yasayı ile cümle
yasayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
O orada, öylece yaşayıp gidiyor.הוא בחוץ שם עושה חיים.
O orada, öylece yaşayıp gidiyor.وهو هنا في هذه السلسلة يحاول ان يكسب قوت عيشه
O orada, öylece yaşayıp gidiyor.ひれのついた ホーマー・シンプソンですね
Organizasyonlarimizi, hukumet politikalarimizi ve hayatimizi yasayis seklimizi degistirmemiz demek.Det er at ændre måden, hvorpå vi danner organisationer, fører politik, og lever vores liv.
Organizasyonlarimizi, hukumet politikalarimizi ve hayatimizi yasayis seklimizi degistirmemiz demek.Dit verandert de manier waarop we onze organisaties opzetten, ons regeringsbeleid en ons leven.
Organizasyonlarimizi, hukumet politikalarimizi ve hayatimizi yasayis seklimizi degistirmemiz demek.Itu tentang mengubah cara kita menciptakan organisasi dalam kita menjalankan peraturan pemerintah dan hidup.
Organizasyonlarimizi, hukumet politikalarimizi ve hayatimizi yasayis seklimizi degistirmemiz demek.조직을 만들어내고, 정부정책을 시행하고 삶을 사는 방식을 바꾸는 것입니다.
Organizasyonlarimizi, hukumet politikalarimizi ve hayatimizi yasayis seklimizi degistirmemiz demek.Mení to spôsob akým vytvárame organizácie, akým robíme vládnu politiku a akým žijeme naše životy.
Organizasyonlarimizi, hukumet politikalarimizi ve hayatimizi yasayis seklimizi degistirmemiz demek.Mění to způsob, jakým vytváříme naše organizace, jak děláme vládní politiku a jak žijeme naše životy.
Organizasyonlarimizi, hukumet politikalarimizi ve hayatimizi yasayis seklimizi degistirmemiz demek.Să schimbăm felul în care ne creăm organizațiile, în care ne facem politicile de guvern și ne trăim viețile.
Organizasyonlarimizi, hukumet politikalarimizi ve hayatimizi yasayis seklimizi degistirmemiz demek.Zmienia sposób w jaki tworzymy organizacje, tworzymy prawa i żyjemy.
Organizasyonlarimizi, hukumet politikalarimizi ve hayatimizi yasayis seklimizi degistirmemiz demek.Αλλάζει τον τρόπο που δημιουργούμε οργανισμούς, κυβερνητική πολιτική και πώς ζούμε τις ζωές μας.
Organizasyonlarimizi, hukumet politikalarimizi ve hayatimizi yasayis seklimizi degistirmemiz demek.Это меняет способы создания наших организаций, исполнения политики правительства и нашего существования.
Organizasyonlarimizi, hukumet politikalarimizi ve hayatimizi yasayis seklimizi degistirmemiz demek.זה משנה את הדרך שבה אנחנו יוצרים ארגונים, איך אנחנו קובעים את המדיניות הממשלתית ואיך אנחנו חיים את חיינו.
Organizasyonlarimizi, hukumet politikalarimizi ve hayatimizi yasayis seklimizi degistirmemiz demek.وسوف يغير الطريقة التي نُنشىء بها المؤسسات الاقتصادية وكيف سنحدد السياسات الحكومية .. وكيف سنعيش حياتنا
Organizasyonlarimizi, hukumet politikalarimizi ve hayatimizi yasayis seklimizi degistirmemiz demek.自分たちの生活のあり方が変わるのです 大切なのは
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Glejte torej, da živite previdno, ne kakor nemodri, ampak kakor modri,
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Katsokaa siis tarkoin, kuinka vaellatte: ei niinkuin tyhmät, vaan niinkuin viisaat,
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Kijk daarom goed uit hoe u leeft. Wees niet onnozel, maar verstandig.
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.그런즉 너희가 어떻게 행할 것을 자세히 주의하여 지혜 없는 자 같이 말고 오직 지혜 있는 자 같이 하여
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Luaţi seama deci să umblaţi cu băgare de seamă, nu ca nişte neînţelepţi, ci ca nişte înţelepţi.
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Meglássátok annakokáért, hogy mimódon okkal járjatok, nem mint bolondok, hanem mint bölcsek:
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Mirad, pues, con cuidado, cómo os comportáis; no como imprudentes sino como prudentes
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Patrzajcie tedy, jakobyście ostrożnie chodzili, nie jako niemądrzy, ale jako mądrzy.
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Portanto, vede diligentemente como andais, não como néscios, mas como sábios,
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Prenez donc garde de vous conduire avec circonspection, non comme des insensés, mais comme des sages;
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Se derfor til hvorledes I kan vandre varlig, ikke som uvise, men som vise,
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Sen därför noga till, huru I vandren: att I vandren icke såsom ovisa människor, utan såsom visa;
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Ser derfor nøje til, hvorledes I vandre, ikke som uvise, men som vise,
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.So sehet nun zu, wie ihr vorsichtig wandelt, nicht als die Unweisen, sondern als die Weisen,
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Teda hľaďte, jako by ste sa správne chovali, nie ako nemúdri, ale jako múdri,
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Vậy , hãy giữ cho khéo về sự ăn_ở của anh_em , chớ xử mình như người dại_dột , nhưng như người khôn_ngoan .
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Vậy, hãy giữ cho khéo về sự ăn ở của anh em, chớ xử mình như người dại dột, nhưng như người khôn ngoan.
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Vigilate dunque attentamente sulla vostra condotta, comportandovi non da stolti, ma da uomini saggi
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Viztež tedy, kterak byste opatrně chodili, ne jako nemoudří, ale jako moudří,
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Προσεχετε λοιπον πως να περιπατητε ακριβως, μη ως ασοφοι, αλλ' ως σοφοι,
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Гледїть же, як би вам огляди о ходити, не яко немудрі, а яко мудрі,
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.защото мъжът е глава на жената, както и Христос е глава на църквата (като само Той е спасител на тялото).
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.Итак, смотрите, поступайте осторожно, не как неразумные, но как мудрые,
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.ועתה ראו והזהרו להתהלך לא ככסילים כי אם כחכמים׃
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.فانظروا كيف تسلكون بالتدقيق لا كجهلاء بل كحكماء
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.你 們 要 謹 慎 行 事 、 不 要 像 愚 昧 人 、 當 像 智 慧 人
Öyleyse nasıl yaşadığınıza çok dikkat edin. Bilgelikten yoksun olanlar gibi değil, bilgeler gibi yaşayın.你 們要 謹慎 行事 、 不 要 像 愚昧 人 、 當像 智慧人
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?Allora hai intenzione di vivere in questa città a vendere pesce per il resto della tua vita?
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?Dann willst du also in diesem Dorf leben, Fische verkaufen und selbst wie ein Fisch stinken?
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?Donc tu veux vivre dans cette ville, à vendre du poisson et à sentir le poisson?
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?Jadi kau ingin tinggal di kota ini berjualan ikan dan bau ikan?
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?너는!
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?Si adica vrei sa traiseti in orasul asta mic, vanzand peste, crabi si caracatite, mirosind a peste?
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?Sinä, haluatko siis elää tässä pienessä huoneessa, myyden kalaa, rapuja ja mustekaloja ja haisten kalalle?
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?Szóval ebben a kis vidéki faluban, halakat, rákokat és polipokat árulva akarsz élni?
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?Vậy con muốn sống ở cái thị trấn này bán cá và lúc nào cũng tanh tưởi mùi cá hay sao?
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?Więc chcesz mieszkać w tej wiosce, sprzedawać ryby i sama śmierdzieć jak ryba?
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?Тогда ты хочешь жить в этом городе продавая рыбу и пахнуть как рыба?
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?إذن ماذا؟تريدين أن تعيشي في هذه البلدة لتبيعي السمك و تلتصق رائحته بك؟
O zaman bu kadabada yaşayıp balık satmak ve balık gibi mi kokmak mı istiyorsun?それがどうしたの?
Peygamberleri sorumsuz ve güvenilmezdir. Kâhinleri kutsal olanı kirletip, Yasayı çarpıtırlar.Các kẻ tiên tri nó đều là càn dỡ dối trá; các thầy tế lễ nó làm ô uế nơi thánh, và làm quanh quẹo luật pháp.
Peygamberleri sorumsuz ve güvenilmezdir. Kâhinleri kutsal olanı kirletip, Yasayı çarpıtırlar.Hennes profeter äro stortaliga trolösa män; hennes präster ohelga vad heligt är, de våldföra lagen.
Peygamberleri sorumsuz ve güvenilmezdir. Kâhinleri kutsal olanı kirletip, Yasayı çarpıtırlar.I suoi profeti sono boriosi, uomini fraudolenti. I suoi sacerdoti profanano le cose sacre, violano la legge
Peygamberleri sorumsuz ve güvenilmezdir. Kâhinleri kutsal olanı kirletip, Yasayı çarpıtırlar.Jeho proroci sú ľahkomyseľní, mužovia vierolomných žien, jeho kňazi poškvrňujú svätyňu, násilie robia zákonu.
İlgili Sayfalar