yasadışı ile cümle

yasadışı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bazılarına göre yasadışı materyalleri yayarak bu işten çok para kazanıyorsunuz.אומרים שעשית הרבה כסף .מהפצה של חומרים לא חוקיים
Bazılarına göre yasadışı materyalleri yayarak bu işten çok para kazanıyorsunuz.البعض يقول بأنك كسبت الكثير من المال عن طريق نشر مواد غير قانونية
Bazılarına göre yasadışı materyalleri yayarak bu işten çok para kazanıyorsunuz.サイト維持にも 金がかかるんだ
Beyler, Nijerya'da eşcinsellik yasadışı ama onları linç etmek?Kom igen nu, homosexualitet är kriminellt i Nigeria, men att mobb-misshandla dem?
Beyler, Nijerya'da eşcinsellik yasadışı ama onları linç etmek?Kommt schon Leute, Homosexualität ist in Nigeria verboten, aber Lynchprügel?
Beyler, Nijerya'da eşcinsellik yasadışı ama onları linç etmek?Kom op jongens, homoseksualiteit is verboden in Nigeria, maar iemand in elkaar slaan?
Beyler, Nijerya'da eşcinsellik yasadışı ama onları linç etmek?Ok, l'homosexualité est illégale au Nigéria mais que la foule les tabasse, vraiment?
Bildiğim kadarıyla eşcinsellik 71 ülkede yasadışı ve bu ülkelerden 8"inde cezası ölüm.내 생각에 동성애는 71개 국가에서 불법이고 이 중 8개 국가에서는 사형까지 가능하다.
Bildiğim kadarıyla eşcinsellik 71 ülkede yasadışı ve bu ülkelerden 8"inde cezası ölüm.Azt hiszem, hogy a homoszexualitás ma még 71 országban illegális és nyolc országban hallállal büntetik.
Bildiğim kadarıyla eşcinsellik 71 ülkede yasadışı ve bu ülkelerden 8"inde cezası ölüm.Cred ca homosexualitatea este ilegala in 71 de tari si in 8 dintre acestea este pedepsita cu moartea.
Bildiğim kadarıyla eşcinsellik 71 ülkede yasadışı ve bu ülkelerden 8"inde cezası ölüm.Jeg mener, homoseksualitet er ulovligt I 71 lande og straffes med døden i otte af disse.
Bildiğim kadarıyla eşcinsellik 71 ülkede yasadışı ve bu ülkelerden 8"inde cezası ölüm.Myslím, že homosexualita je ešte dnes v 71 krajinách ilegálna, v ôsmich štátoch je trestaná smrťou.
Bildiğim kadarıyla eşcinsellik 71 ülkede yasadışı ve bu ülkelerden 8"inde cezası ölüm.Myslím, že homosexualita je ještě dnes v 71 zemích ilegální, v osmi zemích je trestána smrtí.
Bildiğim kadarıyla eşcinsellik 71 ülkede yasadışı ve bu ülkelerden 8"inde cezası ölüm.Saya pikir homoseksual melanggar hukum di 71 negara dan di delapan dari semua negara malah dihukum mati.
Bildiğim kadarıyla eşcinsellik 71 ülkede yasadışı ve bu ülkelerden 8"inde cezası ölüm.Toi cho rang dong tinh luyen ai la bat hop phap tai 71 quoc gia, trong do co 8 nuoc co muc an phat tu hinh.
Bildiğim kadarıyla eşcinsellik 71 ülkede yasadışı ve bu ülkelerden 8"inde cezası ölüm.Uskon, että homoseksuaalisuus on yhä laitonta 71 maassa ja kahdeksassa maassa siitä saa kuolemanrangaistuksen.
Bildiğim kadarıyla eşcinsellik 71 ülkede yasadışı ve bu ülkelerden 8"inde cezası ölüm.Volgens mij is homoseksualiteit in 71 landen momenteel illegaal, in acht daarvan staat er de doodstraf op.
Bildiğim kadarıyla eşcinsellik 71 ülkede yasadışı ve bu ülkelerden 8"inde cezası ölüm.Wydaje mi się, że obecnie homoseksualizm jest zakazany w 71 państwach, w 8 krajach karany jest śmiercią.
Bildiğim kadarıyla eşcinsellik 71 ülkede yasadışı ve bu ülkelerden 8"inde cezası ölüm.Zdi se mi, da je homoseksualnost kazniva v 71 državah in v osmih od teh je zanjo predpisana celo smrtna kazen.
Bildiğim kadarıyla eşcinsellik 71 ülkede yasadışı ve bu ülkelerden 8"inde cezası ölüm.Νομίζω ότι η ομοφυλοφιλία είναι παράνομη σε 71 χώρες, και σε οκτώ εξ αυτών τιμωρείται με θάνατο.
Bildiğim kadarıyla eşcinsellik 71 ülkede yasadışı ve bu ülkelerden 8"inde cezası ölüm.Мисля, че хомосексуализмът е незаконен в 71-на страни и в осем от тях се наказва със смърт.
Bildiğim kadarıyla eşcinsellik 71 ülkede yasadışı ve bu ülkelerden 8"inde cezası ölüm.وأعتقد أن الشذوذ الجنسي غير قانوني في 71 بلدا، وتم ادانته رسميا في ثمانية بلدان مع عقوبة الإعدام.
Bildiğim kadarıyla eşcinsellik 71 ülkede yasadışı ve bu ülkelerden 8"inde cezası ölüm.同性愛への認知度がわずか2パーセント前後という国々もあります。
Birleşik Krallık’ta yasadışı uyuşturucu kullanımından ileri gelen hasar türlerini analiz eden yeniA népesség halandóságának becsléseiben Lisszabon és Dánia nem szerepelt.
Birleşik Krallık’ta yasadışı uyuşturucu kullanımından ileri gelen hasar türlerini analiz eden yeniZ odhadů nedávné zprávy, která se zabývala typy újmy způsobenými nezákonným užíváním drog ve
Bizim kanunlarımız var, Ve yasadışı boşaltım olamaz, bu kanuna aykırı" dedi.Chúng tôi có pháp luật và chúng tôi không thể đổ dầu bất hợp pháp được, đó là trái pháp luật"
Bu alandaki sorunlardan biri, yasadışı ve yasal maddelerin göreli rollerini ayırt etmenin güç olabilmesidir.Ena izmed težav na tem področju je, da je težko razločiti relativni vlogi prepovedanih in dovoljenih drog.
Bu alandaki sorunlardan biri, yasadışı ve yasal maddelerin göreli rollerini ayırt etmenin güç olabilmesidir.Esta abordagem é particularmente pertinente no caso das intervenções
Bu alandaki sorunlardan biri, yasadışı ve yasal maddelerin göreli rollerini ayırt etmenin güç olabilmesidir.Jedným z problémov v tejto oblasti je to, že relatívne úlohy nelegálnych a legálnych látok je ťažké odlíšiť.
Bu alandaki sorunlardan biri, yasadışı ve yasal maddelerin göreli rollerini ayırt etmenin güç olabilmesidir.Употребата на алкохол сред младите хора е област на нарастващо безпокойство в Европа, като през 2006г.
Bu bölgede tomrukçuluğu, madenciliği ve özellikle yasadışı avlanmayı yasaklayan bir mevzuat vardıCi sono regole che proibiscono di abbattere alberi, scavare e fare bracconaggio.
Bu bölgede tomrukçuluğu, madenciliği ve özellikle yasadışı avlanmayı yasaklayan bir mevzuat vardıCó những điều lệ rằng đốn gỗ, khai mỏ và săn trộm bị cấm.
Bu bölgede tomrukçuluğu, madenciliği ve özellikle yasadışı avlanmayı yasaklayan bir mevzuat vardıDass es Regeln gibt, und dass Holzfällen, Bergbau und besonders Wilderei verboten sind.
Bu bölgede tomrukçuluğu, madenciliği ve özellikle yasadışı avlanmayı yasaklayan bir mevzuat vardıEr is regelgeving dat het verboden is hout te kappen, mijnbouw te plegen en te stropen.
Bu bölgede tomrukçuluğu, madenciliği ve özellikle yasadışı avlanmayı yasaklayan bir mevzuat vardıIstnieje regulamin, który zabrania zwłaszcza wycinania drzew, górnictwa i kłusownictwa.
Bu bölgede tomrukçuluğu, madenciliği ve özellikle yasadışı avlanmayı yasaklayan bir mevzuat vardı규정이 있고 특히 채광, 밀렵, 벌채는 안 된다고요
Bu bölgede tomrukçuluğu, madenciliği ve özellikle yasadışı avlanmayı yasaklayan bir mevzuat vardıQue hay reglamentos que prohiben la tala de árboles, la minería y la caza furtiva, específicamente.
Bu bölgede tomrukçuluğu, madenciliği ve özellikle yasadışı avlanmayı yasaklayan bir mevzuat vardıSunt legi prin care se interzice taierea copacilor, mineritul si mai ales braconajul.
Bu bölgede tomrukçuluğu, madenciliği ve özellikle yasadışı avlanmayı yasaklayan bir mevzuat vardıИма закони които казват, че е забранено да се изсичат дървета, да се копае, и да се бракониерства.
Bu bölgede tomrukçuluğu, madenciliği ve özellikle yasadışı avlanmayı yasaklayan bir mevzuat vardıשיש כאן חוקים שאסור כאן לכרות עצים, לכרות [מינרלים] ולצוד, במיוחד.
Bu bölgede tomrukçuluğu, madenciliği ve özellikle yasadışı avlanmayı yasaklayan bir mevzuat vardıيوجد لوائح تمنع القيام بقطع الآشجار والتعدين والصيد غير المشروع ,على وجه التحديد .
Bu bölgede tomrukçuluğu, madenciliği ve özellikle yasadışı avlanmayı yasaklayan bir mevzuat vardı特に伐採、採掘、横領は禁止です しかし、彼らはこう言いました。「お前たち
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Ani to nie je plán. Je to ilegálne.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Auch das ist kein Plan; es ist illegal.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Ce n'est pas un plan non plus ; c'est illégal.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Dat is ook geen plan. Het is illegaal.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Det är inte heller en plan; det är olagligt.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Đó cũng không phải là kế hoạch; điều đó phạm pháp.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Esto tampoco es un plan, eso es ilegal.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Ez sem terv, különben is törvénysértés.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Isso também não é um plano. É mesmo ilegal.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Itu juga bukan rencana, itu ilegal.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.그것도 계획이 아닙니다. 그건 불법입니다.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Nemmeno questo è un programma: è un reato.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Nici ăsta nu-i un plan. E ilegal.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.To taky není plán; a je to nelegální.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.To też nie jest plan, to jest nielegalne.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Ούτε αυτό είναι σχέδιο· είναι παράνομο.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Това също не е план; нелегално е.
Bu da bir plan değil, üstelik yasadışı.Це зовсім не план, це незаконно.

İlgili Sayfalar