Öğrenciler araştırmada profesöre yardımcı oldular.The students assisted the professor in the investigation.
Okuldan eve döndüğünde mutfakta annesine yardım etmeye başladı.When she returned home from school, she began to help her mother in the kitchen.
Okul festivalini başarılı yapmak için birbirlerine yardımcı oldular.They helped one another to make the school festival a success.
Diplomatik diyalog çatışmayı bitirmeye yardımcı oldu.Diplomatic dialogue helped put an end to the conflict.
Biz yoksullara yardım etmeliyiz.We should help the needy.
Ona hemen yardım etmek zorundayız.We must help him immediately.
Ona yardım etmemiz gerektiği sonucuna vardık.We came to the conclusion that we should help him.
Onun bize yardımcı olacağını umuyoruz.We expect that he'll help us.
Mali yardım için ona güvenebiliriz.We can count on him for financial help.
Senin yardımın planımızın başarısı için çok önemlidir.Your help is vital to the success of our plan.
Yardım için sana güveniyoruz.We are looking to you for help.
Bizim başarımız onun bize yardım edip etmemesine bağlı.Our success depends on whether he helps us or not.
Başarımız bize yardımcı olup olmayacağınıza bağlıdır.Our success depends upon whether you will help us or not.
Bizim personelimiz yardım etmeye isteklidir.Our staff is eager to help you.
Personellerimiz size yardım etmekte istekli.Our staff is eager to help you.
Personelimiz size yardımcı olmak için isteklidir.Our staff is eager to help you.
Bagajınıza yardımcı olmama izin verin.Let me help you with your baggage.
Kirayı ödeyemediğim için, ondan yardımını istedim.Unable to pay the rent, I asked him for assistance.
Mobilyayı taşırken onu bana yardım ettirdim.I got him to help me when I moved the furniture.
Ev işine yardım etmek zorunda kaldım.I had to help with the housework.
Size yardımcı olabilir miyim, madam?May I help you ma'am?
Her şeyden önce, birbirinize yardım etmelisiniz.Above all, you must help each other.
Bana yardım etmek için bir şey yapamaz mısınız?Can't you do something to help me?
Sana yardım edebilir miyim?Can I help you?
Size yardım edebilir miyim?Can I help you?
Size yardımcı olabilir miyim?Can I help you?
Size biraz yardım edebileceğimi umuyorum.I hope I can be of some help to you.
Meclis dış yardım bütçesini kesti.The House cut the budget for foreign aid.
İlk yardıma ihtiyacım var.I need first aid.
İlk yardım bilen biri var mı?Is there anybody who knows first aid?
Tuz yiyeceği çürümekten korumak için yardımcı olur.Salt helps to preserve food from decay.
Başka hiç kimse yardım etmeyi önermedi.Nobody else offered to help.
Bana yardım edecek birine ihtiyacım var.I need somebody to help me.
Lütfen, biri bana yardım etsin.I need somebody to help me.
Yardımınız için size çok minnettarım.I am very grateful to you for your help.
Taşınırken bana yardımcı olur musun?Could you help me when I move?
Doktorlar ve hastaneler tekrar sağlıklı olabilecek insanlara yardım etmelidir.Doctors and hospitals should help the people who can get healthy again.
Doktorlar hasta ya da yaralı kişiye yardım etmeli.Doctors should help the sick or injured person.
Bir doktor olmak yolculuk sırasında bana çok yardımcı oldu.Being a doctor helped me greatly during the journey.
Kurul sosyal yardımı görüşüyor.The committee is discussing social welfare.
Yardımseverlik evde başlar.Charity begins at home.
Onun yardımını istemedim fakat kabul etmek zorunda kaldım.I didn't want his help, but I had to accept it.
Senin yardımından endişeliyiz.We are anxious for your help.
Bana yardım etme zahmetine girdiğiniz için çok naziksiniz.It is kind of you go out of your way to help me.
Şarap yiyeceği sindirmeye yardımcı olur.Wine helps digest food.
Robert hafta sonlarında dükkânda babasına yardım ederdi.Robert used to help his father in the store on weekends.
Oda servisi. Size yardımcı olabilir miyim?Room service. May I help you?
Sana yardım edeceğim, elbette.I will help you, of course.
Eğer sana yardım etmek iseseydi, her şeyden önce sana gelebilirdi.If he would help you, he might come to you at once.
Annem hâlâ hayatta olsaydı bana yardım ederdi.If my mother were still alive, she would have helped me.
Babasının yardımı olmasaydı o, işte başarısız olurdu.If it had not been for his father's help, he would have failed in business.
Eğer ihtiyacın varsa, sana yardım edeyim.Let me help you, if necessary.
Onun yardım olmasaydı, ben başarısız olabilirdim.If it were not for his help, I might fail.
Onun yardımı olmasaydı, ben başarısız olurdum.If it had not been for his help, I would have failed.
Eğer onun yardımı olmasaydı o boğulabilirdi.If it hadn't been for his help, she might have drowned.
Eğer isterse ona yardım edeceğiz.We will help him if he asks us.
Dünyada komşularımızın yardıma ihtiyacı varsa yardım eli uzatalım.If our neighbors around the world are in need, let's lend a helping hand.
Eğer herhangi bir sıkıntın olursa, benden yardım iste.If you have any difficulty, ask me for help.
Yerinde olsam ona yardım ederim.If I were in your place, I would lend him a hand.
Seninle birlikte olsaydım, sana yardım ederdim.If I had been with you, I could have helped you.