Ana içeriğe geç
Sözlük

yaraya ile cümle

yaraya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.במאפייה היתה מכונה שיכלה להדפיס על גבי ציפויי סוכר.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.كان المتجر يتوفر على إحدى تلك الآلات التي يمكنها الطباعة على ألواح من السكر.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.機械がありました それで子どもたちの描いた絵を
Duraklatılmış bir torrenti bir süre sonra otomatik olarak başlatmaya yarayan bir betikNameName
Duraklatılmış bir torrenti bir süre sonra otomatik olarak başlatmaya yarayan bir betikNameName
Duraklatılmış bir torrenti bir süre sonra otomatik olarak başlatmaya yarayan bir betikNameName
Duraklatılmış bir torrenti bir süre sonra otomatik olarak başlatmaya yarayan bir betikNameScript para reanudar automáticamente tras cierto tiempo, cuando está habilitado el estado de suspensiónName
Duraklatılmış bir torrenti bir süre sonra otomatik olarak başlatmaya yarayan bir betikNameScript pentru reluarea automată după un timp, cînd e activată starea suspendatăName
Duraklatılmış bir torrenti bir süre sonra otomatik olarak başlatmaya yarayan bir betikNameScript per riprendere automaticamente gli scaricamenti dopo la sospensioneName
Duraklatılmış bir torrenti bir süre sonra otomatik olarak başlatmaya yarayan bir betikNameScript pour reprendre automatiquement après un certain temps, lorsque l'état suspendu est activéName
Duraklatılmış bir torrenti bir süre sonra otomatik olarak başlatmaya yarayan bir betikNameScript til at genoptage automatisk efter et stykke tid, når pausetilstand er aktiveretName
Duraklatılmış bir torrenti bir süre sonra otomatik olarak başlatmaya yarayan bir betikNameScript voor het automatisch verdergaan na enige tijd, als de onderbreek-status is ingeschakeldName
Duraklatılmış bir torrenti bir süre sonra otomatik olarak başlatmaya yarayan bir betikNameSkript för att automatiskt fortsätta efter en viss tid, när vilotillståndet aktiverasName
Duraklatılmış bir torrenti bir süre sonra otomatik olarak başlatmaya yarayan bir betikNameSkripti torrentin automaattiseen jatkamiseen, kun keskeytystila on käytössäName
Duraklatılmış bir torrenti bir süre sonra otomatik olarak başlatmaya yarayan bir betikNameSkript, který automaticky po určité době spustí stahování, pokud je torrent pozastavenName
Duraklatılmış bir torrenti bir süre sonra otomatik olarak başlatmaya yarayan bir betikNameSkript za samodejno nadaljevanje nekaj časa po prekinitviName
Duraklatılmış bir torrenti bir süre sonra otomatik olarak başlatmaya yarayan bir betikNameSkript zum automatischen Fortsetzen von pausierten Torrents nach Ablauf einer festgelegten ZeitName
Duraklatılmış bir torrenti bir süre sonra otomatik olarak başlatmaya yarayan bir betikNameSkrypt do automatycznego wznawiania po ustalonym czasie, po włączeniu pauzyName
Duraklatılmış bir torrenti bir süre sonra otomatik olarak başlatmaya yarayan bir betikNameUm programa para prosseguir automaticamente, ao fim de algum tempo, quando for activado o estado suspensoName
Duraklatılmış bir torrenti bir süre sonra otomatik olarak başlatmaya yarayan bir betikNameСкрипт для автоматичного поновлення через певний проміжок часу, якщо увімкнено стан присипляння. Name
Duraklatılmış bir torrenti bir süre sonra otomatik olarak başlatmaya yarayan bir betikNameСценарий для автоматического возобновления работы после некоторого времени, если она была приостановленаName
Duraklatılmış bir torrenti bir süre sonra otomatik olarak başlatmaya yarayan bir betikName一時停止中の torrent を一定時間後に自動的に再開するスクリプトName
Durumları daha da kötüleştirmek, ve hatta yaraya tuz basmak için, bu suçu işleyen askerler--Ez volt az eredeti történet.
Durumları daha da kötüleştirmek, ve hatta yaraya tuz basmak için, bu suçu işleyen askerler--마치 경멸을 상처에다 업어주려는 것처럼 안타까운 일이 하나 더 있다. 미라이학살에 투입된 군인들 중에
Durumları daha da kötüleştirmek, ve hatta yaraya tuz basmak için, bu suçu işleyen askerler--Щоб погіршиити ситуацію чи навіть нанести ще більшу образу, солдати, які скоїли...
Durumları daha da kötüleştirmek, ve hatta yaraya tuz basmak için, bu suçu işleyen askerler--託した - 兵士 実際に数人の村人たちを守るためにしようとしました。
Dürüst olmak gerekirse, buradakilerin çoğu sadece bir kandırmaca, ama işe yarayan bir kandırmaca.솔직하게 말씀드리자면 이것의 대부분은 단지 눈속임일 뿐입니다
Dürüst olmak gerekirse, buradakilerin çoğu sadece bir kandırmaca, ama işe yarayan bir kandırmaca.Les seré sincero y diré que la mayor parte es sólo un truco, pero un truco que funciona.
Dürüst olmak gerekirse, buradakilerin çoğu sadece bir kandırmaca, ama işe yarayan bir kandırmaca.Szczerze przyznam, że większość to tylko trik, że większość to tylko trik, jednak ten trik działa.
Dürüst olmak gerekirse, buradakilerin çoğu sadece bir kandırmaca, ama işe yarayan bir kandırmaca.Teď k Vám budu upřímný a řeknu, že většina toho je jen trik ale je to trik, který opravdu funguje.
Dürüst olmak gerekirse, buradakilerin çoğu sadece bir kandırmaca, ama işe yarayan bir kandırmaca.Vou ser honesto convosco e dizer que a maior parte é apenas um truque, mas é um truque que funciona.
Dürüst olmak gerekirse, buradakilerin çoğu sadece bir kandırmaca, ama işe yarayan bir kandırmaca.עכשיו, אני אהיה כן אתכם ואגיד שרובה היא רק טריק,
Dürüst olmak gerekirse, buradakilerin çoğu sadece bir kandırmaca, ama işe yarayan bir kandırmaca.ولكي اكون صادقاً معكم يمكن القول ان معظم ما يجري مبرمج على الحاسوب .. اي انه نوع من الخدع
Dürüst olmak gerekirse, buradakilerin çoğu sadece bir kandırmaca, ama işe yarayan bir kandırmaca.この技術のほとんどは 単なるトリックです ですが 巧妙なトリックです
Elbette artık kan şekerini, devamlı olarak ölçümlemeye yarayacak bir sensör var artık elimizde.De persze már módunkban áll folyamatosan mérni, egy olyan érzékelővel, ami kimutatja a vércukrot.
Elbette artık kan şekerini, devamlı olarak ölçümlemeye yarayacak bir sensör var artık elimizde.Dit kunnen we nu meten, continue, met een sensor die bloedglucose meet.
Elbette artık kan şekerini, devamlı olarak ölçümlemeye yarayacak bir sensör var artık elimizde.하지만 이제 우리는 지속적으로 혈당량을 측정할 수 있는 센서를 가지고 있죠.
Elbette artık kan şekerini, devamlı olarak ölçümlemeye yarayacak bir sensör var artık elimizde.Ma naturalmente ora possiamo miusurarlo di continuo con un sensore che rileva il glucosio nel sangue.
Elbette artık kan şekerini, devamlı olarak ölçümlemeye yarayacak bir sensör var artık elimizde.Mas temos agora uma forma de medir isso de forma continuada, com um sensor que deteta a glucose no sangue.
Elbette artık kan şekerini, devamlı olarak ölçümlemeye yarayacak bir sensör var artık elimizde.Конечно же, сейчас у нас есть возможность делать непрерывные замеры с помощью сенсора уровня сахара в крови.
Elbette artık kan şekerini, devamlı olarak ölçümlemeye yarayacak bir sensör var artık elimizde.כמובן שעכשיו יש לנו דרך למדוד את זה באופן רציף, עם חיישן שבודק רמת גלוקוזה בדם.
Elbette artık kan şekerini, devamlı olarak ölçümlemeye yarayacak bir sensör var artık elimizde.و لكن وبطبيعة الحال نحن قادرون حاليا على قياس ذلك على نحو متصل مع حساس يستشعر الجلوكوز في الدم
Elbette artık kan şekerini, devamlı olarak ölçümlemeye yarayacak bir sensör var artık elimizde.それには、 血糖値を計測するセンサーを使用します これは重要なのです
En azından onlar işe yarayabilecek bir şeyin patendini aldılar.Alespoň patentovali něco, co mohlo dělat užitečné věci.
En azından onlar işe yarayabilecek bir şeyin patendini aldılar.Alla fine brevettarono qualcosa che potesse produrre qualcosa di utile.
En azından onlar işe yarayabilecek bir şeyin patendini aldılar.Al menos ellos patentaron algo que, saben, podía hacer cosas útiles.
En azından onlar işe yarayabilecek bir şeyin patendini aldılar.Au moins ont-ils breveté quelque chose qui pouvait faire des choses utiles.
En azından onlar işe yarayabilecek bir şeyin patendini aldılar.Cel puţin ei au patentat ceva ce era totuşi folositor.
En azından onlar işe yarayabilecek bir şeyin patendini aldılar.De patenterede i det mindste noget som, I ved, kunne gøre brugbare ting.
En azından onlar işe yarayabilecek bir şeyin patendini aldılar.Ít nhất họ cũng có bằng sáng chế thứ gì đó thứ gì đó hữu ích.
En azından onlar işe yarayabilecek bir şeyin patendini aldılar.적어도 그들은 뭔가 쓸모있는 일을 할 수 있는 것에 대해 특허를 냈죠.
En azından onlar işe yarayabilecek bir şeyin patendini aldılar.Legalább szabadalmaztattak valamit, ami, hogy is mondjam, hasznos dolgokra képes.
En azından onlar işe yarayabilecek bir şeyin patendini aldılar.Pelo menos eles patentearam alguma coisa que podia fazer alguma coisa de útil.
En azından onlar işe yarayabilecek bir şeyin patendini aldılar.Przynajmniej coś opatentowali co mogło być wykorzystane do tworzenia przydatnych rzeczy.
En azından onlar işe yarayabilecek bir şeyin patendini aldılar.Setidaknya mereka mematenkan sesuatu yang dapat melakukan sesuatu yang berguna.
En azından onlar işe yarayabilecek bir şeyin patendini aldılar.Wenigstens patentierten sie etwas, mit dem man nützliche Dinge tun konnte.
En azından onlar işe yarayabilecek bir şeyin patendini aldılar.Zij patenteerden tenminste iets dat nuttige dingen kon doen.
En azından onlar işe yarayabilecek bir şeyin patendini aldılar.Τουλάχιστον πατεντάρισαν κάτι. το οποίο, ξέρετε, μπορούσε να κάνει χρήσιμα πράγματα.
En azından onlar işe yarayabilecek bir şeyin patendini aldılar.По крайней мере они запатентовали то, что может приносить пользу.
En azından onlar işe yarayabilecek bir şeyin patendini aldılar.Поне те патентоваха нещо, което, знаете, може да направи полезни неща.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod