Ana içeriğe geç
Sözlük

yaratmaya ile cümle

yaratmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ve görev, kapalı bir alanda başınızın üzerinden uçabilecek son derece hafif bir model yaratmaya çalışmaktı.De taak was om een ultralicht indoor vliegmodel te bouwen dat over jullie hoofden kan vliegen.
Ve görev, kapalı bir alanda başınızın üzerinden uçabilecek son derece hafif bir model yaratmaya çalışmaktı.E a tarefa era construir um modelo ultraleve de interior, capaz de voar sobre as vossas cabeças.
Ve görev, kapalı bir alanda başınızın üzerinden uçabilecek son derece hafif bir model yaratmaya çalışmaktı.E la sfida era costruire un modello ultra-leggero da interno, capace di volare sopra le vostre teste.
Ve görev, kapalı bir alanda başınızın üzerinden uçabilecek son derece hafif bir model yaratmaya çalışmaktı.저희의 목표는 여러분의 머리 위에서 날 수 있는 실내용 초경량 모형을 만드는 것이었습니다.
Ve görev, kapalı bir alanda başınızın üzerinden uçabilecek son derece hafif bir model yaratmaya çalışmaktı.Mieliśmy zbudować bardzo lekki model, który potrafiłby przelecieć wam nad głowami.
Ve görev, kapalı bir alanda başınızın üzerinden uçabilecek son derece hafif bir model yaratmaya çalışmaktı.Nhiệm vụ là chế tạo một mô hình bay siêu nhẹ trong nhà có thể bay lượn đầu các bạn.
Ve görev, kapalı bir alanda başınızın üzerinden uçabilecek son derece hafif bir model yaratmaya çalışmaktı.Och uppgiften var att bygga en ultralätt flygande modell för inomhusbruk som kan flyga över era huvuden.
Ve görev, kapalı bir alanda başınızın üzerinden uçabilecek son derece hafif bir model yaratmaya çalışmaktı.Og opgaven var at bygge en ultralet indendørs flyvende model som er i stand til at flyve over jeres hoveder.
Ve görev, kapalı bir alanda başınızın üzerinden uçabilecek son derece hafif bir model yaratmaya çalışmaktı.Se trataba de construir un modelo ultraligero, de vuelo en interiores capaz de volar sobre sus cabezas.
Ve görev, kapalı bir alanda başınızın üzerinden uçabilecek son derece hafif bir model yaratmaya çalışmaktı.Und die Aufgabe bestand darin, ein ultraleichtes Flugmodell zu bauen, dass über unseren Köpfen fliegen kann.
Ve görev, kapalı bir alanda başınızın üzerinden uçabilecek son derece hafif bir model yaratmaya çalışmaktı.Задача полягала в побудові надлегкої моделі, яка б літала у приміщенні, і могла б літати над вашими головами.
Ve görev, kapalı bir alanda başınızın üzerinden uçabilecek son derece hafif bir model yaratmaya çalışmaktı.И задачата беше да се изгради свръхлек модел, летящ на закрито, който да може да лети над главите ви.
Ve görev, kapalı bir alanda başınızın üzerinden uçabilecek son derece hafif bir model yaratmaya çalışmaktı.והמשימה היתה לבנות מודל שטס בתוך בניין ומאוד קל שמסוגל לטוס מעל ראשינו.
Ve görev, kapalı bir alanda başınızın üzerinden uçabilecek son derece hafif bir model yaratmaya çalışmaktı.وكانت المهمة هي بناء نموذج يحلق في الأماكن المغلقة قادر على التحليق فوق رؤوسكم.
Ve görev, kapalı bir alanda başınızın üzerinden uçabilecek son derece hafif bir model yaratmaya çalışmaktı.飛行モデルの作成でした 後ほど頭上を飛ばすので 皆さん ご注意下さい
Ve nesneler yaratmak yerine tekrar süreçler yaratmaya başlamalıyız.E dobbiamo ricominciare a realizzare processi, invece di realizzare oggetti.
Ve nesneler yaratmak yerine tekrar süreçler yaratmaya başlamalıyız.És újra szerzőivé kell válnunk a folyamatnak, és nem csak a tárgyaknak.
Ve nesneler yaratmak yerine tekrar süreçler yaratmaya başlamalıyız.Et nous devons recommencer à créer des processus, au lieu de créer des objets.
Ve nesneler yaratmak yerine tekrar süreçler yaratmaya başlamalıyız.우리는 단순히 결과물만 내다보는 사람이 아니라 다시 예전처럼 프로세스 전체를 내다보는 사람들이 되어야 합니다.
Ve nesneler yaratmak yerine tekrar süreçler yaratmaya başlamalıyız.My, architekci, musimy znów formować procesy, a nie tylko obiekty.
Ve nesneler yaratmak yerine tekrar süreçler yaratmaya başlamalıyız.Necesitamos volver a crear procesos en vez de firmar objetos.
Ve nesneler yaratmak yerine tekrar süreçler yaratmaya başlamalıyız.Şi trebuie să începem să concepem procese din nou, în loc de a concepe obiecte.
Ve nesneler yaratmak yerine tekrar süreçler yaratmaya başlamalıyız.Và chúng ta cần bắt đầu làm chủ lại quy trình như lúc trước thay vì thiết lập đối tượng.
Ve nesneler yaratmak yerine tekrar süreçler yaratmaya başlamalıyız.We moeten weer processen gaan scheppen in plaats van objecten.
Ve nesneler yaratmak yerine tekrar süreçler yaratmaya başlamalıyız.Wir müssen wieder anfangen, Prozesse zu gestalten, statt Objekte hervorzubringen.
Ve nesneler yaratmak yerine tekrar süreçler yaratmaya başlamalıyız.Επίσης πρέπει να δημιουργούμε πάλι διαδικασίες, αντί μόνο αντικείμενα.
Ve nesneler yaratmak yerine tekrar süreçler yaratmaya başlamalıyız.И трябва отново да започнем да сме автори на процеси, вместо да сме автори на обекти.
Ve nesneler yaratmak yerine tekrar süreçler yaratmaya başlamalıyız.Ми повинні знову творити процес, а не тільки створювати об'єкти.
Ve nesneler yaratmak yerine tekrar süreçler yaratmaya başlamalıyız.Нам нужно начать снова создавать процессы, вместо создания объектов.
Ve nesneler yaratmak yerine tekrar süreçler yaratmaya başlamalıyız.ואנחנו צריכים ליצור שוב תהליכים, במקום ליצור אובייקטים.
Ve nesneler yaratmak yerine tekrar süreçler yaratmaya başlamalıyız.علينا أن نعود لتصميم العمليات مجدداً بدلاً من الاكتفاء بتصميم الأجسام.
Ve nesneler yaratmak yerine tekrar süreçler yaratmaya başlamalıyız.もう一度 工程を生み出すべきなのです そうすれば 僕らは50年前のように
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.A sdělovala jsem jim svoje zážitky a znovu se snažila zvýšit informovanost.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.Bemutattam nekik az élményeimet, hogy ismételten megpróbáljam a figyelmet felkelteni.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.Dan saya menunjukkan pengalaman saya kepada mereka dan mencoba lagi untuk meningkatkan kesadaran.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.E ho raccontato loro le mie esperienze, cercando, ancora una volta, di sensibilizzarli.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.En ik vertelde ze over mijn ervaringen en probeerde, opnieuw, bewustzijn te creëren.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.Eu mostrei-lhes as minhas experiências e, mais uma vez, tentei sensibilizar.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.그리고 그곳에서도 역시 저의 경험을 말씀드리고 다시 한 번, 사람들의 경각심을 일깨우려 노력했죠.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.Opowiadałam o swojej pracy starając się zwiększyć świadomość społeczną.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.Rozprávala som im svoje zážitky, snažila som sa zvýšiť povedomie.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.Și le-am prezentat experiențele mele în încercarea de a-i face conștienți de ce se întâmplă.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.Und ich teilte meine Erfahrungen mit ihnen und versuchte - wieder - ein Bewusstsein zu bilden.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.Và tôi cho họ thấy những trải nghiệm của mình và vì vậy nâng cao nhận thức
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.Y les estaba mostrando mis experiencias tratando, una vez más, de crear conciencia.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.Και τους έδειχνα τις εμπειρίες μου και προσπαθούσα, πάλι, να τους ευαισθητοποιήσω.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.И аз им показвах моите преживявания, и се опитвах, отново, да повиша осведомеността.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.Я делилась с ними опытом и пыталась еще раз просветить их в этой области.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.והפגנתי להם את הנסיון שלי ונסיתי, שוב, לעורר מודעות
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.وكنت أريهم هنا بعض خبراتي في هذا المجال واحاول ان انشر الوعي عن تلك القضية
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.真実を伝え、認識を高める努力をました。 そして再びエディンバラです。
Yani bir kez yaratmaya başlama noktasına geldiğinde -Jakmile se dostane do bodu, kdy začne tvořit novou realitu
Yani bir kez yaratmaya başlama noktasına geldiğinde -일단 그는 창작의 시작점에 들어서기만 하면 --
Yani bir kez yaratmaya başlama noktasına geldiğinde -אז ברגע שהוא מגיע לנקודה הזו של התחלת היצירה---
Yani bir kez yaratmaya başlama noktasına geldiğinde -إذًا فحالما يصل إلى النقطة التي يبدأ منها في خلق --
Yani bir kez yaratmaya başlama noktasına geldiğinde -新しい現実を作り出す状況に到達すること
Yani, sınırsız çemberiniz yine sınırsız sayıda çember yaratmaya devam eder.そしてあなたはいかに無限が密なのかを 見ることができるでしょう.
"Yaşayan canlılar yaratmak bu kadar kolaysa, neden kendimizden birkaç tane yaratmayalım?""Dacă-i atât de uşor de creat organisme vii, de ce să nu creezi singur câteva?"
"Yaşayan canlılar yaratmak bu kadar kolaysa, neden kendimizden birkaç tane yaratmayalım?""Ha ilyen könnyű élő szervezeteket létrehozni, miért ne alkotna saját maga néhányat?"
"Yaşayan canlılar yaratmak bu kadar kolaysa, neden kendimizden birkaç tane yaratmayalım?""Jeśli tak łatwo jest tworzyć żywe organizmy, czemu nie stworzyć ich trochę samemu?"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod