Ana içeriğe geç
Sözlük

yas ile cümle

yas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O, yasalara aykırıdır.That's against the law.
Yasanın emrettiği bu.It is what the law ordains.
Bu yaşamlarımız üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.It has an important influence upon our lives.
Gelenek, öyleyse, insan yaşamının büyük bir rehberidir.Custom, then, is the great guide of human life.
Sonra yaşlı adama aynı dilde merhaba dedi.Then he said hello to the old man in the same language.
Bu hikâye bana çok uzun zaman önce yaşadığım bir tecrübeyi hatırlatıyor.The story reminds me of an experience I had long ago.
Yaşlı bayan hastalığından beri oldukça halsiz.The old lady has been rather feeble since her illness.
Yaşlı kadın düştü ve kalkamadı.The old woman fell and could not get up.
Yaşlı hanımefendi bana istasyona giden yolu gösterecek kadar kibardı.The old lady was kind enough to show me the way to the station.
Yaşlı bayan kız torununa gülümsedi.The old lady smiled at her granddaughter.
Yaşlı kadın bana iki ilginç kitap verdi.The old woman gave me two interesting books.
Yaşlı hanımefendi tepeye kadar yavaşça yürüdü.The old lady walked slowly up the hill.
Yaşlı kadın merdivenlere güçlükle tırmandı.The old lady climbed the stairs with difficulty.
Yaşlı kadın neredeyse çiğneniyordu.The old woman was nearly run over.
Yaşlı kadın kaşlarını çattı.The old woman knitted her brows.
Yaşlı çift yan yana oturdu.The old couple sat side by side.
Yaşlı çift yan yana oturuyordu.The old couple sat side by side.
Yaşlı çiftin çocukları yoktu.The old couple had no children.
Ateş ve sürekli öksürme yaşlı kadını zayıflattı.Fever and constant coughing weakened the old lady.
Yaşlı adamın bir gözü kördür.The old man is blind in one eye.
Yaşlı adam yoksullara çok miktarda para katkısında bulundu.The old man contributed a large sum of money to the poor.
Yaşlı adam üzgün görünüyor.The old man looks sad.
Yaşlı adam ona küçük bir bebek verdi.The old man gave her a small doll.
Yaşlı adam emekli maaşı ile geçiniyor.The old man lives on his pension.
Yaşlı adam tek başına yaşadı.The old man lived by himself.
Yaşlı adam yolu dikkatlice yürüyerek geçti.The old man walked across the road carefully.
Yaşlı adam yere düştü.The old man fell down on the ground.
Yaşlı adam büyük bir balık yakaladı.The old man caught a big fish.
Yaşlı adama torunu tarafından eşlik edildi.The old man was accompanied by his grandchild.
Yaşlı adam geçen hafta öldü.The old man died last week.
Yaşlı adam yaşama isteğini kaybetti.The old man lost the will to live.
Yaşlı adam içine kapanmıştı.The old man kept to himself.
Yaşlı adam insanlardan uzaktı.The old man kept to himself.
Yaşlı adam insanlarla iç içe değildi.The old man kept to himself.
Yaşlı adam ormanda kayboldu mu?Did the old man get lost in the forest?
Yaşlı adam personeline dayandı.The old man leaned on his staff.
Yaşlı adam bazen kendi kendine konuşur.The old man sometimes talks to himself.
Yaşlı adam bana saati sordu.The old man asked me the time.
Yaşlı adam bana tuhaf bir hikaye anlattı.The old man told me a strange story.
Yaşlı adam para için bana yalvardı.The old man begged me for money.
Yaşlı adam benimle Fransızca konuştu.The old man spoke to me in French.
Yaşlı adam küçük tilkiyi tuzaktan kurtardı.The old man freed the little fox from the trap.
Yaşlı adam oturdu.The old man sat down.
Yaşlı adam akıllı görünüyordu.The old man looked wise.
Yaşlı adam göründüğü kadar cimri değildi.The old man was not as mean as he looked.
Ayı geldiğinde yaşlı adam derin uykudaydı.The old man was fast asleep when the bear came.
Yaşlı adamın yeterince parası var.The old man has enough money.
Yaşlı adam tepede durdu.The old man stood on the hill.
Yaşlı adamı memnun etmek zordur.The old man is hard to please.
Yaşlı adam bir araba tarafından ezilmekten kıl payı kurtuldu.The old man narrowly escaped being run over by a car.
Yaşlı adam açlıktan ölüyordu.The old man was starved to death.
Yaşlı adam bir şey söyledi.The old man said something.
Yaşlı adam tek başına yaşıyor.The old man lives by himself.
Yaşlı adam kendi başına yaşamaktadır.The old man lives by himself.
Yaşlı adam başarımızı öngördü.The old man predicted our success.
Yaşlı adam vasiyetini yaptı.The old man made out his will.
Yaşlı adam aniden durdu ve geriye baktı.The old man stopped suddenly and looked back.
Yaşlı adam zamanının çoğunu gençliğine bakarak geçirdi.The old man spent most of his time looking back on his youth.
Yaşlı adam herkes tarafından sevilirdi.The old man was loved by everyone.
Yaşlı adam yıllarca krala hizmet etti.The old man served the king for many years.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod