Ana içeriğe geç
Sözlük

yasama gücü ile cümle

yasama gücü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Senatonun yasama gücü yoktu.The Senate possessed no legislative powers.
Tasavvur edilen parlamento, yasama gücünü devralacaktı, ancak bu hiçbir zaman olmadı.An envisioned parliament was to inherit legislative power, but that never happened.
Yasama gücü (sembolik olarak) kral ve parlamento arasında 1975 yılına kadar paylaşılmıştır.Legislative power was (symbolically) shared between the King and the Riksdag until 1975.
Ülkede yasama gücü parlamentonun elinde bulunmaktadır.Legislative power is vested in the Parliament.
İngiltere'nin Avustralya üzerindeki bütün yasama gücü Avustralya Akti (1986) ile sona ermiştir.Australia's full independence from the UK was achieved with the Australia Act 1986.
Artık yaşama gücümü kaybettim" diye yazmıştır.He said to him, 'My life is over.
‹‹Yaşama gücüm tükendi, günlerim kısaldı, Mezar gözlüyor beni."My spirit is consumed. My days are extinct, And the grave is ready for me.
Yasama gücü ve kanun koyma yetkisi münhasıran Yüce Allah'a aittir.the legislative power and competence to establish laws belongs exclusively to God Almighty.
İslam'ın Kutsal Yasa koyucusu, tek yasama gücüdür.The Sacred Legislator of Islam is the sole legislative power.
Ülkede yasama gücü parlamentonun elinde bulunmaktadır.Die gesetzgebende Gewalt liegt beim Parlament.
Ülkede yasama gücü parlamentonun elinde bulunmaktadır.Le pouvoir législatif est aux mains du Parlement.
Artık yaşama gücümü kaybettim" diye yazmıştır.Elle dit : « Malheur à moi !
Tasavvur edilen parlamento, yasama gücünü devralacaktı, ancak bu hiçbir zaman olmadı.Néanmoins, ces conventions devaient être ratifiées par le Parlement, ce qui ne s’est jamais produit.
Senatonun yasama gücü yoktu.Cependant, le conseil n'avait aucun pouvoir législatif.
Cumhuriyet döneminde senatonun otoritesi çok yüksekti fakat yasama gücü yoktu.Au Moyen Âge, ce n'était qu'une maison forte sans droit de justice.
Hükümdar, hukukun çerçevesindeki yasama gücünden başka bir güce sahip değidir.Teóricamente, el soberano posee un derecho de reserva sobre cada una de las leyes.
Ülkede yasama gücü parlamentonun elinde bulunmaktadır.Al Parlamento le corresponde el poder legislativo.
Giger onun hakkında "İçi inanılmaz bir yaşama gücüyle doluydu.Se dice que Enrique fue "cautivado por una increíble dicha" ante este hecho.
Ülkede yasama gücü parlamentonun elinde bulunmaktadır.Il potere legislativo spetta al Parlamento.
Senatonun yasama gücü yoktu.У сената не было законодательной инициативы.
Yasama gücü halka aittir ve yalnızca ona ait olabilir.Вся власть в Эстонии должна принадлежать народу и только народу.
İngiltere'nin Avustralya üzerindeki bütün yasama gücü Avustralya Akti (1986) ile sona ermiştir.Полная независимость Австралии от Великобритании (1986; Australia Act).
Yasama gücü (sembolik olarak) kral ve parlamento arasında 1975 yılına kadar paylaşılmıştır.كانت السلطة التشريعية (رمزياً) مشتركة بين الملك والبرلمان حتى عام 1975.
Ülkede yasama gücü parlamentonun elinde bulunmaktadır.وهكذا فإن السلطة التشريعية هي فقط في يد البرلمان.
Yasama gücü, Kosova Meclisi ve kendi yetkilerine sahip bakanlardadır.تناط السلطة التشريعية في كل من جمعية كوسوفو وزراء ضمن اختصاصاتها .
Artık yaşama gücümü kaybettim" diye yazmıştır.Ele dizia: "Eu perdi minha reputação, eu esqueci minha verdade.
Tasavvur edilen parlamento, yasama gücünü devralacaktı, ancak bu hiçbir zaman olmadı.De president heeft de bevoegdheid gratie te verlenen, maar dit is nog nooit gebeurd.
Senatonun yasama gücü yoktu.Senat nie posiadał prawa inicjatywy ustawodawczej.
Ülkede yasama gücü parlamentonun elinde bulunmaktadır.Władza ustawodawcza w rękach parlamentu.
Yasama gücü halka aittir ve yalnızca ona ait olabilir.Dar życia jest darem Jah i tylko jemu przynależy prawo do odebrania go.
Ülkede yasama gücü parlamentonun elinde bulunmaktadır.Den lagstiftande makten innehas av parlamentet.
Senatonun yasama gücü yoktu.Асамблеї не мали законодавчої влади.
Ülkede yasama gücü parlamentonun elinde bulunmaktadır.Zákonodárnou moc má parlament.
Tasavvur edilen parlamento, yasama gücünü devralacaktı, ancak bu hiçbir zaman olmadı.Zamýšlené změny mohly být realizovány jen se souhlasem císaře, k čemuž nikdy nedošlo.
Ülkede yasama gücü parlamentonun elinde bulunmaktadır.Parlamentul deține în acest caz puterea legislativă.
Senatonun yasama gücü yoktu.Senatul avea drept de veto.
Hükümdar, hukukun çerçevesindeki yasama gücünden başka bir güce sahip değidir.91. - Regele nu are alte puteri decât acele date lui prin Constituțiune. ”
Senatonun yasama gücü yoktu.Az elnöknek nem volt semmi törvényhozási joga.
Senatonun yasama gücü yoktu.Senaatilla ei ollut valtaa säätää lakeja.
Giger onun hakkında "İçi inanılmaz bir yaşama gücüyle doluydu.Rajalan mukaan se ”on vahva teksti, vimmaisen innostuksen vallassa kirjoitettu”.
Ülkede yasama gücü parlamentonun elinde bulunmaktadır.Τα δικαιώματα στο Μπαγκλαντές κατοχυρώνονται στο σύνταγμα της χώρας.
Senatonun yasama gücü yoktu.Landstinget havde lovgivende magt.
Cumhuriyet döneminde senatonun otoritesi çok yüksekti fakat yasama gücü yoktu.I republikken hadde senatet stor autoritet, men var ingen lovgivende makt.
Senatonun yasama gücü yoktu.Senat tidak memiliki kekuasaan legislatif.
Senatonun yasama gücü yoktu.朝廷的兵部沒有實權。
Yasama gücü halka aittir ve yalnızca ona ait olabilir.人類的法則是屬於實際法,只能套用至人類。
Senatonun yasama gücü yoktu.Президентът няма пряка законодателна власт.
Yasama gücü (sembolik olarak) kral ve parlamento arasında 1975 yılına kadar paylaşılmıştır.Zákonodarná moc bola rozdelená medzi kráľa a parlament do roku 1975.
Tasavvur edilen parlamento, yasama gücünü devralacaktı, ancak bu hiçbir zaman olmadı.To by si ale vyžadovalo úplne prebudovanie Milána, čo sa samozrejme nikdy nestalo.
Tasavvur edilen parlamento, yasama gücünü devralacaktı, ancak bu hiçbir zaman olmadı.Zakon je svetu dovolil zvišanje davkov, čeprav te moči ni nikoli izkoristil.
Yasama gücü halka aittir ve yalnızca ona ait olabilir.Strukturni kapital je last organizacije in ga lahko ta zadrži.
Senatonun yasama gücü yoktu.Papeštvo ni imelo pomembne moči.
Senatonun yasama gücü yoktu.Įstatyminės galios neturėjo.
Ülkede yasama gücü parlamentonun elinde bulunmaktadır.Įstatymų leidybos galia yra Nacionalinės asamblėjos rankose.
Senato evvelce halk meclislerinin elinde olan tüm yasama gücünü ve hukukî yetkileri kendisinde toplamıştı.Egiptuse Relvajõudude Ülemnõukogu võttis endale laialdased täidesaatvad ja seadusandlikud volitused.
‹‹Yaşama gücüm tükendi, günlerim kısaldı, Mezar gözlüyor beni.Ajalku sudah dekat, hampir putuslah napasku; hanyalah kuburan yang tinggal bagiku
‹‹Yaşama gücüm tükendi, günlerim kısaldı, Mezar gözlüyor beni.Brudt er min Ånd, mine Dage slukt, og Gravene venter mig;
‹‹Yaşama gücüm tükendi, günlerim kısaldı, Mezar gözlüyor beni.Dech mój skażony jest; dni moje giną; groby mię czekają.
‹‹Yaşama gücüm tükendi, günlerim kısaldı, Mezar gözlüyor beni.Duh moj je raztresen, dnevi mi dotekajo, grobovi me čakajo.
‹‹Yaşama gücüm tükendi, günlerim kısaldı, Mezar gözlüyor beni.Dýchání mé ruší se, dnové moji hynou, hrobu blízký jsem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod