Ana içeriğe geç
Sözlük

yasamak ile cümle

yasamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Büyük bir evde yaşamakta ve aynı arabayı sürmektedir.Em outra cena ele próprio dirige esse carro.
Aile Tampa, Florida'da yaşamaktadır.Trinidad reside em Tampa, Flórida.
İsrailliler'in %92'si kentsel alanlarda yaşamaktadır.Cerca de 42% dos egípcios vivem em cidades.
Felsefe, bugüne dek anladığım yaşadığım gibisi, yüksek dağda, buz içinde gönüllü yaşamaktır.”Algumas delas: "A filosofia é o exílio voluntário entre montanhas geladas."
Şimdi Kolombiya'da yaşamaktadır.Está presente na Colômbia.
Şu an Alabama'da yaşamaktadır.Atualmente, reside em Almada.
1993 yılından beri Los Angeles'ta yaşamaktadır.Ela vive em Los Angeles desde 2012.
Conchis, evinde yalnız yaşamaktadır.Hazuki vivia numa casa praticamente sozinha.
Fakat bu arazilerde bulunan nüfusun çoğunluğu Platte Nehri güneyinde yaşamaktaydı.A maioria deles contava como estavam as coisas no Pólo Norte.
Yaklaşık 0.67 kilometrekare (170 dönüm) bir alanı ile 300 hayvan türü hayvanat bahçesinde yaşamaktadır.O jardim conta com 300 espécies de animais numa área de 0.67 quilómetros quadrados.
Başkenti Santiago olup 2012 yılı tahminlerine göre ülkede yaklaşık 17 milyon insan yaşamaktadır.De acordo com o censo, naquele ano, residiam no país cerca de 17 milhões de pessoas.
Christian Berkel'in iki oğlu vardır ve oyuncu Andrea Sawatzki ile Berlin'de yaşamaktadır.Atualmente vive em Berlim com a atriz Andrea Sawatzki, com quem tem dois filhos.
Günümüzde Hollanda'da 17 milyon Hollandalı yaşamaktadır.Hoje em dia existem pelo menos 27 milhões escravos no mundo.
Merkez mahallelerinde 5.825 kişi (% 35,0) yaşamaktadır.375 casas principais têm um espaço de estacionamento (75,2 %).
Aynı zamanda annesi Maryann Wallace ile yaşamaktadır.Também cogita-se que Maria Madalena viveu ali.
1993 yılından beri Fransa'da yaşamaktadır.Desde 1987 vive em França.
Nüfusun %31 ilçe merkezinde %69’u ise köylerde yaşamaktadır.«31% dos municípios estão em situação de emergência».
Şikago'da doğdu, Avustralya'da büyüdü, şimdi Los Angeles'ta yaşamaktadır.Ela foi criada no Canadá e é de ascendência russa e atualmente mora em Los Angeles.
Mutluluğa ulaşmak içinse doğaya uygun yaşamak gerekir.Para viver em sociedade, é preciso a razão ao homem natural.
1885 yılında 236.412 kişi Santiago'da yaşamaktaydı.Na Austrália vivem 123.650 Santos dos Últimos Dias.
Halen güney Massachusetts'te eşi ve iki oğlu ile yaşamaktadır.Ele mora com sua esposa e filhos em Massachusetts oriental.
Dünya'da 5 milyonu aşan Kırgız halkı yaşamaktadır.A população mundial esta estabilizada em 5 milhões de pessoas.
Avrupa'da neredeyse 1000 tür halkalı solucan yaşamaktadır.Na Europa ocorrem apenas cerca 1 000 espécies.
Ancak Rohingyalar, Bangladeş'te de çok zor şartlar altında yaşamaktadırlar.Os rohingya possuem direitos limitados onde vivem, no Mianmar.
Klamath inançlarına göre Mazama Dağı'nda yeraltında "Llao" adlı yeraltı tanrısı yaşamaktadır.Acredita-se que o deus Krishna "habita" no patchuli.
Norris ve karısı Bridget, 5 çocuğuyla birlikte Los Angeles'ta yaşamaktadırlar.Norris vive com sua esposa Bridget e seus cinco filhos em Temecula, Califórnia.
Dinlenmek ve doğayla iç içe yaşamak isteyenler için iyi bir fırsattır.É ideal para quem quer descansar e renovar as energias.
Aynı zamanda iş yerinde de terfisi ile ilgili ciddi problemler yaşamaktadır.Ao mesmo tempo, ele sofre com mais problemas em sua vida de negócios.
Polonya’da iki milyon Yahudi (nüfusun 9%unu oluşturmaktaydı) yaşamaktaydı.Neste século habitavam na Polónia 9 milhões de pessoas (40% eram polacos).
ABD'de yaklaşık on beş milyon Meksika asıllı insan yaşamaktadır.Vivem hoje quase 30 milhões de pessoas de origem mexicana nos EUA.
Çok küçük bir topluluk da İran'ın Horasan bölgesinde yaşamaktadır.Outra pequena população vive em uma região da Rússia e continua sob ameaça extrema.
İstanbul'da yaşamaktayken kanser tedavisi gördüğü hastanede hayatını kaybetmiştir .Apesar do câncer, ela continuou a trabalhar em Viena em um laboratório.
1979 yılında yaklaşık 936.000 Alman kökenli Kazakistan bölgesinde yaşamaktaydı.Outros 99000 ossetios viviam em outras partes da Geórgia.
Konuşanların birçoğu bugün İsrail'de yaşamaktadır.Muitos vivem em Israel.
İstanbul’da yaşamaktadır.Viver em Istambul.
İstanbul'da Cihangir'de yaşamaktadır.Foi em de Estrasburgo que ele conheceu a cerâmica.
Antakyalı Şenköy'lü olup İstanbul'da Cihangir'de yaşamaktadır.É revelado que Lana está viva e vivendo em Xangai.
Aynı yıllarda Türkiye'de, nüfusun %15’i kentlerde yaşarken, %85’i kırsal alanda yaşamaktaydı.No mesmo ano, 15% dos habitantes viviam em áreas urbanas e 85% em áreas rurais.
Anchorage Alaska eyaletinin en büyük şehirsel yerleşkesi olup eyaletin nüfusunun %40'i bu kentte yaşamaktadır.É a maior região do Alasca, ocupando cerca de 40% do Estado.
2015 itibarıyla Londra'da yaşamaktadır.Em dezembro de 2015 também se apresentou em Londres.
Mowgli, şimdi bir orman kasabasında, kendisini evlat edinen bir aile birlikte yaşamaktadır.Mokujin está em uma floresta, com sua família.
Mahallede Roman kökenli vatandaşlar da yaşamaktadır.Ex-moradores da Ilha King também vivem em Nome.
Şu anda Portland, Oregon'da yaşamaktadır.Ela vive actualmente em Portland, Oregon.
O yıllarda, Güni mahallesinde çocuğu olmayan yaşlı bir kadın yaşamaktadır.Uma garota que não sai do seu quarto a anos.
Nüfusun 2%'si ise yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır.Mais de dois terços da população vive abaixo da linha da pobreza.
Bununla birlikte %6 kadar Almanlar ve %1.7 kadar Romanlar yaşamaktadır.Além do mais, 6,1% têm pelo menos um parente francês.
Mutluluk Adasında yaşamakta.Vive na ilha.
Atlanta'nın mevkinde Cherokee ve Creek kabilelerine ait halklar yaşamaktaydı.A região de Atlanta outrora foi habitada pelos índios Creek e Cherokee.
Kentte, savaş öncesinde 316 bin Alman sivil yaşamaktaydı.Pelo menos 386 marinheiros civis australianos foram mortos durante a guerra.
Sacramento'da yaşamaktadır.Viagem ao Sacramento.
Şehirde ayrıca Hıristiyanlar ve küçük bir topluluk halinde de Samaritler yaşamaktadır.O cristianismo está presente, embora em minoria.
Şu anda Belçika'da yaşamaktadır.Atualmente mora na Bélgica.
Bu familyanın toplam 12 türünün çoğunluğu Amerika kıtasında yaşamaktadır.As demais doze outras famílias linguísticas concentram-se na costa norte.
1970 yılından beri New York'ta yaşamaktadır.Vive em Paris desde 1970.
Şu anda Brüksel’de yaşamakta ve çalışmaktadır.Atualmente, mora e trabalha em Berlim.
Orta Çağ'da bölgede Reşi aşireti yaşamaktaydı.Mas foi na idade média que eles tomaram as ruas definitivamente.
Birlik üyesi Balkan ülkelerinde de önemli ölçüde Müslüman nüfus yaşamaktadır.A Província do Litoral também tem uma significativa população muçulmana.
Tek bir amacı var dünyaya gidip maceralar yaşamak.Mil amigos deixarás aqui e além Descobrir o mundo, viver aventuras.
Avrupalılar'ın yerleşmesinden önce bölgede Tsimshian yerlileri yaşamaktaydı.Nativos americanos potawatomis habitavam a região, antes da chegada dos primeiros europeus.
Yetkin bir hayat, ancak erdemli yaşamakla elde edilebilir.Mas mantém o direito a uma vida condigna,.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod