yarayı ile cümle
yarayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.58
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Üzgünüm. Twombly, neden ellerini tutmuyorsun? Yarayı açık tut, bacağın üstünden bastırmaya devam et.Wszystko będzie ok.
Ve bunun işe yarayıp yaramadığını bilmiyorum.Aber ich weiß nicht, ob es funktioniert.
Ve bunun işe yarayıp yaramadığını bilmiyorum.E non so se possa funzionare.
Ve bunun işe yarayıp yaramadığını bilmiyorum.És nem tudom, hogy ez működik-e.
Ve bunun işe yarayıp yaramadığını bilmiyorum.이런 식의 캠페인이 효과가 있을지 모르겠네요.
Ve bunun işe yarayıp yaramadığını bilmiyorum.Nie wiem, czy to działa.
Ve bunun işe yarayıp yaramadığını bilmiyorum.Și nu știu dacă asta merge.
Ve bunun işe yarayıp yaramadığını bilmiyorum."Snaží se vyděsit lidi."
Ve bunun işe yarayıp yaramadığını bilmiyorum.Và tôi không chắc nó có tác dụng không.
Ve bunun işe yarayıp yaramadığını bilmiyorum."Ze willen mensen laten schrikken."
Ve bunun işe yarayıp yaramadığını bilmiyorum.Και δεν ξέρω άν αυτό έχει αποτέλεσμα.
Ve bunun işe yarayıp yaramadığını bilmiyorum.И не знам дали това работи.
Ve bunun işe yarayıp yaramadığını bilmiyorum.И я не знаю, работает ли это.
Ve bunun işe yarayıp yaramadığını bilmiyorum.ואני לא יודע אם זה עובד.
Ve bunun işe yarayıp yaramadığını bilmiyorum.ولا اعي ان كان الامر يفيد ام لا
Ve bunun işe yarayıp yaramadığını bilmiyorum.効果があるのは
Ve bunun işe yarayıp yaramadığını bilmiyorum.我都唔知道呢個做法有效與否。
Ve "Jamie, PLM, bize işe yarayıp yaramadığını söyler misiniz?" diye sordular.E loro mi hanno chiesto: "Jamie, voi di PLM (Patients Like Me), potete dirci se questo farmaco funziona o no?"
Ve "Jamie, PLM, bize işe yarayıp yaramadığını söyler misiniz?" diye sordular.Et ils ont dit, vous savez, "Jamie, PLM, les gars, est-ce que vous pouvez nous dire si ça marche ou non ?"
Ve "Jamie, PLM, bize işe yarayıp yaramadığını söyler misiniz?" diye sordular.Fomos falar com as pessoas e elas disseram:
Ve "Jamie, PLM, bize işe yarayıp yaramadığını söyler misiniz?" diye sordular.I powiedzieli "Jamie, PLM, możecie nam powiedzieć czy to działa czy nie?"
Ve "Jamie, PLM, bize işe yarayıp yaramadığını söyler misiniz?" diye sordular.그리고 그들은 말했죠. "제이미, PLM(people like me)이 이것이 정말 효과가 있는 것인지 말해줄 수 있나요?"
Ve "Jamie, PLM, bize işe yarayıp yaramadığını söyler misiniz?" diye sordular.Si au spus: "Jamie, PLM, puteti sa ne spuneti daca aceasta functioneaza sau nu?"
Ve "Jamie, PLM, bize işe yarayıp yaramadığını söyler misiniz?" diye sordular.Sie sagten: "Jamie, PLM, könnt Ihr uns sagen, ob das funktioniert oder nicht?"
Ve "Jamie, PLM, bize işe yarayıp yaramadığını söyler misiniz?" diye sordular.Và họ nói rằng," Jamie, PLM, các bạn có thể cho chúng tôi liệu nó có hiệu quả không?"
Ve "Jamie, PLM, bize işe yarayıp yaramadığını söyler misiniz?" diye sordular.Y dijeron, "Jamie, PLM, pueden ustedes decirnos si esto funciona o no?"
Ve "Jamie, PLM, bize işe yarayıp yaramadığını söyler misiniz?" diye sordular.Ze zeiden: "Jamie, PLM, kunnen jullie ons vertellen of dit werkt of niet?"
Ve "Jamie, PLM, bize işe yarayıp yaramadığını söyler misiniz?" diye sordular.Все говорили: "Джейми, PLM, можете ли вы ответить, работает это или нет?"
Ve "Jamie, PLM, bize işe yarayıp yaramadığını söyler misiniz?" diye sordular.И те казаха, разбирате ли: "Джейми, ПЛМ, момчета, можете ли да ни кажете дали това действа, или не?"
Ve "Jamie, PLM, bize işe yarayıp yaramadığını söyler misiniz?" diye sordular.והם אמרו "אתם לא יכולים לערוך מחקר רפואי ככה. אתם יודעים? אין לכם סמיות כפולה, אין לכם
Ve "Jamie, PLM, bize işe yarayıp yaramadığını söyler misiniz?" diye sordular.وقد قالوا ، " جامي ، "المرضى مثلي" ، هل تستطيعون إخبارنا إن كان هذا ينفع أو لا ؟"
Ve "Jamie, PLM, bize işe yarayıp yaramadığını söyler misiniz?" diye sordular.リチウムって効くのかどうか教えてくれない?」 そこで私達は あちこちで色んな人と話をしました
Yarayı açık tut, bacağın üstünden bastırmaya devam et.Et, to ...
Yarayı açık tut, bacağın üstünden bastırmaya devam et.Mantém a ferida aberta e continua a fazer pressão no cimo da perna.
Yarayı açık tut, bacağın üstünden bastırmaya devam et.Mantenga abierta la herida, presione arriba.
Yarayı açık tut, bacağın üstünden bastırmaya devam et.Musíte udržet ránu otevřenou tlakem na část nohy.
Yarayı açık tut, bacağın üstünden bastırmaya devam et.Trebuie să-mi ţii rana deschisă. Continuă să apeşi pe partea de sus a piciorului.
Yarayı açık tut, bacağın üstünden bastırmaya devam et. Yurek, ayağını ve feneri tut.Moraš držati rano odprto in pritiskati na zgornji del noge.
Yarayı açık tut, bacağın üstünden bastırmaya devam et.Κράτα το τραύμα ανοιχτό. Πίεζε στο πάνω μέρος του ποδιού.
Yarayı açık tut, bacağın üstünden bastırmaya devam et.Дръж раната отворена и притискай на края на крака.
Yarayı açık tut, bacağın üstünden bastırmaya devam et.תחזיק את הפצע פתוח .תלחץ על החלק העליון של הרגל
Yarayı tut.Bine, bine.
Yarayı tut.Detenga la herida.
Yarayı tut.Detén la herida.
Yarayı tut.Doc. Doc.
Yarayı tut. Doktor. Doktor.Strzelać!... szybciej!
Yarayı tut. Doktor. Doktor.Terus menembak.
Yarayı tut. Doktor.Sranje!
Yarayı tut.Ok. Podržte ránu.
Yarayı tut.Ok. Дръж раната.
Yarayı tut.Podržte ránu.
Yarayı tut.Segura na ferida.
Yarayı tut.Segura o ferimento.
Yarayı tut. -Tamam, tutuyorum.Letnan Kolonel Cribbs menghubungi Anda, Pak.
Yarayı tut.Ţine rana!
Yarayı tut.Κράτα το τραύμα.
Yarayı tut.Притисни раната.
Yarayı tut..תחזיק את הפצע
İlgili Sayfalar