yasaları ile cümle

yasaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bu mücadele, kişinin, hayatını Kur'an'da yazılı bulunan ahlâk yasalarına göre yaşamasının mücadelesidir.코란에 적힌 도덕적 규범대로 살아가기 위한 투쟁인 것입니다.
Bu mücadele, kişinin, hayatını Kur'an'da yazılı bulunan ahlâk yasalarına göre yaşamasının mücadelesidir.Είναι ένας αγώνας για να προσπαθούμε να ζούμε σύμφωνα με τους ηθικούς κανόνες που υπάρχουν στο Κοράνι.
Bu mücadele, kişinin, hayatını Kur'an'da yazılı bulunan ahlâk yasalarına göre yaşamasının mücadelesidir.Това е борба да се опитваме да живеем според моралния кодекс, който е записан в Корана.
Bu mücadele, kişinin, hayatını Kur'an'da yazılı bulunan ahlâk yasalarına göre yaşamasının mücadelesidir.Это борьба, дающая возможность жить так, чтобы соответствовать моральным нормам, записанным в Коране.
Bu mücadele, kişinin, hayatını Kur'an'da yazılı bulunan ahlâk yasalarına göre yaşamasının mücadelesidir.זהו מאבק לנסות לחיות חיים שנקבעו בקודים המוסריים הכתובים בקוראן.
Bu mücadele, kişinin, hayatını Kur'an'da yazılı bulunan ahlâk yasalarına göre yaşamasının mücadelesidir.هو نضال لتحاول و لتعيش حياة تحكمها القواعد الاخلاقية المذكورة في القرآن.
Bu mücadele, kişinin, hayatını Kur'an'da yazılı bulunan ahlâk yasalarına göre yaşamasının mücadelesidir.人生を生きる際に伴う苦闘なのです 本来の解釈では キリスト教徒にとっての「慈悲」と同じくらい
Bunları tespit edin ki Gandhi'nin İngilizlerin Tuz Yasaları için yaptığını yapalım.Findet heraus, welche dies sind und lasst uns das tun, was Gandhi mit den Salzgesetzen der Briten tat.
Bunları tespit edin ki Gandhi'nin İngilizlerin Tuz Yasaları için yaptığını yapalım.Identificarlas y así haremos con ellas lo que hizo Gandhi con la Ley de la Sal de los británicos
Bunları tespit edin ki Gandhi'nin İngilizlerin Tuz Yasaları için yaptığını yapalım.Identificatele e poi facciamo di esse ciò che Gandhi fece con la Legge sul sale degli Inglesi.
Bunları tespit edin ki Gandhi'nin İngilizlerin Tuz Yasaları için yaptığını yapalım.Identifikasilah dan beraksilah sebagaimana Gandhi beraksi terhadap Undang-undang Garam yang dibuat Inggris.
Bunları tespit edin ki Gandhi'nin İngilizlerin Tuz Yasaları için yaptığını yapalım.Spoor ze op en dan laat ons met ze doen wat Gandhi deed met de Zout Wetten van de Britten.
Bunları tespit edin ki Gandhi'nin İngilizlerin Tuz Yasaları için yaptığını yapalım.تعرفوا على هذه القوانين ثم دعونا نفعل ما فعله غاندي عندما تحدى قانون الملح البريطاني
Bunları tespit edin ki Gandhi'nin İngilizlerin Tuz Yasaları için yaptığını yapalım.それには従いませんと宣言してください。
Bunun anlamı şu; bu konferansta küçük şeyler yapmak ve Moore yasaları hakkında yeterince konuştuk.우리가 이 회의에서 무어의 법칙이라든지,뭘 작게 만드는 것에 대해서만 많이 얘기를 했기때문에, 크게 만드는 것에 대해서 한번 얘기합시다.
Bunun anlamı şu; bu konferansta küçük şeyler yapmak ve Moore yasaları hakkında yeterince konuştuk.מכיוון שדיברנו הרבה על חוק מור ומיזעור של דברים בכנס הזה, אז הבה ונדבר על לעשות את הדברים גדולים.
Bunun Kenya yasalarına aykırı bir şey olduğunu öğrendim.Aprendí que es anticonstitucional en Kenia.
Bunun Kenya yasalarına aykırı bir şey olduğunu öğrendim.Descobri que era ilegal no Quénia.
Bunun Kenya yasalarına aykırı bir şey olduğunu öğrendim.Ho imparato che era illegale in Kenya.
Bunun Kenya yasalarına aykırı bir şey olduğunu öğrendim.Ich erfuhr, dass sie gegen das Gesetz in Kenia verstößt.
Bunun Kenya yasalarına aykırı bir şey olduğunu öğrendim.Ik leerde ook dat het tegen de wet was in Kenia.
Bunun Kenya yasalarına aykırı bir şey olduğunu öğrendim.Jag fick reda på att det var emot lagen i Kenya.
Bunun Kenya yasalarına aykırı bir şey olduğunu öğrendim.J'ai appris que c'était illégal au Kenya.
Bunun Kenya yasalarına aykırı bir şey olduğunu öğrendim.케냐 법에 어긋나는 일이라는 걸 배웠습니다.
Bunun Kenya yasalarına aykırı bir şey olduğunu öğrendim.Saya baru tahu bahwa hal tersebut ilegal di Kenya.
Bunun Kenya yasalarına aykırı bir şey olduğunu öğrendim.Tôi biết rằng nó trái lại luật pháp của Kenya.
Bunun Kenya yasalarına aykırı bir şey olduğunu öğrendim.Że zakazuje go prawo Kenii.
Bunun Kenya yasalarına aykırı bir şey olduğunu öğrendim.Zistila som, že je v Keni protizákonná.
Bunun Kenya yasalarına aykırı bir şey olduğunu öğrendim.Zjistila jsem, že je v Keni protizákonný.
Bunun Kenya yasalarına aykırı bir şey olduğunu öğrendim.Έμαθα ότι στη Κένυα είναι παράνομο.
Bunun Kenya yasalarına aykırı bir şey olduğunu öğrendim.Разбрах, че е незаконна в Кения.
Bunun Kenya yasalarına aykırı bir şey olduğunu öğrendim.Я дізналася, що вона була протизаконною у Кенії.
Bunun Kenya yasalarına aykırı bir şey olduğunu öğrendim.Я узнала, что в Кении это противозаконно.
Bunun Kenya yasalarına aykırı bir şey olduğunu öğrendim.כשהייתי בת 13, נקרא הטלת מום באברי המין הנקביים.
Bunun Kenya yasalarına aykırı bir şey olduğunu öğrendim.تعلمت أنه كان مخالفا للقانون في كينيا.
Bunun Kenya yasalarına aykırı bir şey olduğunu öğrendim.私は教育を得るために 自分の体を傷つける必要などなかったのです
Bu üç sorunun cevabını Isaac Newton, hareketin temel yasalarını 17. yy'da tanımladıktan sonra alabildik.Ответы на эти вопросы появились лишь только в 17 веке, когда Исаак Ньютон описал основные законы движения.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Ale iżby się wypełniło słowo, które jest w zakonie ich napisane: Że mię darmo mieli w nienawiści.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Ale to preto, aby sa naplnilo slovo, napísané v ich zákone, že ma nenávideli bez príčiny.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Ali to se godi, da se izpolni beseda, ki je pisana v njih postavi: „Sovražili so me brez vzroka“.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.[azért lõn így,] hogy beteljesedjék a mondás, a mely megiratott az õ törvényökben: Ok nélkül gyûlöltek engem.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Daardoor wordt werkelijkheid wat in hun wet staat: "Zij hebben mij zonder reden gehaat.' (A)
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Dar lucrul acesta s'a întîmplat ca să se împlinească vorba scrisă în Legea lor: ,M'au urît fără temei.`
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Doch daß erfüllet werde der Spruch, in ihrem Gesetz geschrieben: "Sie hassen mich ohne Ursache."
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Dog, det Ord, som er skrevet i deres Lov, må opfyldes: De hadede mig uforskyldt.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Dường ấy , để cho ứng_nghiệm lời đã chép trong luật_pháp họ rằng : Họ ghét ta vô_cớ .
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Dường ấy, để cho ứng nghiệm lời đã chép trong luật pháp họ rằng: Họ ghét ta vô cớ.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.그러나 이는 저희 율법에 기록된바 저희가 연고 없이 나를 미워하였다한 말을 응하게 하려 함이니라
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Mais cela est arrivé afin que s`accomplît la parole qui est écrite dans leur loi: Ils m`ont haï sans cause.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Mas isto é para que se cumpra a palavra que está escrita na sua lei: Odiaram-me sem causa.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Men det ordet skulle ju fullbordas, som är skrivet i deras lag: 'De hava hatat mig utan sak.'
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Men dette er skjedd forat det ord skal opfylles som er skrevet i deres lov: De hatet mig uten årsak.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Mutta se sana oli käyvä toteen, joka on kirjoitettuna heidän laissaan: `He ovat vihanneet minua syyttä`.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Pero esto sucedió para cumplir la palabra que está escrita en la ley de ellos: Sin causa me aborrecieron
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Questo perché si adempisse la parola scritta nella loro Legge: Mi hanno odiato senza ragione
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Αλλα τουτο εγεινε δια να πληρωθη ο λογος, ο γεγραμμενος εν τω νομω αυτων, Οτι εμισησαν με δωρεαν.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.А Исус извърши пред учениците още много други знамения, които не са вписани в тая книга.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Но да сбудется слово, написанное в законе их: возненавидели Меня напрасно.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.Та щоб справдилось слово, написане в законї їх: Що зненавиділи мене дармо.
Bu, yasalarında yazılı, ‹Yok yere benden nefret ettiler› sözü yerine gelsin diye oldu.אך למלאת דבר הכתוב בתורתם שנאת חנם שנאוני׃

İlgili Sayfalar