yardım etmek ile cümle

yardım etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tom'a yardım etmek mümkün mü?Is it possible to help Tom?
Tom'a yardım etmek için elimden geleni yapacağım.I'll do whatever I can to help Tom.
Leyla, Sami'ye yardım etmek için elinden gelen her şeyi yaptı.Layla did everything she could to help Sami.
Tom, Mary'ye yardım etmek istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to help Mary.
Tom'un yarın sana yardım etmek için zamanı olacak.Tom will have time to help you tomorrow.
Yarın size yardım etmek için zamanım olacak.I'll have time to help you tomorrow.
Yardım etmek için burada değil misin?Aren't you here to help?
Sami atlarıyla birlikte ona yardım etmek için düzenli olarak Leyla'nın mülküne gitti.Sami went to Layla's property regularly to help her with the horses.
Bize yardım etmek için burada değil misin?Aren't you here to help us?
Bana yardım etmek için burada değil misin?Aren't you here to help me?
Yarın Tom'u bize yardım etmek için ikna edebilip edemeyeceğini merak ediyorum.I wonder if you could talk Tom into helping us tomorrow.
Tom Mary'ye yardım etmek için ne yaptı?What did Tom do to help Mary?
Tom, Mary'ye bunu yapmasına yardım etmek zorunda olduğunu söyledi.Tom said he had to help Mary do that.
Tom, Mary'nin bunu yapmasına yardım etmek istediğini söylüyor.Tom says he wants to help Mary do that.
Tom, Mary'ye yardım etmek için yapabileceği hiçbir şey olmadığını biliyordu.Tom knew there was nothing he could do to help Mary.
Tom, Mary'ye yardım etmek için yapabileceği hiçbir şey olmadığını fark etti.Tom realized there was nothing he could do to help Mary.
Tom çok geçmeden yardım etmek için yapabileceği hiçbir şey olmadığını fark etti.Tom soon realized there was nothing he could do to help.
Tom, Mary'nin John'ın onu yapmasına yardım etmek zorunda olduğunu fark etti.Tom realized Mary had to help John do that.
Tom, Mary'ye yardım etmek zorunda olduğunu fark etti.Tom realized he had to help Mary.
Ne yazık ki Tom bugün bize yardım etmek burada değildi.Too bad Tom wasn't here to help us today.
Tom, Mary'nin John'un onu yapmasına yardım etmek zorunda olduğunu anlamadı.Tom didn't realize Mary had to help John do that.
Tom, Mary'nin John'a yardım etmek zorunda olduğunu fark etti.Tom realized Mary had to help John.
Tom onu yapmasına yardım etmek için kimi istedi?Who did Tom ask to help him do that?
Tom'a yardım etmek için hiç kimse gelmedi.No one came to help Tom.
Tom muhtemelen Mary'ye yardım etmek istemiyor.Tom isn't likely to want to help Mary.
Tom muhtemelen Mary'ye yardım etmek istemeyecek.Tom isn't likely to want to help Mary.
Zarar vermek yardım etmekten daha kolaydır.It is easier to harm than to help.
Tom bize yardım etmek için istekli olmayabilir.Tom might not be willing to help us.
Yardım etmek istiyorum ama şu anda başka şeyler yapmak için çok meşgulüm.I want to help, but I'm too busy doing other things right now.
Tom'un bunu yapmasına yardım etmek için gönüllü olan ilk kişi ben değildim.I wasn't the first one to volunteer to help Tom do that.
Tom'un bunu yapmasına yardım etmek zorundaydım.I had to help Tom do that.
Tom, onun ve arkadaşlarının yardım etmek için orada olduklarını söylüyor.Tom says he and his friends were just there to help.
Keşke yardım etmek için yapabileceğim daha fazla şey olsa.I wish there were more I could do to help.
Tom yardım etmek için elinden geleni yapacağını söylüyor.Tom says he'll do whatever he can to help.
Tom ve ben yardım etmek için elimizden geleni yaptık.Tom and I did everything we could to help.
Tom'a yardım etmek için Boston'a gitmen gerekiyor.You need to go to Boston to help Tom.
Tom'a yardım etmek zorunda olduğumui bilmiyordum.I didn't know I had to help Tom.
Tom bize yardım etmek istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to help us.
Tom bunu yapmamıza yardım etmek için hazır.Tom is ready to help us do that.
Tom, Mary'nin bunu yapmasına yardım etmek için elinden geleni yaptı.Tom did all he could to help Mary do that.
Tom'un Mary'nin bunu yapmasına yardım etmek zorunda kalacağını biliyorum.I know Tom will have to help Mary do that.
Tom, Mary'ye yardım etmek için elinden gelen her şeyi yapacaktır.Tom will do whatever he can to help Mary.
Tom Mary'ye yardım etmek için çok zaman harcadı.Tom has spent a lot of time helping Mary.
Tom bize yardım etmek için buraya geliyor.Tom is coming here to help us.
Tom ve ben Mary'ye bunu yapmasına yardım etmek için buradayız.Tom and I are here to help Mary do that.
Tom gerçekten sana yardım etmek istiyor.Tom really wants to help you.
Tom yardım etmek için elinden geleni yapar.Tom does what he can to help.
Tom Mary'nin bize yardım etmek için çok meşgul olduğunu söyledi.Tom said Mary was too busy to help us.
Tom Mary'ye yardım etmek için elinden geleni yapacak.Tom will do what he can to help Mary.
Tom Mary'nin onu yapmasına yardım etmek zorunda olduğunu söylüyor.Tom says he has to help Mary do that.
Tom Mary'nin bunu yapmasına yardım etmek istemedi.Tom didn't want to help Mary do that.
Tom ve ben yardım etmek için buradayız.Tom and I are here to help.
Yardım etmek için çok meşguldüm.I was too busy to help.
Tom Mary'nin John'a yardım etmek istediğini söyledi.Tom said Mary wanted to help John.
Tom ve ben yardım etmek istiyoruz.Tom and I want to help.
Tom bana yardım etmek istedi.Tom wanted to help me.
Tom Mary'ye yardım etmek istemedi.Tom didn't want to help Mary.
Tom bunu yapmanıza yardım etmek için çok meşgul.Tom is too busy to help you do that.
Tom bugün size çok yardım etmek için çok yorgun.Tom is too tired to help you today.
Tom sana yardım etmek için çok meşgul.Tom is too busy to help you.

İlgili Sayfalar