Ana içeriğe geç
Sözlük

yasama ile cümle

yasama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
O Londra'da yaşamaktadır.She lives in London.
Arkadaşım bu evde yaşamaktadır.My friend lives in this house.
Ziyaret etmek için güzel bir ülke ama orada yaşamazdım.It's a nice country to visit, but I wouldn't live there.
Jenny Japonca eğitimi aldığı için Japoncada sorun yaşamadı.Since Jenny had studied Japanese, she had no trouble in Japan.
Onlar geri dönmemek üzere Amerika Birleşik Devletlerinde yaşamaya karar verdi.She has decided to live in the United States for good.
Ben genç bir kızken hep sualtında yaşamak istedim.When I was a young girl, I always wanted to live underwater.
İnsanların yaşamalarını istiyorum.I want people to live.
Genel olarak, kadınlar erkeklerden on yıl daha uzun yaşamak eğilimindedir.In general, women tend to live ten years longer than men.
Artık bu gezegende yaşamak istemiyorum.I don't want to live on this planet anymore.
Senin evine yakın yaşamak istiyorum.I'd like to live near your house.
Japonya'da yaşamak çok pahalıdır.Living in Japan is very expensive.
Hepimiz aynı çevrede yaşamaktayız.We all live in the same neighborhood.
O, bitişikte yaşamasına rağmen, bize selam bile vermez.Even though he lives next door, he doesn't even say hello to us.
O adada yaşamak imkansızdır.It's impossible to live on that island.
O adada yaşamak mümkün değil.It's not possible to live on that island.
Herkes onun tek başına yaşamasının garip olduğunu düşündü.Everybody thought it was strange that he lived alone.
Tom yaşamak istiyordu.Tom wanted to live.
Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşamasına rağmen Tom İngilizce konuşamıyor.Even though he lives in the United States, Tom can't speak English.
Vampirler yaşamak için kan içmeli.Vampires must drink blood to survive.
Mary yaşamaya değer bir hayat sürmek istiyor.Mary wants to lead a life worth living.
Yaşamanın maliyeti önemli ölçüde arttı.The cost of living increased dramatically.
Sazan ve alabalık gibi balıklar tatlı suda yaşamaktadır.Fish like carp and trout live in fresh water.
O, o yerde yaşamaktan hoşlanıyor.He likes to live in that place.
Böyle yaşamak hoşuna gidiyor mu?Do you enjoy living like this?
Burada hiç yaşamadık.We've never lived here.
Yaşamaktan bıktın mı?Are you tired of living?
Ben Curaçao'da yaşamak istiyorum.I want to live in Curaçao.
O bir günden fazla yaşamaz.He won't live more than one day.
O bir günden fazla yaşamayacak.He will not live more than one day.
Onun sıkı bir bütçeyle yaşamaya alışkın olmadığı açıktır.It's obvious that he's not used to living on a tight budget.
O çok daha uzun yaşamayacak.She won't live much longer.
Yaşamak istemiyorum.I don't want to live.
Fransa'da yaşamak isterim.I would like to live in France.
Zavallı adam oğlunun saadetini görecek kadar yaşamadı.The poor man didn't live long enough to see his son's happiness.
Tom'un hayali Fransa'nın güneyinde küçük bir kasabada yaşamak.Tom's dream is to live in a small town in the south of France.
Tom doğumdan sonra yaşama inanır.Tom believes in life after birth.
Tom doğumdan sonra yaşama inanıyor.Tom believes in life after birth.
Fince öğrenemem çünkü Finlandiya'da yaşamak istemiyorum.I cannot learn Finnish because I don't want to live in Finland.
O şimdi Tokyo'da yaşamaktadır.He lives in Tokyo now.
O, caddenin karşısında yaşamaktadır.He lives across the street.
Almanya'da yaşamak istediğin doğru mu?Is it true that you wanted to live in Germany?
Almanya'da yaşamak istediğiniz doğru mu?Is it true that you wanted to live in Germany?
Şehirde yaşamak istiyorum.I want to live in the city.
Avustralya'da yaşamak istiyorum.I want to live in Australia.
İngilizcede akıcı olmak için ne kadar süre İngiltere'de yaşamalıyım?How long should I live in England in order to become fluent in English?
Onun yaşamak için sadece altı ayı var.He has only six months to live.
Yaşamak için sadece altı ayı var.She has only six months to live.
Almanya'da yaşamak istiyor musun?Do you want to live in Germany?
Kimse ülkemde yaşamak istemedi.Nobody wanted to live in my country.
Hiç kimse ülkemde yaşamak istemiyor.Nobody wants to live in my country.
Sence o hala benimle yaşamak istiyor mu?Do you think she still wants to live with me?
Onun hâlâ benimle yaşamak istediğini düşünüyor musun?Do you think he still wants to live with me?
O doğaya daha yakın yaşamak istiyor.He wants to live closer to nature.
O, doğaya daha yakın yaşamak istiyor.She wants to live closer to nature.
Eğer iyi yemek yerseniz daha uzun yaşamanız olasıdır.If you eat well, you're likely to live longer.
Tom'un Boston'da yaşamadığını nasıl öğrendin?How did you learn that Tom wasn't living in Boston?
O dışa bağımsız yaşamaktadır.He lives off the grid.
Şehirde yaşamak istemiyor.He doesn't want to live in the city.
Şehirde yaşamak istiyor.She wants to live in the city.
O, kentte yaşamak istiyor.He wants to live in the city.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod