Ana içeriğe geç
Sözlük

yardımsever ile cümle

yardımsever kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Yardımseverlik evde başlar.Charity begins at home.
Bildiğim kadarıyla kendisi yardımsever bir kız.As far as I know, she is a kind girl.
Tom daha yardımsever olamazdı.Tom couldn't have been more helpful.
Çok yardımseversin.You were very helpful.
Yardımseverliğiniz için teşekkür ederim.I thank you for your helpfulness.
Tom yardımseverdi.Tom was helpful.
Tom Mary'nin biraz daha yardımsever olmasını umuyordu.Tom expected Mary to be a little more helpful.
Tom bana senin yardımsever olduğunu söyledi.Tom told me you were helpful.
Yardımsever değildim.I wasn't helpful.
Olmam gerektiği kadar yardımsever değildim.I wasn't as helpful as I should've been.
Tom oldukça yardımseverdi.Tom has been quite cooperative.
Tom'un yardımsever bir kalbi var.Tom has a kind heart.
Tom çok yardımseverdir.Tom is very helpful.
Tom Mary kadar yardımsever değil.Tom isn't as helpful as Mary.
Ne kadar yardımsever olduğunu asla unutmayacağım.I'll never forget how helpful you've been.
Tom yardımsever bir adamdı.Tom was a helpful guy.
Tom her zaman bu kadar yardımsever midir?Is Tom always this helpful?
Tom her zaman çok yardımsever midir?Is Tom always so helpful?
Ben yardımseverdim.I was cooperative.
Tom yardımsever değildi.Tom wasn't cooperative.
Tom çok yardımseverdi.Tom was very helpful.
Tom dün çok yardımsever değildi.Tom wasn't very helpful yesterday.
Tom çok canayakın ve yardımsever.Tom is very friendly and helpful.
Tom çok yardımsever olduğumu söyledi.Tom said I was very helpful.
Tom Mary'nin olması gerektiği kadar yardımsever olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary wasn't as cooperative as she should've been.
Tom eskiden olduğu kadar yardımsever değil.Tom isn't as helpful as he used to be.
Tom Mary'nin yardımsever olduğunu söyledi.Tom said that Mary was helpful.
Tom yardımseverdi ama Mary değildi.Tom was helpful, but Mary wasn't.
Tom yardımsever değildi ama Mary yardımseverdi.Tom wasn't helpful, but Mary was.
Sami çok yardımseverdi.Sami was very cooperative.
Tom'un yardımsever olduğunu biliyorum.I know Tom has been helpful.
Tom yardımseverdir.Tom is a Good Samaritan.
1908’de, Amerikalı yardımsever Jacop Schiff “kutsal toprakları” geziyordu.In 1908, the American philanthropist Jacob Schiff was visiting the "holy land".
Cömert, âlicenap, yardımsever, merhametli olan Oruç Reis, ciddî ve sertti.He is unique (wahid) and inherently one (ahad), all-merciful and omnipotent.
Eğitimi yerel tüccarların yardımsever ödemeleriyle finanse edildi.The education was financed by a charitable subscription among local merchants.
Bağışlayıcı ve yardımseverdir.It means The Ever-Forgiving, The All-Forgiving.
Bu Dünya'daki bütün varlıklar ve olaylar aynı sevgi ve yardımseverlikle karşı karşıya getirilmiştir.People in need from all around the country benefited from the same type of assistance and support.
1995'te ise Harry Chapin Yardımseverlik Ödülü'ne sahip olmuştur.In 1995, Jackson received The Harry Chapin Memorial Humanitarian Award.
Dost canlısı ve yardımseverdir.He is friendly and helpful.
Hatalarından dönüp iyi ve yardımsever bir insan olur.Rather, the emphasis is on helping and being a good friend.
Hayatı boyunca yardımseverdi.Her health was delicate throughout her life.
Durum bu kadar aşikar olmasına karşın hükümetlerce, ve hatta yardımseverlerce görmezden gelinir.Yet this obvious truth is ignored by governments and also by philanthropy.
Ve onlar yardım isteyebilecek insanlar değiller, kendileri son derece yardımsever olsalar dahi...And they're not people who like to ask for help, although they are the most helpful people ever.
Alt seviyede yatırımın ve yardımseverliğin birleşimininin büyük bir rolü var.And so, on a micro level, there's a real role for this combination of investment and philanthropy.
Yardımsever dış görünüşün altında, bir çivi kadar sertsin.Beneath your benevolent exterior, you're as hard as nails.
Görüntüde çok yardımseverdim. zamanımı, paramı sakınmıyordum.I gave of my time and my money,
O gerçekten bir sivil sadece bu ama gerçekten çok kibar ve yardımsever bir şekilde.He really did this in not only a civil but a really kind and charitable way.
Üstelik sizi daha yardımsever ve insanları önemseyen biri haline getirir.It even makes you more willing to help and support the people you care about.
Bu da yardımseverlerin kaçırılmayacağı ya da öldürülmeyeceği anlamına geliyordu.And that meant that humanitarian workers wouldn't be kidnapped or killed.
Ichha nazik, sevecen ve yardımsever, Tapasya şımarık, bencil ve kıskanç biri.Ichha is kind, caring and helpful, while Tapasya is spoilt, selfish and jealous.
Cömertliği ve yardımseverliği için sık sık takdir edilirdi.She is often admired for her generosity and charity.
Ne kadar yardımsever olduğunu asla unutmayacağım.Ich werde nie vergessen, wie hilfreich du gewesen bist.
Hayatı boyunca yardımseverdi.Er war sein gesamtes Leben lang Weingärtner.
Köy insanları yardımseverlik, misafirperverlik ve açık gönüllülükleri ile tanınır.Sie zeichnen sich durch Gastfreundschaft, Offenheit und Tatkraft aus.
Yardımsever ve hayırsever kişiliği ile tanınmıştır.L'association est reconnue d'Assistance et de Bienfaisance.
Yörükler yardımsever insanlardır.Les suchis sont des êtres bons envers les humains.
Tom yardımseverdi.Tom cooperaba.
Cömert, âlicenap, yardımsever, merhametli olan Oruç Reis, ciddî ve sertti.Qué del meek, el llorando, y el merciful?
Bu Dünya'daki bütün varlıklar ve olaylar aynı sevgi ve yardımseverlikle karşı karşıya getirilmiştir."Todos mis libros han sido escritos con el mismo amor y la misma sinceridad.
Youth Sport Trust Britanya'da bulunan yardımsever vakıf.Christine Child es una deportista británica que compitió en yudo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod