yardım etmek ile cümle

yardım etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Herkese yardım etmek istiyorum:Eu deveria querer ajudar a todos
Herkese yardım etmek istiyorum:Mi piacerebbe aiutare qualcuno:
Herkese yardım etmek istiyorum:Saya ingin membantu setiap orang jika memungkinkan...
Herkese yardım etmek istiyorum: Yahudi, Hristiyan, zenci, beyaz.Бих искам да помогна на всички: евреи, не-евреи, черни, бели...
Herkese yardım etmek istiyorum:ユダヤ人。非ユダヤ人。黒人。白人。誰であっても。
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Anh ấy làm việc, giúp đỡ mọi người tìm việc làm và cố gắng đưa các nguồn lực vào những vùng đang gặp khó khăn.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Azzal foglalkozott, hogy embereknek segített munkát találni és pénzt hozni szegény kerületekbe.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Er half Leuten bei der Arbeitssuche und bemühte sich um Gelder für ärmere Viertel.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Han jobbade med att hjälpa människor att finna jobb och med att få in resurser till utsatta bostadsområden.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Hij werkte, hielp mensen werk vinden, probeerde middelen naar achtergestelde buurten te brengen.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Jeho prácou bolo pomáhať ľuďom nájsť si prácu a snažiť sa priniesť prostriedky do problémového okolia.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.그는 사람들이 직업을 찾도록 도움을 주었고 어려움을 겪는 이웃들에게 힘이 되고자 노력했습니다.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Lavorava aiutando la gente a trovare un lavoro e cercando di portare risorse al vicinato in difficoltà.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Muncea, ii ajuta pe oameni sa-si gaseasca slujbe si sa incerce sa aduca resurse in cartierele nevoiase.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Pomagał ludziom szukać pracy i organizował zaopatrzenie dla biednych dzielnic.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Pomáhal lidem najít práci a snažil se přivést prostředky do zkoušených sousedství.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Trabalhava ajudando pessoas a encontrar empregos e a tentar trazer recursos para bairros problemáticos.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Він допомагав людям знайти роботу і постачав провізію у бідні райони.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Он работал, помогая людям в трудоустройстве и привлекая ресурсы в неблагополучные районы.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.Той работеше, помагаше на хората да си намират работа и да се опитат да внесат ресурси в бедни квартали.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.בעבודה שלו הוא סייע לאנשים למצוא עבודה וניסה למצוא משאבים שיושקעו בשכונות שנתונות במאבק.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.لقد عمل، في مساعدة الناس في العثور على وظيفة ومحاولة إيجاد موارد للأحياء التي تعاني.
İnsanların iş bulmalarına yardım etmek için çalışıyordu, çabalayan muhitlere kaynak sağlamaya çalışıyordu.困っている人達を手助けしたりしていました コミュニティセンターの住人に話した時
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Apenas me refiro a uma plataforma onde as pessoas podem ajudar-se a si próprias e os outros.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Egy olyan platformról beszélek, ami lehetővé teszi, hogy az emberek segítsenek magukon és másokon.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Hablo de una plataforma para que las personas se autoayuden y ayuden a otros.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Ich spreche eher über eine Plattform für Menschen, sich selbst zu helfen und um anderen zu helfen.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Ik heb het over een platform voor mensen om zichzelf en anderen te helpen.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Je parle simplement d'une plateforme pour que les gens s'aident eux-mêmes et aident les autres.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.저는 단지 사람들이 그들 스스로를 돕고 또 다른 사람들을 돕는 플랫폼에 대해 말씀드리는 겁니다.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Mam na myśli platformę, która ułatwia kontakt i wzajemną pomoc.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Mluvím o platformě pro lidi, aby mohli pomáhat ostatním a sami sobě navzájem.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Sto parlando di una piattaforma per le persone, per aiutare se stessi e aiutare gli altri.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Tôi chỉ đang nói về một hệ thống hỗ trợ con người giúp đỡ lẫn nhau.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Απλά αναφέρομαι σε μια πλατφόρμα για ανθρώπους για να βοηθούνται και να βοηθούν άλλους.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Говоря просто за платформа от хора, които помагат на себе си и на другите хора.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Я кажу лише про платформу для людей, щоб вони могли допомогти собі та іншим.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.Я просто говорю о платформе для людей, позволяющей справляться самостоятельно и помогать друг другу.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.אני רק מדברת על פלטפורמה לאנשים לעזור לעצמם ולעזור לאחרים.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.أنا فقط أتحدث عن منصة للناس ليساعدوا أنفسهم وغيرهم.
İnsanların kendilerine ve diğerlerine yardım etmek için oluşturduğu bir platformdan bahsediyorum.基盤だと言っているのです 「オポッサム」の例では 1人の市民がもう1人の市民を助けましたが
İranlılar hayatını kaybedenleri anmak ve yardım etmek için internete koştular.Les Iraniens ont afflué sur internet pour pleurer les victimes et appeler à des dons de sang et à de l'aide.
İşlerin iyi değildi. Sadece sana yardım etmek istedim. Öyle.Bisnismu sedang lambat, aku hanya ingin membantu
İşlerin iyi değildi. Sadece sana yardım etmek istedim. Öyle.Công việc của anh không suôn sẻ, em chỉ muốn giúp anh thôi
İşlerin iyi değildi. Sadece sana yardım etmek istedim. Öyle.Ton commerce ne vas pas bien. je voulais juste aider.
İşlerin iyi değildi. Sadece sana yardım etmek istedim. Öyle.عملك لا يدر الكثير أريد المساعدة فقط
‹‹Kâhin Haruna yardım etmek üzere Levi oymağını çağırıp görevlendir.,,Apropie seminţia lui Levi, şi pune -o înaintea preotului Aaron, ca să fie în slujba lui.
‹‹Kâhin Haruna yardım etmek üzere Levi oymağını çağırıp görevlendir.Bringe den Stamm Levi herzu und stelle sie vor den Priester Aaron, daß sie ihm dienen
‹‹Kâhin Haruna yardım etmek üzere Levi oymağını çağırıp görevlendir.«Fà avvicinare la tribù dei leviti e presentala al sacerdote Aronne, perché sia al suo servizio
‹‹Kâhin Haruna yardım etmek üzere Levi oymağını çağırıp görevlendir.Faze chegar a tribo de Levi, e põe-nos diante de Arão, o sacerdote, para que o sirvam;
‹‹Kâhin Haruna yardım etmek üzere Levi oymağını çağırıp görevlendir.Hãy khiến chi phái Lê-vi lại gần, đặt trước thầy tế lễ A-rôn, để người Lê-vi phục sự người.
‹‹Kâhin Haruna yardım etmek üzere Levi oymağını çağırıp görevlendir.Hãy khiến chi_phái Lê-vi lại gần , đặt trước thầy tế_lễ A-rôn , để người Lê-vi phục sự người .
‹‹Kâhin Haruna yardım etmek üzere Levi oymağını çağırıp görevlendir."Haz que se acerque la tribu de Leví y ponla delante del sacerdote Aarón, para que ellos le sirvan
‹‹Kâhin Haruna yardım etmek üzere Levi oymağını çağırıp görevlendir.Hozd elõ Lévi törzsét, és állassad Áron pap elé, hogy szolgáljanak néki.
‹‹Kâhin Haruna yardım etmek üzere Levi oymağını çağırıp görevlendir.Każ przystąpić pokoleniu Lewiego, a postaw je przed Aaronem kapłanem, aby mu służyli,
‹‹Kâhin Haruna yardım etmek üzere Levi oymağını çağırıp görevlendir.레위 지파로 나아와 제사장 아론 앞에 서서 그에게 시종하게 하라
‹‹Kâhin Haruna yardım etmek üzere Levi oymağını çağırıp görevlendir.Lad Levis Stamme træde frem og stil dem frem for Præsten Aron, for at de kan gå ham til Hånde.
‹‹Kâhin Haruna yardım etmek üzere Levi oymağını çağırıp görevlendir.La Levi stamme komme hit og still den frem for Aron, presten, så de kan tjene ham.
‹‹Kâhin Haruna yardım etmek üzere Levi oymağını çağırıp görevlendir.Levi stam skall du låta få tillträde hit; du skall låta dem stå inför prästen Aron för att betjäna honom.
‹‹Kâhin Haruna yardım etmek üzere Levi oymağını çağırıp görevlendir.Pripelji bliže rod Levijev in postavi jih pred Arona duhovnika, da mu strežejo.

İlgili Sayfalar