Tek başıma yaşamak için yeterince yaşlıyım.I'm old enough to live by myself.
Ben, 22 yaşında bir adamım.I am a 22 year-old man.
Ben iki katlı bir evde yaşarım.I live in a two story house.
İki yıl önce Sasayama'da yaşadım.I lived in Sasayama two years ago.
Ben burada otuz yıl yaşadım.I have lived here for thirty years.
Üç yıldır Sasayama'da yaşıyorum.I have lived in Sasayama for three years.
Neredeyse beş yıldır Kanada'da yaşıyorum.I have been living in Canada for almost five years.
60 yaşına geldiğimde işten emekli olmayı umuyorum.I hope to retire from work when I'm 60 years old.
Altı yaşına kadar Osaka'da yaşadım.I lived in Osaka until I was six.
Burada yaşadığını biliyorum.I know that you live here.
Nerede yaşadığınızı biliyorum.I know where you live.
Nerede yaşadığını biliyorum.I know where you live.
Kaç yaşında olduğunu biliyorum.I know how old you are.
Ben senin yaşının iki katı yaşa sahibim.I'm twice your age.
Ben senin erkek kardeşinden daha yaşlıyım.I'm older than your brother.
Senden üç yaş daha gencim.I'm three years younger than you.
Bir apartman dairesinde yaşıyorum.I live in an apartment.
Amerika'da yaşamak istiyorum.I want to make my home in America.
Amerikan günlük yaşamını öğrenmek istiyorum.I want to learn about American daily life.
Yaşlı bir adam arıyorum.I'm looking for an old man.
Geçmişte yaşamamaya çalışıyorum.I try not to dwell on the past.
Ben her zaman isimleri hatırlamada sorun yaşarım.I always have trouble remembering names.
Oyuncakçı dükkanına bitişik yaşıyorum.I live next door to the toy shop.
Ben bir zamanlar Roma'da yaşadım.I once lived in Rome.
Benim sınıfta herhangi bir diğer öğrenciden daha yaşlıyım.I am older than any other student in my class is.
On yıldır burada yaşıyorum.I have lived here for ten years.
Üç yıldır burada yaşıyorum.I have been living here for three years.
60 yılın biraz üzerinde bir süredir burada yaşıyorum.I have lived here a little over 60 years.
Bu on yıl boyunca burada yaşıyorum.I have been living here for these ten years.
Bir aydır dayımla yaşıyorum.I've been living with my uncle for a month.
Bir aydır amcamla yaşıyorum.I've been living with my uncle for a month.
Son on yıldır bu köyde yaşıyorum.I have lived in this village for the past ten years.
Bu telefonu kullanmam yasak.I am forbidden to use this telephone.
Bir markete yakın yaşıyorum.I live close to a convenience store.
Ben sık sık yaşamın anlamı üzerinde düşünürüm.I often meditate on the meaning of life.
Karşıya geçen yaşlı bayanı izledim.I watched the old woman cross the street.
Ben prensip olarak yasağa katılıyorum fakat uygulamada oldukça zor olacak.I agree with the ban in principle, but in practice it will be extremely difficult.
Ben o zaman sadece yedi yaşında bir kızdım.I was only a seven-year-old girl at that time.
Yaşlı beyefendinin caddeyi geçip köşedeki bir mağazaya girdiğini gördüm.I saw the old gentleman cross the street and enter a store on the corner.
Yaşlı adamı haftada iki ya da üç kez gördüm.I saw the old man two or three times a week.
New York'ta yaşamak istiyorum.I'd like to live in New York.
Başlangıçta büyük zorluk yaşadım.I had great difficulty at the beginning.
Tek başıma yaşamak istemiyorum.I don't want to live all by myself.
Beethoven'ın şimdiye kadar yaşamış olanlar kadar büyük bir besteci olduğunu düşünüyorum.I think Beethoven is as great a composer as ever lived.
Kırsalda yalnız yaşamayı tercih ederim.I would rather live alone in the country.
On dört yaşında olacağım.I am going to be fourteen.
Kendime bakmak için yeterince yaşlıyım.I'm old enough to support myself.
Sonunda kent yaşamına alıştım.I've finally got used to urban life.
Çok küçük gelirimle yaşamak zorundayım.I have to live on my very small income.
Daha önce Kobe'de yaşadım.I've lived in Kobe before.
Tek yaşamaya katlanamam.I can't bear living alone.
Yalnız yaşamaya dayanamıyorum.I can't bear living alone.
Yaşlı bir kadınla tanıştım.I met an old woman.
Yalnız yaşamaya alışkınım.I am accustomed to living alone.
Ben alt katta yaşıyorum.I live on the bottom floor.
Ebediyen yaşamak istiyorum.I want to live forever.
Ben istasyona 200 metre mesafede yaşıyorum.I live within 200 meters of the station.
İstasyona yakın yaşamak istiyorum.I want to live close to the station.
İstasyonda biletimi bulurken büyük zorluk yaşadım.I had great difficulty in finding my ticket at the station.
İstasyonun yanında yaşlı bir adamla tanıştım.I met an old man near the station.