Volta'ya kadar hiç kimse bir profesörün bir işe yarayacağını hayal bile edemezdi.想像する人すらいませんでした これが世界初の電池です
Yalnızca, logaritmayı anlatmaya başladığımda işinize yarayacak farklı bir bakış açısıyla anlattım, o kadar.아, 어려운 내용이 나오는 건 아니고 좀 더 현명하게 생각해볼려는 겁니다
Yalnızca, logaritmayı anlatmaya başladığımda işinize yarayacak farklı bir bakış açısıyla anlattım, o kadar.اذا كنت تفكر بالموضوع بطريقة روائية اكثر فإن هذا سيكون مفيداً عندما نبدأ بالتفكير باللوغارتم
Yani 1 için işe yaradığını varsayarsanız 2 için de yarayacaktır.즉 1에 대해서 성립한다고 가정했을 때 2도 성립할 수 있습니다
Yani 1 için işe yaradığını varsayarsanız 2 için de yarayacaktır.De esta forma, si asumimos que funciona para 1, entonces va a funcionar para 2
Yani 1 için işe yaradığını varsayarsanız 2 için de yarayacaktır.Então, se assumir que funciona para 1 então funcionará para 2
Yani 1 için işe yaradığını varsayarsanız 2 için de yarayacaktır.فاذا افترضنا انه ينجح للـ 1 بالتالي يمكنه ان ينجح للـ 2
Yani 2 için kesinlikle işe yarayacaktır.그러므로 당연히 2에 대해서도 성립할 것입니다
Yani 2 için kesinlikle işe yarayacaktır.اذاً بلا شك سينجح عند استخدام الـ 2
Yani biliyoruz ki bu işe yarayabilir.Deci ştim că funcţionează.
Yani biliyoruz ki bu işe yarayabilir.Dus we weten dat het werkt.
Yani biliyoruz ki bu işe yarayabilir.Ekkor már tudtuk, hogy működik az eljárás.
Yani biliyoruz ki bu işe yarayabilir.Quindi sappiamo che funziona.
Yani biliyoruz ki bu işe yarayabilir.Và chúng tôi biết nó có thể hoạt động.
Yani biliyoruz ki bu işe yarayabilir.Wir wissen also, das es funktionieren kann.
Yani biliyoruz ki bu işe yarayabilir.Така че знаем, че действа.
Yani bunun nasıl işe yarayacağı konusunda hiçbir fikrim yoktu.Also, ich hatte absolut keine Ahnung, wie das tatsächlich gehen könnte.
Yani bunun nasıl işe yarayacağı konusunda hiçbir fikrim yoktu.Așadar, nu aveam nicio idee cum ar putea asta să funcționeze.
Yani bunun nasıl işe yarayacağı konusunda hiçbir fikrim yoktu.Así que no tenia ni idea de cómo hacerlo funcionar.
Yani bunun nasıl işe yarayacağı konusunda hiçbir fikrim yoktu.Donc je n'avais absolument aucune idée de la façon dont cela pouvait marcher.
Yani bunun nasıl işe yarayacağı konusunda hiçbir fikrim yoktu.Então não fazia ideia nenhuma como isso poderia funcionar.
Yani bunun nasıl işe yarayacağı konusunda hiçbir fikrim yoktu.Ik had er geen flauw idee van hoe het kon werken.
Yani bunun nasıl işe yarayacağı konusunda hiçbir fikrim yoktu.이렇게 어디서부터 어떻게 해야할지 전혀 감을 잡지 못했습니다.
Yani bunun nasıl işe yarayacağı konusunda hiçbir fikrim yoktu.Quindi non avevo la più pallida idea di come potesse funzionare.
Yani bunun nasıl işe yarayacağı konusunda hiçbir fikrim yoktu.Więc nie miałem pojęcia, jak to mogłoby działać.
Yani bunun nasıl işe yarayacağı konusunda hiçbir fikrim yoktu.Така че нямах абсолютно никаква представа как това може действително да заработи.
Yani bunun nasıl işe yarayacağı konusunda hiçbir fikrim yoktu.Так вот, я не имел никакого представления, как сделать так, чтоб это сработало.
Yani bunun nasıl işe yarayacağı konusunda hiçbir fikrim yoktu.כך שלא היה לי מושג לחלוטין איך לגרום לזה לעבוד באמת.
Yani bunun nasıl işe yarayacağı konusunda hiçbir fikrim yoktu.ولم تكن لي أية فكرة على الإطلاق كيف يمكن أن أجعله ينجح.
Yani bunun nasıl işe yarayacağı konusunda hiçbir fikrim yoktu.間違ったアイデアはありました 銀行をやればいいと
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Aby to celé fungovalo, musejí mi samozřejmě ostatní důvěřovat.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Azért, hogy mindez működjön, nyilvánvalóan bizalmi helyzetben kell legyek.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.E dunque, perché ciò funzioni, devo senza dubbio trovarmi in una posizione di fiducia.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Et pour que tout cela fonctionne, évidemment je dois être dans une position de confiance.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Jadi agar semua bisa berhasil sudah jelas saya harus ada dalam posisi percaya.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.이 모든 것이 제대로 이뤄지기 위해서는, 분명히 저 자신이 신뢰의 상태에 있어야 합니다
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Opdat dit alles zou werken, moet ik natuurlijk een vertrouwenspositie bekleden.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Pentru ca totul să funcţioneze, e clar că trebuie să fiu pe o poziţie de încredere.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Por eso para que todo esto funcione obviamente tengo que estar en una posición de confianza.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Tak więc, aby to wszystko działało, muszę być w stanie zaufać.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Und damit das alles funktionieren kann, muss ich mich offensichtlich in einer Vertrauensposition befinden.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Vậy để thực hiện công việc này, tôi rõ ràng phải có niềm tin.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Така че за да работи всичко това, очевидно трябва да мога да се доверявам.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Так, чтобы всё это работало, очевидно, я должен вызывать доверие.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.Тож, щоб все це спрацювало, очевидно, я маю зайняти позицію довіри.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.אם כך על מנת להצליח, עלי לתפוס עמדה של אמון.
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.لكي يعمل كل هذا بشكل صحيح من الواضح ان علي ان اكون محل ثقة
Yani bütün bunların işe yarayabilmesi için apaçık bir şekilde güven noktasında durmam gerekiyor.信頼を築く必要があります オーケストラへの信頼が必要であり
Yani mamut size doğru koşarken "Mancınık ya da mızrak işe yarayabilir.Asa ca, in momentul in care, sa zicem, iti apare in fata un mastodont si tu incepi sa-ti spui:
Yani mamut size doğru koşarken "Mancınık ya da mızrak işe yarayabilir.Así que no querrán que el mastodonte se lance sobre Uds. y preguntarse a sí mismo:
Yani mamut size doğru koşarken "Mancınık ya da mızrak işe yarayabilir.Bạn không muốn loài voi răng mấu đuổi theo mình và nói với bản thân,
Yani mamut size doğru koşarken "Mancınık ya da mızrak işe yarayabilir.Jadi anda tidak ingin pada saat diburu oleh mastodon dan berkata kepada diri anda,
Yani mamut size doğru koşarken "Mancınık ya da mızrak işe yarayabilir.Je wil niet in de situatie komen dat een mastodont op je afstormt en dat je eerst even overlegt:
Yani mamut size doğru koşarken "Mancınık ya da mızrak işe yarayabilir.Não vamos querer que o mastodonte venha atrás de nós e pensar,
Yani mamut size doğru koşarken "Mancınık ya da mızrak işe yarayabilir.Quindi non ti va di avere il mastodonte che ti carica mentre dici a te stesso:
Yani mamut size doğru koşarken "Mancınık ya da mızrak işe yarayabilir.Så du har jo ikke lyst til, at mastodonten stormer mod dig, og du siger til dig selv:
Yani mamut size doğru koşarken "Mancınık ya da mızrak işe yarayabilir.Så du vill inte att en mastodont kommer springandes mot dig medan du tänker för dig själv,
Yani mamut size doğru koşarken "Mancınık ya da mızrak işe yarayabilir.Sie möchten also nicht das Rüsseltier auf Sie losstürmen sehen und sich sagen:
Yani mamut size doğru koşarken "Mancınık ya da mızrak işe yarayabilir.Tako raje ne srečaš napadajočega mastodonta, potem pa preudarjaš:
Yani mamut size doğru koşarken "Mancınık ya da mızrak işe yarayabilir.Takže, keď vás napadne mastodont, nechcete rozmýšľať,