RABle bir antlaşma yapmayı tasarlıyorum.이제 이스라엘 하나님 여호와로 더불어 언약을 세워 그 맹렬한 노로 우리에게서 떠나게 할 마음이 내게 있노니
Şimdi, bize duyduğu kızgın öfkeyi yatıştırmak için, İsrailin Tanrısı RABle bir antlaşma yapmayı tasarlıyorum.Nyní tedy umínil jsem učiniti smlouvu s Hospodinem Bohem Izraelským, aby odvrátil od nás hněv prchlivosti své.
Şimdi, bize duyduğu kızgın öfkeyi yatıştırmak için, İsrailin Tanrısı RABle bir antlaşma yapmayı tasarlıyorum.Nyt minä aion tehdä liiton Herran, Israelin Jumalan, kanssa, että hänen vihansa hehku kääntyisi meistä pois.
Şimdi, bize duyduğu kızgın öfkeyi yatıştırmak için, İsrailin Tanrısı RABle bir antlaşma yapmayı tasarlıyorum.Sekarang aku mau membuat perjanjian dengan TUHAN, Allah Israel, supaya Ia tidak marah lagi kepada kita
Şimdi, bize duyduğu kızgın öfkeyi yatıştırmak için, İsrailin Tanrısı RABle bir antlaşma yapmayı tasarlıyorum.עתה עם לבבי לכרות ברית ליהוה אלהי ישראל וישב ממנו חרון אפו׃
Şimdi, bize duyduğu kızgın öfkeyi yatıştırmak için, İsrailin Tanrısı RABle bir antlaşma yapmayı tasarlıyorum.فالآن في قلبي ان اقطع عهدا مع الرب اله اسرائيل فيرد عنا حمو غضبه.
Şimdi, bize duyduğu kızgın öfkeyi yatıştırmak için, İsrailin Tanrısı RABle bir antlaşma yapmayı tasarlıyorum.現 在 我 心 中 有 意 與 耶 和 華 以 色 列 的 神 立 約 、 好 使 他 的 烈 怒 轉 離 我 們
Şimdi, bize duyduğu kızgın öfkeyi yatıştırmak için, İsrailin Tanrısı RABle bir antlaşma yapmayı tasarlıyorum.現 在 我 心中 有意 與 耶和華 以色列 的 神立約 、 好使 他 的 烈怒 轉離 我 們