Ana içeriğe geç
Sözlük

yaslı ile cümle

yaslı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu tatlı küçük yaşlı kadının bir suç örgütünün başı olduğu ortaya çıktı.This sweet little old lady turned out to be the head of a crime syndicate.
Evimizin önünde iki tane yaşlı kestane ağacı var.In front of our house are two old chestnuts.
O yaşlı!She's old!
O yaşlı açlıktan öldü.That elder died of hunger.
Ben senden daha yaşlıyım bu nedenle tabii ki daha iyi bilirim.I'm older than you, so of course I know better.
Kim daha yaşlı, sen mi yoksa Tom mu?Who's older, you or Tom?
At yaşlı ama sağlıklı.The horse is old, but healthy.
Yoga öğrenmek için çok yaşlı mıyım?Am I too old to learn yoga?
Leyla ve Sami'nin ikisi de yaşlıdırlar.Layla and Sami have both aged up.
Leyla ve Sami yaşlı ve kırışmıştılar.Layla and Sami aged up and wrinkled up.
Yaşlılık çağında zaman hızla geçer.In old age time passes quickly.
Tom dik kafalı yaşlı bir adam.Tom's a stiff-necked old man.
Sen Tom'dan daha yaşlı değil misin?Aren't you older than Tom?
Emekli olmak için yeterince yaşlı değil misin?Aren't you old enough to retire?
Araba sürmek için yeterince yaşlı değil misin?Aren't you old enough to drive?
İçmek için yeterince yaşlı değil misin?Aren't you old enough to drink?
Içmek için yeterince yaşlı değil misin?Aren't you old enough to drink?
Oy kullanmak için yeterince yaşlı değil misin?Aren't you old enough to vote?
Oy verecek kadar yaşlı değil misin?Aren't you old enough to vote?
Leyla içki içecek kadar yaşlıydı.Layla was old enough to drink.
Tom'un araba kullanmak için yeterince yaşlı olmadığını ne zaman öğrendin?When did you find out that Tom wasn't old enough to drive?
Tom'un içmek için yeterince yaşlı olmadığını ne zaman öğrendin?When did you find out that Tom wasn't old enough to drink?
Tom bunu yapacak kadar yaşlı değil.Tom isn't old enough to do that.
Tom bunu yapacak kadar yaşlı değil, değil mi?Tom isn't old enough to do that, is he?
Tom bunu tek başına yapacak kadar yeterince yaşlı.Tom is old enough to do that by himself.
Tom'un bunu yapacak kadar yaşlı olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is old enough to do that.
Tom bunu tek başına yapacak kadar yaşlı değil.Tom isn't old enough to do that by himself.
Tom onu kendi başına yapacak kadar yaşlıdır sanırım.Tom is old enough to do that on his own, I think.
Tom henüz onu yapacak kadar yaşlı değil.Tom isn't old enough to do that yet.
Tom çoğu insanın olduğunu düşündüğü kadar yaşlı değildir.Tom isn't as old as most people think he is.
Gözleri yaşlılık nedeniyle çalışmayı durdurdu.His eyes stopped functioning due to old age.
Yaşlı adama erkek torunu tarafından eşlik edildi.The old man was accompanied by his grandson.
Yaşlı adama kız torunu tarafından eşlik edildi.The old man was accompanied by his granddaughter.
Yaşlı kadına erkek torunu tarafından eşlik edildi.The old woman was accompanied by her grandson.
Yaşlı kadına kız torunu tarafından eşlik edildi.The old woman was accompanied by her granddaughter.
Yaşlı kadına torunu tarafından eşlik edildi.The old woman was accompanied by her grandchild.
Yaşlı çocuklar küçük kardeşlerinden daha az kıskanç olma eğilimindedir.Older children tend to be less jealous than their younger sibling.
O yaşlı hizmetçi bütün inekleri çayırda sağar.That old maid can milk all the cows up at the pasture.
Tom hepimizden daha yaşlı.Tom is older than we all.
Tom bizim en yaşlımız.Tom is the oldest of us.
Tom geriye kalanımızdan daha yaşlı.Tom is older than the rest of us.
O daha yaşlı görünüyor.She looks older.
Gençler yaşlılarına saygı duymalıdır.Young people should respect their elders.
Mary benden daha yaşlıdır.Mary is older than me.
Tom aynaya baktı ve yaşlı bir adam gördü.Tom looked into the mirror and saw an old man.
Sanırım Tom muhtemelen senin onun olduğunu düşündüğün kadar yaşlı değil.I think Tom probably isn't as old as you think he is.
Duvarda oturan yaşlı adam sıkılmış görünüyordu.The old man sitting on the wall looked bored.
Tom, içki içmek için yeterince yaşlı olmadığını söylediTom said he wasn't old enough to drink.
Annen benimkinden çok daha yaşlı.Your mother is a lot older than mine.
Düşündüğümden daha yaşlıymışsın.You're older than I thought you were.
Tom, başa dönmek için çok yaşlı olduğunu söylüyor.Tom says he's too old to start over.
Tom gerçeği bilecek kadar yaşlı.Tom is old enough to know the truth.
Tom yalnız yaşamak için yeterince yaşlı değil.Tom's not old enough to live alone.
Tom yaşlı bir adama benzediğimi söyledi.Tom said I looked like an old man.
Tom gerçekten o kadar yaşlı değil, değil mi?Tom isn't really that old, is he?
Sen benden çok daha yaşlısın.You're a lot older than I am.
Tom olduğunu söylediğinden daha yaşlı.Tom is older than he says he is.
Düşündüğün kadar yaşlı değilim.I'm not as old as you think.
Bunu yapmak için çok yaşlı değilim.I'm not too old to do that.
Oy verecek kadar yaşlı değilim.I'm not old enough to vote.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod