yasamamı ile cümle
yasamamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ailem fakir değildi ve ben hiç kıtlık yaşamamıştım.Mijn familie was niet arm, en ik had nooit honger gekend.
Ailem fakir değildi ve ben hiç kıtlık yaşamamıştım.Min familie var ikke fattig, og jeg havde aldrig selv oplevet sult.
Ailem fakir değildi ve ben hiç kıtlık yaşamamıştım.Min familj var inte fattig, och jag hade aldrig upplevt hunger.
Ailem fakir değildi ve ben hiç kıtlık yaşamamıştım.Moja družina ni bila revna, pa tudi sama nisem nikoli trpela lakote.
Ailem fakir değildi ve ben hiç kıtlık yaşamamıştım.Moja rodina nebola chudobná a nikdy som nepoznala, čo je to hlad.
Ailem fakir değildi ve ben hiç kıtlık yaşamamıştım.Moja rodzina nie była biedna, nigdy nie doświadczyłam głodu.
Ailem fakir değildi ve ben hiç kıtlık yaşamamıştım.Moje rodina nebyla chudá a já sama jsem hlad nikdy nezažila.
Ailem fakir değildi ve ben hiç kıtlık yaşamamıştım.Perheeni ei ollut köyhä, enkä itse ollut koskaan nähnyt nälkää.
Ailem fakir değildi ve ben hiç kıtlık yaşamamıştım.Η οικογένειά μου δεν ήταν φτωχή, κι εγώ δεν πείνασα ποτέ.
Ailem fakir değildi ve ben hiç kıtlık yaşamamıştım.Ми не жили у злиднях, і я не знала, що таке голод.
Ailem fakir değildi ve ben hiç kıtlık yaşamamıştım.Моя семья не нуждалась, я не испытала на себе, что такое голод.
Ailem fakir değildi ve ben hiç kıtlık yaşamamıştım.Семейството ми не беше бедно и никога не бях изпитвала глад.
Ailem fakir değildi ve ben hiç kıtlık yaşamamıştım.משפחתי לא היתה עניה, ואני עצמי מעולם לא חוויתי רעב.
Ailem fakir değildi ve ben hiç kıtlık yaşamamıştım.عائلتي لم تكن فقيرة وبالنسبة لي، لم أجرب الجوع قط
Ailem fakir değildi ve ben hiç kıtlık yaşamamıştım.私自身は飢餓を経験していません 1995年のある日 母が手紙を持ち帰りました
Ama bunu hiç yaşamamıştım. İnsanların böyle dönüşüme uğradığını hiç görmemiştim.あなたはいい人ですよね?
Ama kendisi, gerçekte, hiçbir deneyim yaşamamış...De ő maga a valóságban soha nem tapasztalta ezt meg.
Ama kendisi, gerçekte, hiçbir deneyim yaşamamış...Mais elle-même, en réalité, elle n'avait jamais eu cette expérience-là. C'est très étonnant !
Ama kendisi, gerçekte, hiçbir deneyim yaşamamış...Pero ella misma, en realidad, nunca había tenido esa experiencia... ¡Muy sorprendido!
Bu deneyimi yaşamamızı istiyor.Para a experiência.
Bu kutsal üçleme dünyada üzerinde yaşamamızı sağlarDusza. To święta trójca pozwalająca nam życie na Ziemi.
Bu kutsal üçleme dünyada üzerinde yaşamamızı sağlarEz egy szent hármasság, amely lehetővé teszi számunkra az életet a Földön.
Bu kutsal üçleme dünyada üzerinde yaşamamızı sağlarSans oublier que si le réchauffement climatique ne met pas la planète dans une nouvelle ère glaciaire
Bunu okumuştum. Bu konuda çok şey okumuştum. Ama bunu hiç yaşamamıştım.Ho letto a riguardo,molto, ma non avevo mai sperimentato in prima persona,non avevo mai visto fare così.
Bunu okumuştum. Bu konuda çok şey okumuştum. Ama bunu hiç yaşamamıştım.Чел съм много за това, но никога не съм го изпитвал.
Bu olayı yaşamış ve yaşamamış iki neslin birleştiği oldukça özel bir gün.اليوم المميّز, الذي اجتمع فيه كلا الجيلان الذين اختبروا والذين لم يختبروا الحرب
Çocukluğunu yaşamamış olanlar var aramızda.Ada seseorang di sana yang tidak mengalami masa kecil.
Çocukluğunu yaşamamış olanlar var aramızda.Alguien que no tuvo infancia está por allí.
Çocukluğunu yaşamamış olanlar var aramızda.C'è qualcuno che non ha avuto un'infanzia qui.
Çocukluğunu yaşamamış olanlar var aramızda.Có người còn không có tuổi thơ.
Çocukluğunu yaşamamış olanlar var aramızda.Da hinten sitzt jemand, der keine Kindheit hatte.
Çocukluğunu yaşamamış olanlar var aramızda. (Gülüşmeler)Κάποιος που δεν έζησε παιδικά χρόνια είναι εκεί έξω, ε; (γέλια)
Çocukluğunu yaşamamış olanlar var aramızda.Há por aí alguém que não teve infância.
Çocukluğunu yaşamamış olanlar var aramızda.Iemand die geen jeugd gehad heeft, zit in de zaal.
Çocukluğunu yaşamamış olanlar var aramızda.Il y a quelqu'un qui n'a pas eu d'enfance ici.
Çocukluğunu yaşamamış olanlar var aramızda.유치원 시절이 없었던 분이 계시네요.
Çocukluğunu yaşamamış olanlar var aramızda.Ktoś tu chyba nie miał dzieciństwa.
Çocukluğunu yaşamamış olanlar var aramızda.Někdo, kdo nezažil dětství je právě tam někde.
Çocukluğunu yaşamamış olanlar var aramızda.Nogen der ikke havde en barndom sidder derude.
Çocukluğunu yaşamamış olanlar var aramızda.Pe acolo este un copil fără copilărie.
Çocukluğunu yaşamamış olanlar var aramızda.Van ott valaki, akinek nem volt gyerekkora.
Çocukluğunu yaşamamış olanlar var aramızda.V hľadisku je niekto, kto nemal detstvo.
Çocukluğunu yaşamamış olanlar var aramızda.Много добро.
Çocukluğunu yaşamamış olanlar var aramızda.Похоже, там у кого-то не было детства.
Çocukluğunu yaşamamış olanlar var aramızda.У нас тут хтось, в кого не було дитинства.
Çocukluğunu yaşamamış olanlar var aramızda.זהו שקר.
Çocukluğunu yaşamamış olanlar var aramızda.يبدو كأن أحدهم هناك قد فاتته فترة الطفولة.
Çocukluğunu yaşamamış olanlar var aramızda.(笑)
Çünkü bu yaşamamız için elzem. Tek kaderi olan tek tür canlılar olarak davranmaya başlamalıyız.لأنه في المحصّلة، مفتاح نجاتنا هو البدء في التصرف على أننا عرق واحد له قدر واحد
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.A co najważniejsze, nigdy nie mieszkałam na bezludnej wyspie.
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.Bovendien had ik nog nooit op een onbewoond eiland geleefd.
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.Darüber hinaus hatte ich noch nie auf einer unbewohnten Insel gelebt.
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.De plus, je n'avais jamais vécu sur une île déserte.
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.E inoltre, non avevo mai dormito su un'isola disabitata.
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.게다가, 무인도에서 사는건 더욱 더 없었죠.
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.Más aún, nunca había vivido en una isla desierta.
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.Nhưng hơn thế nữa, tôi không bao giờ sống trên một hòn đảo không có người ở
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.Более того, я никогда до этого не жила на необитаемом острове.
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.Нещо повече, никога не бях живяла на необитаем остров.
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.אך מעבר לכך, מעולם לא חייתי על אי לא-מיושב.