Ana içeriğe geç
Sözlük

yardıma ile cümle

yardıma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Karım ve ben çocuklarımız olduğunda herkesin yardıma koşacağını düşünmüştük.Quand ma femme et moi avons eu des enfants, nous avons cru que tout le monde serait sur le pont.
Karım ve ben çocuklarımız olduğunda herkesin yardıma koşacağını düşünmüştük.Όταν η γυναίκα μου κι εγώ κάναμε παιδιά, νομίζαμε πως όλοι θα βοηθούσαν.
Karım ve ben çocuklarımız olduğunda herkesin yardıma koşacağını düşünmüştük.Когато жена ми и аз имахме деца, ние решихме, че всички ще ни помагат.
Karım ve ben çocuklarımız olduğunda herkesin yardıma koşacağını düşünmüştük.Когда у нас появились дети, мы думали, что все прибегут и начнут помогать.
Karım ve ben çocuklarımız olduğunda herkesin yardıma koşacağını düşünmüştük.כשלי ולאשתי נולדו ילדים, חשבנו שכולם יירתמו לעזרתנו.
Karım ve ben çocuklarımız olduğunda herkesin yardıma koşacağını düşünmüştük.عندما انجبنا اطفالنا .. كنا نظن ان الجميع سوف يقف بجانبنا ..
Karım ve ben çocuklarımız olduğunda herkesin yardıma koşacağını düşünmüştük.実際は 皆逃げて行きました
Kevin Shangraw: Oraya yardıma gelen Iraklılar -- az evvel birini öldürdük. Askerler:Wir sind da, um dem irakischen Volk zu helfen -- und wir töteten gerade einen.
Kevin Shangraw: Oraya yardıma gelen Iraklılar -- az evvel birini öldürdük.(Kevin Shangraw:) Dovremmo aiutare gli iracheni, e ne abbiamo appena ammazzato uno.
Kevin Shangraw: Oraya yardıma gelen Iraklılar -- az evvel birini öldürdük.케빈 샹그로우: 우리는 이라크 사람들을 도우러 와서
Kevin Shangraw: Oraya yardıma gelen Iraklılar -- az evvel birini öldürdük.Oamenii din Iraq sunt cei pentru care am venit aici sa ajutam-- si tocmai am ucis unu.
Kevin Shangraw: Oraya yardıma gelen Iraklılar -- az evvel birini öldürdük.קווין שנגרו: באנו לעזור לעם העיראקי -
Kevin Shangraw: Oraya yardıma gelen Iraklılar -- az evvel birini öldürdük.كيفين شانجرو : إننا هنا من أجل مساعدة العراقيين --
Kişi ihtiyaç içerisindeyse, eğer ki acı çekiyorsa, otomatik olarak yardıma hazırızdır.그리고 만약 누군가가 도움을 필요로 하고 힘들어한다면, 그런 이유로 우리는 자동적으로 도울 준비를 하게 됩니다. 학술적으로 논의되는 주장이죠.
Kişi ihtiyaç içerisindeyse, eğer ki acı çekiyorsa, otomatik olarak yardıma hazırızdır.Und wenn die Person Hilfe braucht, sie leidet, dann sind wir automatisch bereit zu helfen. So die Theorie.
Kişi ihtiyaç içerisindeyse, eğer ki acı çekiyorsa, otomatik olarak yardıma hazırızdır.Và nếu người ấy đang cần hỗ trợ, họ đang chịu khổ ta sẽ tự động chuẩn bị để giúp. Cơ bản là vậy.
Kişi ihtiyaç içerisindeyse, eğer ki acı çekiyorsa, otomatik olarak yardıma hazırızdır.Y si esa persona está necesitada, si esa persona está sufriendo, automáticamente estamos listos para ayudar.
Kişi ihtiyaç içerisindeyse, eğer ki acı çekiyorsa, otomatik olarak yardıma hazırızdır.ואם הוא בצרה, אם אותו אדם סובל,
Kişi ihtiyaç içerisindeyse, eğer ki acı çekiyorsa, otomatik olarak yardıma hazırızdır.私たちは自動的に助けようとします 少なくとも理論上はそうなっています しかしここに疑問があります なぜ実際にそうしないのか?
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Az egész kontinens a kétségbeesés helyévé változott, és támogatásra számít.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Cały kontynent został przekształcony w miejsce rozpaczy, potrzebujące zapomogi.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Der gesamte Kontinent wurde in einen Ort der Verzweiflung verwandelt, der wohltätige Zuwendungen braucht.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Het hele continent is veranderd in een plek van wanhoop die hulp nodig heeft.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Intregul continent a fost transformat intr-un loc al disperarii, al nevoii de caritate.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.대륙 전체가 자선을 필요로 하는 절망의 공간으로 바뀌어 온 것이죠.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Le continent entier a été transformé en un endroit de détresse, en attente de charité.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.L'intero continente è stato trasformato in un luogo di disperazione, bisognoso di beneficenza.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Satu benua Afrika telah menjadi suatu tempat penuh dengan keluh kesah, dimana amal sangat diperlukan.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Toàn bộ TG đã chỉ tập trung chú ý vào vùng đất của sự tuyệt vọng và đang cần cứu trợ này.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Todo el continente se ha convertido en un lugar de desesperanza, necesitado de caridad.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Todo o continente se transformou num lugar de desespero com necessidade de esmolas.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Z celého kontinentu se stalo místo beznaděje, nad kterým je třeba se slitovat
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Ολόκληρη η ήπειρος έχει μετατραπεί σε ένα μέρος απόγνωσης, που έχει ανάγκη από φιλανθρωπία.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Весь континент был превращен в место отчаяния, нуждающееся в благотворительности.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.Целият континент е превърнат в място на отаянието и на нуждата от дарения.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.היבשת כולה הפכה להיות מקום של ייאוש, עם דרישה לצדקה.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.القارة بأكلمها تحولت إلى مكان للبؤس، وتحتاج للإغاثة.
Kıta, bütünüyle, yardıma muhtaç bir çaresizlik alanına dönüşmüştür.絶望的でチャリティーが必要な場所と化すのです。 みなさんの中で一人でも、
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.de bad oss inntrengende om å få lov til å være med i hjelpen til de hellige;
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.domandandoci con insistenza la grazia di prendere parte a questo servizio a favore dei santi
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.idet de med megen Overtalelse bade os om den Nåde at måtte tage Del i Hjælpen til de hellige,
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.이 은혜와 성도 섬기는 일에 참여함에 대하여 우리에게 간절히 구하니
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.Mycket enträget bådo de oss om den ynnesten att få vara med om understödet åt de heliga.
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.nous demandant avec de grandes instances la grâce de prendre part à l`assistance destinée aux saints.
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.paljolla pyytämisellä anoen meiltä sitä suosiota, että pääsisivät osallisiksi pyhien avustamiseen;
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.pedindo-nos, com muito encarecimento, o privilégio de participarem deste serviço a favor dos santos;
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.pidiéndonos con muchos ruegos que les concediéramos la gracia de participar en la ayuda para los santos
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.Şi ne-au rugat cu mari stăruinţe pentru harul şi părtăşia la această strîngere de ajutoare pentru sfinţi.
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.s mnohým prosením nás žiadali, že by sme prijali od nich tú milosť a to účastenstvo na službe svätým,
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.và nài xin chúng tôi làm ơn cho họ có phần vào sự giùm giúp các thánh đồ.
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.và nài_xin chúng_tôi làm_ơn cho họ có phần vào sự giùm giúp các thánh đồ .
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.z mnogo prošnjo nas proseč te milosti, da se smejo udeležiti službe za svete;
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.Защото, ако има усърдие, то е прието според колкото има човек, а не според колкото няма.
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.З великим благаннєм благали нас прийняти дар і товаришуваннє (спілність) в служенню сьвятим.
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.они весьма убедительно просили нас принять дар и участие их в служении святым;
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.ויבקשו ממנו ברב תחנונים להיות חברינו בגמילות חסדם לעזרת הקדשים׃
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.ملتمسين منا بطلبة كثيرة ان نقبل النعمة وشركة الخدمة التي للقديسين.
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.再 三 的 求 我 們 、 准 他 們 在 這 供 給 聖 徒 的 恩 情 上 有 分
Kutsallara yapılan yardıma katkıda bulunma ayrıcalığının kendilerine verilmesi için bize yalvarıp yakardılar.再三 的 求我們 、 准 他 們在這 供 給聖徒 的 恩情 上 有分
LADY Capulet'in ho, meşgul nelerdir? benim yardıma ihtiyacım var?LADY Capulet Apa, kau sibuk, ho? perlu Anda membantu saya?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod