Ana içeriğe geç
Sözlük

yas ile cümle

yas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O yaşını başını almış. En azından otuz yaşında.She's no spring chicken. She's at least thirty.
Daha rahat bir hayat yaşamak istiyordu.She wanted to live a more relaxing life.
Daha iyi bilecek kadar yaşlıdır.She is old enough to know better.
O, Londra'da yaşıyor.She is living in London.
O, küçük bir emekli aylığıyla yaşıyor.She lives on a small pension.
Bizim üstümüzde bir apartman dairesinde yaşar.She lives in an apartment above us.
O konfor içinde yaşar.She lives in comfort.
O, bir apartmanda yalnız yaşar.She lives in an apartment alone.
Bu evde tek başına yaşar.She lives in this house by herself.
O kendi başına yurt dışına seyahat etmek için yeterince yaşlı değil.She is not old enough to travel abroad by herself.
Tek başına yaşıyordu.She is used to living alone.
Yalnız yaşamaya alışkın.She is used to living alone.
O yalnız yaşamaya alışkındır.She is used to living alone.
O Yokohama'da yaşıyor.She lives in Yokohama.
Onun kaç yaşında olduğunu düşünüyorsun?How old do you think she is?
O, tam bizim karşımızda yaşar.She lives just across from us.
O yurt dışında yaşıyor.She is living abroad.
Onun yurtdışında yaşadıkları hakkında uzun zaman konuştuk.She talked long of her experiences abroad.
O, okula çok yakın yaşıyor.She lives within a stone's throw of the school.
O, hızla yaşlanıyordu.She was aging quickly.
O, öğreterek yaşamını kazanır.She earns her living by teaching.
O, zengin yaşlı bir adamla evlendi.She married a rich old man.
O, senden iki yıl daha yaşlıdır.She is two years older than you.
O, gölün yanında yaşıyor gibi görünüyor.She seems to be living by the lake.
O beş yaşında.She is five years old.
O, şimdi nerede yaşıyor?Where does she live now?
Onun dışarı çıkması yasaklandı.She is forbidden to go out.
Önümüzdeki şubat ayında on yedi yaşında olacak.She will be seventeen years old next February.
O, yaklaşık bizim yaşımızda bir kızdı.She was a girl of about our age.
O bizim bitişiğimizde yaşıyor.She lives next door to us.
O bizim bitişikte yaşadı.She lived next door to us.
O benim kız kardeşim kadar yaşlı değildir.She is not as old as my sister is.
O benden üç yaş daha büyük.She is three years older than I am.
Beklentilerimize uygun yaşadı.She lived up to our expectations.
O, gelecek yıl yirmi yaşında olacağını söyledi.She said she would be twenty years old the following year.
O, bu kırsal yaşama yavaş yavaş alışıyor.She is getting used to this rural life by degrees.
Aslında Deal'de yaşamıyor.She doesn't actually live in Deal.
O gençken Tokyo'nun banliyölerinde yaşıyordu.She lived in the suburbs of Tokyo when she was young.
O genç görünüyor ama aslına bakarsanız o sizden daha yaşlı.She looks young, but as a matter of fact she is older than you are.
Tüm hayatı boyunca o kasabada yaşadı.She lived all her life in that town.
Teyzesiyle yaşamaya geldi.She came to live with her aunt.
O, bir kulübede tek başına yaşıyordu.She was living alone in a hut.
O, küçük bir gelirle yaşamaya alışkındı.She was used to living on a small income.
Onun 40 yaşın üzerinde olduğunu düşünüyorum.I think she's over 40 years old.
Bence o 40 yaşın üzerinde.I think she's over 40 years old.
Sanırım o 40 yaşın üzerinde.I think she's over 40 years old.
O, yaşam hakkında çok alaycıdır.She is very cynical about life.
Yaşantısının monoton olduğunu söylüyor.She says her life is monotonous.
O lüks içinde yaşardı.She used to live in luxury.
Onun oğlu, hayatı yaşamaya değer kılıyor.Her son makes life worth living.
O, en fazla 18 yaşındadır.She is at most 18 years old.
O, en fazla yirmi yaşındadır.She's at most 20 years old.
Onun kimle yaşadığını düşünüyorsunuz?Who do you think she lives with?
O, şehirde yaşamaktan hoşlanmıyordu.She didn't like living in the city.
O uzun bir ömür yaşadı.She lived a long life.
Sırt ağrısı ile yıllardır sorun yaşıyor.She's been having trouble with back pain for years.
O, kırsalda sakin bir hayat yaşadı.She lived a quiet life in the country.
Başını yastığa koydu.She laid her head down on the pillow.
O yirmi yaşında ilk çocuğunu doğurdu.She gave birth to her first child at twenty years old.
Pazar hariç her gün yaşlı adamı hastanede ziyaret etti.She visited the old man in the hospital every day but Sunday.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod