yarayı ile cümle

yarayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hedef eğrilerimizi tutturup işe yarayıp yaramadığını görürsek her sene bunu tekrarlayabiliriz.Wenn alles gut klappts, könnten wir es sogar jährlich durchführen, nur um der Zeit voraus zu bleiben.
Humberto için işe yarayıp yaramadığını söyleyebilirim.Eu comprei um Macintosh há dois anos.
Humberto için işe yarayıp yaramadığını söyleyebilirim.Ich kann nicht sagen, ob Lithium bei allen ALS-Patienten wirkt, aber ich kann sagen, ob es bei Humberto wirkt.
Humberto için işe yarayıp yaramadığını söyleyebilirim.Ik kan niet zeggen of lithium werkt bij alle ALS-patiënten, maar ik kan zeggen of het werkt bij Humberto.
Humberto için işe yarayıp yaramadığını söyleyebilirim.훔베르토에게 효과적인가는 말할 수 있습니다.
Humberto için işe yarayıp yaramadığını söyleyebilirim.Nu pot spune daca Lithium functioneaza in toti pacientii cu ALS, dar pot spune daca lucreaza la Humberto.
Humberto için işe yarayıp yaramadığını söyleyebilirim.שהגיעה עם Leopard. ואמרנו, בגלל שזה ממש מגניב,
Humberto için işe yarayıp yaramadığını söyleyebilirim.ولكنني أستطيع أن أقول فيما إذا كان ينفع مع همبيرتو .
Humberto için işe yarayıp yaramadığını söyleyebilirim.私は2年前にMac に切り替えました
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.De stimulerade hennes tandkött med en tandpetare, för att se om det fixade biffen.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.De stimulerede hendes tandkød med en tandstik, for at se hvad der gjorde det.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Drażnił jej dziąsła wykałaczką. Drażnił jej dziąsła wykałaczką.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Estimularam-lhe as gengivas com um palito, para ver se isso resultava.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Fogpiszkálóval stimulálták a fogínyt, hátha az az oka.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar. Hayır.Ze stimuleerde haar tandvlees met een tandenstoker, om te zien of dat het was.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Họ đã kích thích nướu chân răng của cô ấy bằng một que tăm để xem xem thế có đủ để gây nên sự khoái cảm không.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.I-au stimulat gingiile cu o scobitoare, să vadă dacă mergea și așa.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Ils ont stimulé ses gencives avec un cure-dent, pour voir si cela marchait également.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Man stimulierte ihr Zahnfleisch mit einem Zahnstocher, um zu sehen, ob das der Auslöser war.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Mereka merangsang gusinya dengan tusuk gigi, untuk memeriksa apakah ada hubungannya.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Provarono a stimolarle le gengive con uno stuzzicadenti, per vedere se era quello.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Stimulovali jej ďasná so špáradlom, aby zistili, či to bola príčina.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Stimulovali jí dásně párátkem aby zjistili, zda toto nebyla příčina.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Διέγειραν τα ούλα της με μια οδοντογλυφίδα, για να δουν εάν αυτό το προκαλούσε.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Они стмулировали ей дёсны зубочисткой, что понять, в этом ли причина.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.Стимулирали венците й с клечка за зъби, за да видят дали това го предизвиква.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.הגירוי התרחש בחניכיים נבדק גם עם קיסמי שיניים גורמים לכך.
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.ولقد حاولوا تحفيز اللثة بواسطة عود أسنان، ليروا ما إذا كان هذا هو سبب المشكلة
İşe yarayıp yaramadığını görmek için diş etlerini kürdanla uyarmışlar.つまようじで刺激してみたのですが だめでした 歯磨きという動作自体が原因なんです
İşe yarayıp yaramayacağını görmek için...이것이 효과가 있는지
İşe yarayıp yaramayacağını görmek için...ובדקנו אם זה עובד,
İşe yarayıp yaramayacağını görmek için...ومعرفة ما إذا كان هذا يعمل،
İşe yarayıp yaramayacağını görmek için...複数のラットで続けて試したところ
İşe yarayıp yaramayacağını görürsün.안될거라고 생각하셨던 겁니다.
İşe yarayıp yaramayacağını görürsün.O să vezi că nu va funcționa."
İşe yarayıp yaramayacağını görürsün.Schau es dir an -- und sieh, dass es nicht gehen wird.
İşe yarayıp yaramayacağını görürsün."Vai ver que não vai resultar.
İşe yarayıp yaramayacağını görürsün."Vas a ver que no funcionará.
İşe yarayıp yaramayacağını görürsün.Vedi che---vedrai che non funzionerà.
İşe yarayıp yaramayacağını görürsün.Vois et -- vois que ça ne marchera pas.
İşe yarayıp yaramayacağını görürsün.Zie dat het niet werkt.
İşe yarayıp yaramayacağını görürsün.Zobaczysz, że to nie zadziała."
İşe yarayıp yaramayacağını görürsün.Да видите и - да видите, че тя няма да работи."
İşe yarayıp yaramayacağını görürsün.Увидите, увидите,что это не сработает.
İşe yarayıp yaramayacağını görürsün.תראו שזה לא יעבוד.
İşe yarayıp yaramayacağını görürsün.وأردف: إذا اكتشفت أنّ هذا الأمر لم ينجح.
İşe yarayıp yaramayacağını görürsün.そして 「首吊り用のロープをあげるよ」と
İşte bu şekilde sürüp gitti -- bu davayı yaratırken fikrin işe yarayı yaramayacağını kanıtlamaya çalışıyordum.Allt detta under tiden som jag byggde ärendet för att bevisa att den här idén var logisk.
İşte bu şekilde sürüp gitti -- bu davayı yaratırken fikrin işe yarayı yaramayacağını kanıtlamaya çalışıyordum.E così via -- mentre costruivo il progetto per provare se l'idea avesse un senso.
İşte bu şekilde sürüp gitti -- bu davayı yaratırken fikrin işe yarayı yaramayacağını kanıtlamaya çalışıyordum.En zo verder en zo voort en zo verder - terwijl ik bezig was met te bewijzen dat dit idee zinvol zou zijn.
İşte bu şekilde sürüp gitti -- bu davayı yaratırken fikrin işe yarayı yaramayacağını kanıtlamaya çalışıyordum.Et ainsi de suite tandis que je m'efforçais de prouver que cette idée avait de l'intérêt.
İşte bu şekilde sürüp gitti -- bu davayı yaratırken fikrin işe yarayı yaramayacağını kanıtlamaya çalışıyordum.In tako naprej in tako naprej... ko sem iskal podporo, da bi videl, ali ima zamisel kak smisel.
İşte bu şekilde sürüp gitti -- bu davayı yaratırken fikrin işe yarayı yaramayacağını kanıtlamaya çalışıyordum.I tak dalej - ta inicjatywa powstawała, by udowodnić, że ów pomysł ma sens.
İşte bu şekilde sürüp gitti -- bu davayı yaratırken fikrin işe yarayı yaramayacağını kanıtlamaya çalışıyordum.그리고 또 만남과 만남을 반복했습니다. 제가 이 일을 추진하면서 이 아이디어가
İşte bu şekilde sürüp gitti -- bu davayı yaratırken fikrin işe yarayı yaramayacağını kanıtlamaya çalışıyordum.Vân vân và vân vân trong khi tôi đang nghĩ làm sao để chứng tỏ ý tưởng này là thực sự có ý nghĩa.
İşte bu şekilde sürüp gitti -- bu davayı yaratırken fikrin işe yarayı yaramayacağını kanıtlamaya çalışıyordum.Y así sucesivamente... mientras construía el caso para probar si esta idea tendría sentido.
İşte bu şekilde sürüp gitti -- bu davayı yaratırken fikrin işe yarayı yaramayacağını kanıtlamaya çalışıyordum.Збираючи матеріали, я хотів довести, що наш задум - важливий.
İşte bu şekilde sürüp gitti -- bu davayı yaratırken fikrin işe yarayı yaramayacağını kanıtlamaya çalışıyordum.И так далее, и так далее - одновременно набирая материал, чтобы убедиться, что в этой затее есть смысл.
İşte bu şekilde sürüp gitti -- bu davayı yaratırken fikrin işe yarayı yaramayacağını kanıtlamaya çalışıyordum.וכך הלאה וכך הלאה... בזמן שבניתי את התיק להוכיח אם הרעיון הזה
İşte bu şekilde sürüp gitti -- bu davayı yaratırken fikrin işe yarayı yaramayacağını kanıtlamaya çalışıyordum.وهلم جرا .... بينما كنت اعمل على بناء هذه القضية لأثبت فيما اذا كانت هذه الفكرة
İlgili Sayfalar