Samuel ona rica eden herkese yardımcı olur.Samuel helps everyone who asks him.
Bulaşık yıkamada bana yardımcı olabilir misin?Can you help me with the washing up?
Ben Allan'ı başkan yardımcımız olarak ilan ediyorum.I declare Allan as our vice president.
Bu size yardımcı olmaz.This won't help you.
Akşamleyin bir bardak şarap meşgul bir günden sonra gevşememe yardımcı oluyor.A glass of wine in the evening helps me to unwind after a busy day.
İkinize de yardımcı olmak için bir şey yapardım.I would do anything to help you both.
Her gün anneme ev işinde yardımcı olurum.I help my mother with the housework every day.
Yardımcı olmak bizim görevimizdir.It's our duty to help.
Makbuzunuz yoksa size yardımcı olamazlar.They can't assist you if you don't have your receipt.
Ödüller üniversiteye girmene yardımcı olabilir.Awards can help you get into college.
Yoga, onu sakin olmasına yardımcı olur.Yoga helps her to be calm.
Besleyici yiyecek sağlıklı organları desteklemeye yardımcı olur.Nutritious food helps support healthy organs.
Sağlıklı bir şekilde yemek yemek kalp hastalığını önlemeye yardımcı olabilir.Eating healthfully can help prevent heart disease.
Aşılar çocukluk hastalıklarını önlemeye yardımcı olur.Vaccinations help prevent childhood diseases.
Başkan Yardımcısı ülkesini uluslararası konferansta temsil etti.The vice president represented his country at the international conference.
İtfaiyeci araba-kazası kurbanına yardımcı oldu.The firefighter helped the car-accident victim.
Müdür yardımcısı kim?Who is the Assistant Manager?
Annem hâlâ hayatta olsaydı, o zaman bana yardımcı olurdu.If my mother had still been alive, she would have helped me at that time.
Bugün size nasıl yardımcı olabilirim, efendim?How may I help you today, sir?
İstersen o sana yardımcı olur.He'll help you if you ask.
Tek başına on kişilik akşam yemeği pişiremezsen, Lucy sana yardımcı olabilir.Lucy might be able to help you, if you can't cook dinner for ten people alone.
Onlar onun Kanada'ya gitmesine yardımcı oldu.They helped him get to Canada.
İşi başkan yardımcısına bırakacaktı.He would leave the job to his vice president.
Çeviri yapmama yardımcı olur musun?Will you help me translate?
Müttefikler Ruslara yardımcı olmak için çok inandırıcı olmayan bir girişimde bulundular.The Allies made a very unconvincing attempt to help the Russians.
Yavaş yemek daha dolgun hissetmenize yardımcı olur.Eating more slowly will help you feel fuller.
Ona yardımcı olmak için elinden geleni yaptı.She did her best to help him.
Ona kravatını bağlaması için yardımcı oldu.She helped him tie his tie.
O ona yardımcı oldu.She helped him.
Ona yardımcı oluyor.She is helping him.
O, ona ev ödevinde yardımcı olurdu.She used to help him with his homework.
Periler Noel Baba'nın küçük yardımcılarıdır.Elves are Santa's little helpers.
Dersten sonra takılırsanız kompozisyonunuzda size yardımcı olabilirim.If you stick around after class, I can help you with your essay.
Bana yardımcı olmak için zamanın var mı?Do you have time to help me?
Sadece sebzeler yemek zayıflamana yardımcı olabilir mi?Can eating just vegetables help you lose weight?
Bu yazılımı yüklememe yardımcı olmanı istiyorum.I'd like you to help me install this software.
Bu denemeyi düzeltmeme yardımcı olabilecek bir yerli konuşmacı arıyorum.I'm looking for a native speaker who could help me correct this essay.
İyi haber bizim size yardımcı olabileceğimizdir.The good news is that we'll be able to help you.
Sıcak bir banyo almak endişelerimi aklımdan almaya yardımcı olur.Taking a hot bath helps me take my mind off my worries.
Sizin tavsiyeniz bana her zaman yardımcı olmuştur.Your advice has always been very helpful to me.
Hapishaneden çıktığımda, Tom tekrar ayaklarımın üstünde durmama yardımcı oldu.When I got out of prison, Tom helped me get back on my feet.
Tom'un tavsiyesi hiç yardımcı olmadı.Tom's advice didn't help at all.
Tom sadece yardımcı olmaya çalışıyordu.Tom was just trying to help.
Tom yardımcı olmak için gönüllüydü.Tom volunteered to help.
Tom size yardımcı olabilir.Tom might be able to help you.
Tom onun bir duvar yapmasına yardımcı olacak birini arıyor.Tom is looking for someone to help him build a wall.
Tom oğlunun giyinmesine yardımcı oldu.Tom helped his son get dressed.
Tom bizim bu formları doldurmamıza yardımcı olmak için buraya geldi.Tom came here to help us fill out these forms.
Tom'un Noel ağacını süslemesine kimin yardımcı olacağını merak ediyorum.I wonder who will help Tom decorate the Christmas tree.
Tom'un yardımcı olacağından kuşkuluyum, ama yine de ona sormalısınız.I doubt that Tom would help, but you should still ask him.
Tom size yardımcı olsun.Get Tom to help you.
Tom Mary'ye yardımcı olmak için gönüllü oldu.Tom volunteered to help Mary.
Tom Mary'ye okul giderlerini ödemesine yardımcı olmak için para gönderdi.Tom sent money to Mary to help her pay for school expenses.
Tom Mary'ye ev ödevinde yardımcı olacağına söz verdi.Tom promised to help Mary with her homework.
Tom Mary'ye yardımcı oluyor.Tom is helping Mary.
Tom ev işinde Mary'ye yardımcı oldu.Tom helped Mary with the housework.
Tom Mary'ye ev ödevinde yardımcı oldu.Tom helped Mary with her homework.
Tom Mary'nin arabaya binmesine yardımcı oldu.Tom helped Mary into the car.
Tom Mary'nin koltuğundan kalkmasına yardımcı oldu.Tom helped Mary get up from her seat.
Tom Mary'nin mobilyayı taşımasına yardımcı olur.Tom helps Mary move the furniture.