yaratmayı ile cümle

yaratmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Dupin'e göre gazeteler, gerçeği bulmaya çalışmak yerine bir sansasyon yaratmayı tercih etmektedir.Dupin remarcă faptul că scopul ziarelor este „de a face senzație... decât de a căuta adevărul”.
Apple ise kendi konektörünü yaratmayı hedefledi.A céget az Apple felvásárolta, saját csiptervező részleg kialakítása céljából.
Gerald yaşam formunu yaratmayı başarır, Shadow the Hedgehog'u.Shadow the Hedgehogban pedig Shadowt segíti.
Bu projeler sayesinde güçlü, müreffeh ve eşitlikçi bir Çin yaratmayı hedefledi.Molemmat työskentelivät kovasti haaveilemansa tasa-arvoisemman ja paremman Kiinan puolesta.
Afrika Birliği 2025 yılına kadar "bütünleşmiş" bir Afrika yaratmayı hedeflemektedir.Planen er å innføre en felles afrikansk valuta i 2023.
Afrika Birliği 2025 yılına kadar "bütünleşmiş" bir Afrika yaratmayı hedeflemektedir.Pada 2013, Dewan Negara menyepakati rencana bernama "Made in China 2025."
Karanlık ve ürkütücü bir hava yaratmayı amaçlar.Nó tạo ra một bầu không khí quái dị và đáng sợ.
Afrika Birliği 2025 yılına kadar "bütünleşmiş" bir Afrika yaratmayı hedeflemektedir.エチオピア政府は「2025年までの工業化と中進国化」を目標としている。
Tek din dünyasını yaratmayı hedeflediği bilinmektedir.呪術師だけの世界を作るのが目標。
Bunlardan biri tamamen yeniden bir insan yaratmayı içerir.它们一起组成一个完整的人。
Takım ligde yükseldikçe kendisine bir taraftar kitlesi de yaratmayı başardı.而在他畢業的時候,他以權利法案為藍本創作了一部戲劇。
42.000 tanesi yaşamla ölüm arasındaki ince çizgideydi. Ve biz fark yaratmayı başardık.In 42.000 gevallen betrof het levensbedreigende situaties, waarin we het verschil gemaakt hebben.
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Dar deja reuşim să reproducem funcţionalitatea structurii hepatice în mod experimental.
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.정상적으로 되살려낸 것입니다.
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Maar we zijn daadwerkelijk in staat de functionaliteit van de leverstructuur experimenteel te reproduceren.
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Ma siamo in grado di riprodurre la funzionalità della struttura del fegato, sperimentalmente.
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Mas somos capazes de reproduzir a funcionalidade da estrutura do fígado.
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Men vi kan faktiskt återskapa funktionaliteten i leverstrukturen, experimentellt.
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Nhưng chúng tôi có thể tái tạo chức năng của cấu trúc gan trong phòng thí nghiệm
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Pero hemos podido reproducir la funcionalidad de la estructura del hígado, experimentalmente.
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Але ми можемо відтворити функцію печінки в експериментах.
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Но всъщност можем да репродуцираме функционалността на чернодробната структура, експериментално.
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.של מבנה הכבד, בצורה ניסיונית. לכלייה,
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.نسيج الكبد, بالتجربة
Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.腎臓に話を移します
Bu hala deneysel. Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Aber experimentell können wir tatsächlich die Funktionalität der Leberstruktur reproduzieren.
Bu hala deneysel. Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Jsme ale během experimentu schopni obnovit funkčnost jater.
Bu hala deneysel. Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Mais nous sommes en fait capables de reproduire la fonctionnalité de la structure du foie, expérimentalement.
Bu hala deneysel. Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Men vi er faktisk i stand til at reproducere funktionaliteten af leverens struktur, på forsøgsbasis.
Bu hala deneysel. Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Tämä on vielä kokeellista, mutta olemme onnistuneet toistamaan maksan toiminnan kokeissa.
Bu hala deneysel. Ama gerçekten de deneysel olarak karaciğerdeki işlevselliği yeniden yaratmayı başardık.Но мы в состоянии воссоздать функциональность печени, экспериментально.
Devlet, insan yaratmayı neden engelliyor?Dlaczego rząd zabrania wytwarzania ludzi?
Devlet, insan yaratmayı neden engelliyor?Hvorfor forbyder staten skabelsen af mennesker?
Devlet, insan yaratmayı neden engelliyor?Miksi valtio kieltää ihmisten tekemisen?
Devlet, insan yaratmayı neden engelliyor?Per quale ragione è vietato eseguire trasmutazioni umane?
Devlet, insan yaratmayı neden engelliyor?¿Por qué el estado prohíbe la creación de seres humanos?
Devlet, insan yaratmayı neden engelliyor?Por que razão o estado proíbe a criação de pessoas?
Devlet, insan yaratmayı neden engelliyor?Varför förbjuder staten skapandet av människor?
Devlet, insan yaratmayı neden engelliyor?Γιατί το κράτος απαγορεύει τη δημιουργία ανθρώπων;
Devlet, insan yaratmayı neden engelliyor?Почему государство запрещает создавать людей?
Gerçekten harikasın, Ed. Böyle güzel bir ,seyi yaratmayı ba,sardın.Du är jätteduktig som kan skapa nåt så häftigt.
Gerçekten harikasın, Ed. Böyle güzel bir ,seyi yaratmayı ba,sardın.Du er virkelig dygtig, at du kan skabe noget så fint.
Gerçekten harikasın, Ed. Böyle güzel bir ,seyi yaratmayı ba,sardın.Es maravilloso que puedas crear algo tan bonito.
Gerçekten harikasın, Ed. Böyle güzel bir ,seyi yaratmayı ba,sardın.És realmente incrível, Ed, para criares uma coisa tão fantástica como esta.
Gerçekten harikasın, Ed. Böyle güzel bir ,seyi yaratmayı ba,sardın.Olet taitava, kun osaat luoda tällaista-
Gerçekten harikasın, Ed. Böyle güzel bir ,seyi yaratmayı ba,sardın.Sei davvero incredibile, Ed, sei in grado di creare cose meravigliose.
Gerçekten harikasın, Ed. Böyle güzel bir ,seyi yaratmayı ba,sardın.To niewiarygodne, Ed, że potrafisz stworzyć coś tak ładnego.
Gerçekten harikasın, Ed. Böyle güzel bir ,seyi yaratmayı ba,sardın.Είσαι καταπληκτικός, Εντ, αφού κατάφερες να φτιάξεις κάτι τόσο ωραίο.
Gerçekten harikasın, Ed. Böyle güzel bir ,seyi yaratmayı ba,sardın.Это поразительно, Эд, что ты смог сделать что-то настолько точное.
Kendi yaratma hevesim kadar sizlerinde onu yaratmayı öğrenmeniz için çok hevesliyim.Așa că vreau să vă învăț cum să vă faceți propriile puzzle-uri și să creez și eu cât mai multe.
Kendi yaratma hevesim kadar sizlerinde onu yaratmayı öğrenmeniz için çok hevesliyim.Así que, estoy muy interesado en que aprendan cómo crear sus propios puzzles asi como yo los creo.
Kendi yaratma hevesim kadar sizlerinde onu yaratmayı öğrenmeniz için çok hevesliyim.Ça m'intéresse particulièrement de vous apprendre à créer des casse-têtes, autant que d'en créer moi-même.
Kendi yaratma hevesim kadar sizlerinde onu yaratmayı öğrenmeniz için çok hevesliyim.Chcę namawiać do robienia łamigłowek równie mocno, jak robić je samemu.
Kendi yaratma hevesim kadar sizlerinde onu yaratmayı öğrenmeniz için çok hevesliyim.Ich möchte Ihnen beibringen, wie Sie ihre eigenen Rätsel machen können, und nicht nur meine eigenen machen.
Kendi yaratma hevesim kadar sizlerinde onu yaratmayı öğrenmeniz için çok hevesliyim.Ik hoop jullie te leren hoe je je eigen puzzels kan maken, zoals ik de mijne maak.
Kendi yaratma hevesim kadar sizlerinde onu yaratmayı öğrenmeniz için çok hevesliyim.Interessa-me muito que aprendam a fazer os vossos puzzles tanto quanto estou em apenas criá-los.
Kendi yaratma hevesim kadar sizlerinde onu yaratmayı öğrenmeniz için çok hevesliyim.Jadi saya benar-benar tertarik jika Anda belajar bagaimana membuat teka-teki sama seperti saya membuatnya.
Kendi yaratma hevesim kadar sizlerinde onu yaratmayı öğrenmeniz için çok hevesliyim.저는 정말로 여러분이 어떻게 자신의 퍼즐을 만들게 할까에 대해 제가 만드는 것처럼 관심을 가지고 있습니다.
Kendi yaratma hevesim kadar sizlerinde onu yaratmayı öğrenmeniz için çok hevesliyim.Quindi, mi interessa veramente vedervi imparare a fare i vostri rompicapi tanto quanto crearli.
Kendi yaratma hevesim kadar sizlerinde onu yaratmayı öğrenmeniz için çok hevesliyim.Tôi rất hứng thú với việc làm sao bạn tạo ra câu đố của mình giống như với việc tôi tạo ra chúng vậy.

İlgili Sayfalar