yarattık ile cümle
yarattık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bizim yaptığımız alanın çevresinde şeker palmiyelerinden bir halka yarattık.זה הפתרון לטווח קצר, אבל אתם זקוקים גם לפתרון לטווח ארוך. אז מה שעשינו הוא ליצור
Bizim yaptığımız alanın çevresinde şeker palmiyelerinden bir halka yarattık.لذا ما فعلناه أننا صنعنا حلقة من نخيل السكر حول المنطقة.
Bizim yaptığımız alanın çevresinde şeker palmiyelerinden bir halka yarattık.エリアを円状に囲むように砂糖椰子を植えました。 砂糖椰子は火に強く
Biz 'Süper Sahne Kulesi" olarak adlandırdığımız bir şeyi yarattık.Abbiamo creato quello che ci piace chiamare superfly.
Biz 'Süper Sahne Kulesi" olarak adlandırdığımız bir şeyi yarattık.Am creat ceea ce ne place să numim superzbor.
Biz 'Süper Sahne Kulesi" olarak adlandırdığımız bir şeyi yarattık.Chúng ta tạo ra cái chúng ta muốn gọi là superfly.
Biz 'Süper Sahne Kulesi" olarak adlandırdığımız bir şeyi yarattık.Creamos lo que nos gusta llamar "superfly".
Biz 'Süper Sahne Kulesi" olarak adlandırdığımız bir şeyi yarattık. (Kahkahalar)Wir schufen etwas, das wir Superbühnenturm nennen, (Gelächter)
Biz 'Süper Sahne Kulesi" olarak adlandırdığımız bir şeyi yarattık.우리는 '수퍼플라이'라는 것을 고안했습니다.
Biz 'Süper Sahne Kulesi" olarak adlandırdığımız bir şeyi yarattık.Létrehoztunk valamit, amit szuperzsinórnak hívunk.
Biz 'Süper Sahne Kulesi" olarak adlandırdığımız bir şeyi yarattık.Nous avons ainsi créé ce que nous aimons appeler les "super-cintres".
Biz 'Süper Sahne Kulesi" olarak adlandırdığımız bir şeyi yarattık.Stworzyliśmy, jak mówimy, supernadscenie.
Biz 'Süper Sahne Kulesi" olarak adlandırdığımız bir şeyi yarattık.We ontwierpen de zogenaamde 'Superfly'.
Biz 'Süper Sahne Kulesi" olarak adlandırdığımız bir şeyi yarattık.Φτιάξαμε κάτι που ονομάσαμε σουπερσκήνιο.
Biz 'Süper Sahne Kulesi" olarak adlandırdığımız bir şeyi yarattık.Ми створили так звану супернадсцену.
Biz 'Süper Sahne Kulesi" olarak adlandırdığımız bir şeyi yarattık.Мы придумали устройство, которое мы называем "супер-летучка".
Biz 'Süper Sahne Kulesi" olarak adlandırdığımız bir şeyi yarattık.Създадохме онова, което обичаме да наричаме супермуха.
Biz 'Süper Sahne Kulesi" olarak adlandırdığımız bir şeyi yarattık.יצרנו מה שאנחנו אוהבים לכנות "סופרפליי".
Biz 'Süper Sahne Kulesi" olarak adlandırdığımız bir şeyi yarattık.صممنا مانسميه البرج الخارق.
Biz 'Süper Sahne Kulesi" olarak adlandırdığımız bir şeyi yarattık.(= 超イカす)
"blog"lar ve forumlar gibi, işbirliğine dayalı altyapılar kullanarak yarattıkları dayanışma grupları.그리고 기타 협동 인프라들을 활용해서 자발적으로 거식증을 유지하는 것을 지지하는 커뮤니티들을 만들었습니다.
"blog"lar ve forumlar gibi, işbirliğine dayalı altyapılar kullanarak yarattıkları dayanışma grupları.סוגים אחרים של תשתית לשיתוף פעולה, והשתמשו בכך כדי להקים קבוצות תמיכה להישארות במצב אנורקטי מבחירה.
"blog"lar ve forumlar gibi, işbirliğine dayalı altyapılar kullanarak yarattıkları dayanışma grupları.والأنواع الأخرى للبنيات التحتية التعاونية ، وأستخدموها لتأسيس مجموعات دعم ل للنحافة (الرجيم) طوعياً.
"blog"lar ve forumlar gibi, işbirliğine dayalı altyapılar kullanarak yarattıkları dayanışma grupları.自らの意志で拒食症になろうとする人の 支援グループを そこに作り上げています 彼らは痩せたモデルの写真を投稿し それを"Thinspiration"と呼んでいます
Bombaların yok etmediği her şey yarattıkları çorak arazi tarafından tüketildi.Ce qui n'a pas été détruit par les bombes fut consumé par le désert qu'elles ont engendré.
Bombaların yok etmediği her şey yarattıkları çorak arazi tarafından tüketildi.Cokoli bomby nezničily, bylo pozřeno pustinou, kterou vytvořily.
Bombaların yok etmediği her şey yarattıkları çorak arazi tarafından tüketildi.Det som inte förstördes av atombomben, förbrukades av den ödemark som den skapat.
Bombaların yok etmediği her şey yarattıkları çorak arazi tarafından tüketildi.Hetgeen niet vernietigd door de bommen werd opgeslokt door de woestenij die zij maakten.
Bombaların yok etmediği her şey yarattıkları çorak arazi tarafından tüketildi.폭탄이 파괴하지 못한 것은 폭탄이 만들어낸 황무지에 삼켜졌다.
Bombaların yok etmediği her şey yarattıkları çorak arazi tarafından tüketildi.Quello che non fu distrutto dalle bombe, fu consumato dal deserto che crearono.
Bombaların yok etmediği her şey yarattıkları çorak arazi tarafından tüketildi.To, czego bomby nie zdołały zniszczyć, zostało pogrzebane przez nowo powstałe pustkowia.
Bombaların yok etmediği her şey yarattıkları çorak arazi tarafından tüketildi.Was die Bomben nicht zerstört hatten verwandelte sich nach und nach in eine Einöde.
Bombaların yok etmediği her şey yarattıkları çorak arazi tarafından tüketildi.Οτιδήποτε δεν κατέστρεψαν οι βόμβες καταβροχθίστηκε από την έρημο που δημιούργησαν.
Bombaların yok etmediği her şey yarattıkları çorak arazi tarafından tüketildi.То, что не было уничтожено бомбами, было поглощено ими созданной пустошью.
Bu bir birey için yarattıkları ilk ses.Aceasta e prima voce creată de ei pentru un individ.
Bu bir birey için yarattıkları ilk ses.C'est la première voix qu'ils ont créée pour un individu.
Bu bir birey için yarattıkları ilk ses.Đây là giọng nói đầu tiên mà họ làm riêng cho một cá nhân.
Bu bir birey için yarattıkları ilk ses.Dies ist die erste Stimme, die sie für einen bestimmten Menschen erzeugt haben.
Bu bir birey için yarattıkları ilk ses.Dit is de eerste stem die ze voor een individu hebben gemaakt.
Bu bir birey için yarattıkları ilk ses.E' la prima voce che hanno creato apposta per una persona.
Bu bir birey için yarattıkları ilk ses.Es la primera voz creada por ellos para una persona.
Bu bir birey için yarattıkları ilk ses.Esta foi a primeira voz que criaram para uma pessoa.
Bu bir birey için yarattıkları ilk ses.Ez az első hang, amit magánembernek készítettek.
Bu bir birey için yarattıkları ilk ses.Ini adalah suara pertama yang mereka ciptakan untuk pribadi.
Bu bir birey için yarattıkları ilk ses.이건 개인을 위해서는 처음으로 만들어진 것입니다.
Bu bir birey için yarattıkları ilk ses.To pierwszy głos, który stworzyli dla konkretnej osoby.
Bu bir birey için yarattıkları ilk ses.Toto je první hlas, který vytvořili pro konkrétního člověka.
Bu bir birey için yarattıkları ilk ses.Είναι η πρώτη φωνή που έφτιαξαν για ιδιώτη.
Bu bir birey için yarattıkları ilk ses.Това е първият глас, който са създали за определен човек.
Bu bir birey için yarattıkları ilk ses.Это первый голос, который они создали для конкретного человека.
Bu bir birey için yarattıkları ilk ses.זה הקול הראשון שהם יצרו למישהו ספציפי.
Bu bir birey için yarattıkları ilk ses.هذا اول صوت تم توليفه كصوت فردي
Bu bir birey için yarattıkları ilk ses.コンピューターの合成音声でも かなり良いものもありますが
Bu kablolu TV'yi biz yarattık, şu an TV kanalları kârımızdan pay istiyor.우리는 이것들, 이 케이블 회사를 세우기위해서 애를 썼는데
Bu kablolu TV'yi biz yarattık, şu an TV kanalları kârımızdan pay istiyor.Noi lavorammo per costruirla, l'industria dei cavi, ora le emittenti vogliono i nostri soldi.
Bu kablolu TV'yi biz yarattık, şu an TV kanalları kârımızdan pay istiyor.Wir haben daran gearbeitet, diese Kabelindustrie aufzubauen, nun wollen die Rundfunk-Veranstalter unser Geld.
Bu kablolu TV'yi biz yarattık, şu an TV kanalları kârımızdan pay istiyor.Zbudowaliśmy branżę telewizji kablowej a teraz nadawcy chcą naszych pieniędzy.
Bu kablolu TV'yi biz yarattık, şu an TV kanalları kârımızdan pay istiyor.Мы работали над созданием кабельной отрасли, а сейчас вещательные компании хотят от нас денег.
Bu kablolu TV'yi biz yarattık, şu an TV kanalları kârımızdan pay istiyor.טד טרנר: עבדנו כדי לבנות זאת, תעשיית כבלים זו,
Bu kablolu TV'yi biz yarattık, şu an TV kanalları kârımızdan pay istiyor.لقد عملنا جميعا من أجل بناء كل هذا ، صناعة البث بواسطة الأسلاك،
İlgili Sayfalar