Buna hile denir, ama işe yarayabilir.זוהי מניפולציה, אבל זה יכול לעבוד.
Buna hile denir, ama işe yarayabilir.إنه تلاعب، لكن قد يعمل.
Buna hile denir, ama işe yarayabilir.より誠実な方法は
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.A prostě "Oslepující jiskra samozřejmého"
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Eles estavam admirados por não terem visto uma coisa tão óbvia
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.E loro sono stati, come dire, abbastanza sconvolti da questa ovvietà.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.És ez a teljesen nyilvánvaló vakító megpillantása.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Et ils étaient, comment dire, surpris d'être passé à côté d'une telle évidence.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.바로 저것이 처절한 현실이 쉽게 외면되고 있는 하나의 사례입니다.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Şi au experimentat un fel de, ştiţi, Privirea orbitoare a sângerândului evident.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.To najwyraźniej zbyt oczywiste, żeby to dostrzec.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Und sie sahen sozusagen das verflucht Offensichtliche.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Và chúng thuộc dạng, bạn biết đấy, "Cái liếc mắt mù quáng vào sự hiển nhiên rỉ máu"
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Voor hun was dit een 'verbindende glimp van het evidente'.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Y su reacción fue como, ustedes saben: destello cegador de lo extremadamente obvio.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.Και τους συνέβη ξέρετε, η αποκάλυψη του προφανούς.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.А те някак преживяха, разбирате ли, заслепяващо зърване на кървящото очевидно.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.И для них это оказалось, ну, чем-то на подобие "ослепительного проблеска явной очевидности".
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.והם היו, אתם יודעים, מבטים חטופים מסנוורים של המובן מאליו.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.وكانوا، كما تعلمون، بنظرة عمياء لنزيف واضح!.
Bunlar da aslında son derece bariz olan şeyi görmemize yarayan ufak tefek detaylar.なんということでしょう 従って状況を
Bunlar da ne işe yarayacak?Compte-les. Vérifie les vitesses.
Bunlar da ne işe yarayacak?Gyorsváltó kell.
Bunlar da ne işe yarayacak?Ik moet kort kunnen schakelen.
Bunlar da ne işe yarayacak?Max, zähl durch! [Chick] Alle Schalter müssen versenkt montiert sein!
Bunlar da ne işe yarayacak?Necesitamos una transmisión compacta.
Bunlar da ne işe yarayacak?Precisamos de alavancas curtas.
Bunlar da ne işe yarayacak?Preštejte jih. Hitro se mora premikati.
Bunlar da ne işe yarayacak? Quincy!- Det måste vara korta länkar.
Bunlar da ne işe yarayacak? Quincy!- Det skal være kort gearskifte.
Bunlar da ne işe yarayacak? Quincy!Pastikan springnya diganti.
Bunlar da ne işe yarayacak? Quincy!Potřebujeme kratší řadící páku.
Bunlar da ne işe yarayacak? Quincy!-Täällä tarvitaan lyhyitä vaihtimia.
Bunlar da ne işe yarayacak? Quincy!- Βάλε ευέλικτους μετατοπιστές.
Bunlar da ne işe yarayacak?Sao cho moi thứ đâu ra đó!
Bunlar da ne işe yarayacak?To trzeba wymienić.
Bunlar da ne işe yarayacak?Vezi să se poată schimba uşor.
Bunlar da ne işe yarayacak?Нужни са ни къси предавки.
Bunlar da ne işe yarayacak?Нужни са ни къси предавки. Куинси!
Bunlar da ne işe yarayacak?تأكدوا من فعل هذا
Bunları, kunduzların nerede olduğunu tahmin etmeye yarayacak haritalar gibi kullandık.Als ob dies die Karten wären, die wir bräuchten, um vorauszusagen, wo der Bider zu finden ist.
Bunları, kunduzların nerede olduğunu tahmin etmeye yarayacak haritalar gibi kullandık.Alsof dit de kaarten zijn om te voorspellen waar je de bever zou kunnen vinden.
Bunları, kunduzların nerede olduğunu tahmin etmeye yarayacak haritalar gibi kullandık.Była to jakby mapa, której potrzebowaliśmy, by przewidzieć, gdzie można znaleźć bobry.
Bunları, kunduzların nerede olduğunu tahmin etmeye yarayacak haritalar gibi kullandık.Come se queste fossero le mappe di cui avremmo bisogno per prevedere dove trovare il castoro.
Bunları, kunduzların nerede olduğunu tahmin etmeye yarayacak haritalar gibi kullandık.이건 마치 비버가 사는데 필요한 여건을 지도에 넣는 것과 마찬가지죠.
Bunları, kunduzların nerede olduğunu tahmin etmeye yarayacak haritalar gibi kullandık.Như thể những bản đồ này là cái ta cần để dự đoán nơi ở của loài hải ly.
Bunları, kunduzların nerede olduğunu tahmin etmeye yarayacak haritalar gibi kullandık.Σαν αυτά να ήταν οι χάρτες που θα χρειαζόμασταν για να προβλέψουμε πού θα βρίσκαμε τον κάστορα.
Bunları, kunduzların nerede olduğunu tahmin etmeye yarayacak haritalar gibi kullandık.Като че ли от тези карти бихме имали нужда, за да предвидим къде можем да намерим бобъра.
Bunları, kunduzların nerede olduğunu tahmin etmeye yarayacak haritalar gibi kullandık.ואם אלו המפות שאנו צריכים כדי לחזות איפה אולי תמצא את הבונה.
Bunları, kunduzların nerede olduğunu tahmin etmeye yarayacak haritalar gibi kullandık.لو أفترضنا أن هذه الخرائط هي التي نحتاجها للتنبؤ بمكان وجود القندس.
Bunları, kunduzların nerede olduğunu tahmin etmeye yarayacak haritalar gibi kullandık.予測するのに役立つ項目です モリイシガメに必要なのは 湿った草地 昆虫 日のあたる場所 です
Bunların mükemmel bir şekilde işe yarayacağını söylemedim.En luvannut, että nämä olisivat täydellisiä.
Bunların mükemmel bir şekilde işe yarayacağını söylemedim.Eu não disse que estas dicas iam ser perfeitas.
Bunların mükemmel bir şekilde işe yarayacağını söylemedim.Ich hab nicht behauptet, dass es perfekt funktioniert.
Bunların mükemmel bir şekilde işe yarayacağını söylemedim.Ik heb niet gezegd dat het allemaal perfect zou zijn.
Bunların mükemmel bir şekilde işe yarayacağını söylemedim.Je n'ai pas dit que tout allait être parfait.
Bunların mükemmel bir şekilde işe yarayacağını söylemedim.완벽하게 될 거라고는 한 적 없어요.
Bunların mükemmel bir şekilde işe yarayacağını söylemedim.N-am spus că lucrurile vor fi perfecte.
Bunların mükemmel bir şekilde işe yarayacağını söylemedim.Nehovoril som, že to bude perfektné.
Bunların mükemmel bir şekilde işe yarayacağını söylemedim.Nem mondtam, hogy ez tökéletes lesz.