yaratmayı ile cümle
yaratmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Sorun yaratmayı keser misin?Could you stop causing trouble?
Toz yaratmayın!Don't create dust!
Yaratma sanatının sırlarını öğrendi ve yeni bir varlık yaratmayı denedi.He learned the secret language of Creation and tried to create a new being.
Artur Barrio insanlarda duyusal bir deneyim yaratmayı aramaktadır.Artur Barrio is seeking to create an experience.
Süperbüs, çok hızlı otobüsler yaratmayı içeren proje.A Rapid KL buses operated by Rapid Bus.
Takım ligde yükseldikçe kendisine bir taraftar kitlesi de yaratmayı başardı.When the CUSL concept faded away, so did any thoughts of a Blizzard resurrection.
Karanlık ve ürkütücü bir hava yaratmayı amaçlar.It creates an eerie and frightening atmosphere.
Bunlardan biri tamamen yeniden bir insan yaratmayı içerir.One of them is bringing people together.
Apple ise kendi konektörünü yaratmayı hedefledi.Leeman even constructed his own compass.
Kadınlara hayal kurduran ürünler yaratmayı amaçlıyoruz.We have goals to create products who make women dream.
Ve biz fark yaratmayı başardık.And we made a difference.
Ve lütfen onu alkışlayarak yaratmayı deneyin. Deneyin.And please try to create that through your clapping.
Görmediler mi Allah nasıl yaratmayı başlatıyor, sonra onu iade ediyor (dönüp yeniden yaratıyor).Do they not see how God originates creation, then reverts it back?
O, her yaratmayı bilir."He has knowledge of every creation,
Andolsun, ilk yaratmayı bildiniz, (bunu) düşünüp ibret almanız gerekmez mi?You have known the first creation, then why do you not reflect?
De ki: "Allah yaratmayı (ilkin) başlatır, sonra onu iade eder.Say: "It is God alone who first creates and then reverts it.
Allah, yaratmayı başlatır, sonra onu iade eder, sonra da siz O'na döndürülürsünüz.God originates creation, and then will revert it, then you will go back to Him.
Yaratmayı başlatan, sonra onu iade edecek olan O'dur; bu O'na göre pek kolaydır.It is He who first creates and then reverts it. This is how His law works inevitably.
O, her türlü yaratmayı bilendir."He has knowledge of every creation,
And olsun ki, ilk yaratmayı bilirsiniz, yine de düşünmez misiniz?You have known the first creation, then why do you not reflect?
Emri, bir şeyin yaratılmasına taalluk eder, birşeyi yaratmayı dilerse ona ol der, hemen oluverir.When He wills a thing He has only to say: "Be," and it is.
Hiç görmediler mi, Allah, yaratmayı nasıl başlatıyor, sonra onu tekrarlıyor/yeni baştan yapıyor.Do they not see how God originates creation, then reverts it back?
O, bütün yaratılmışları/her türlü yaratmayı çok iyi bilmektedir."He has knowledge of every creation,
Çünkü O, her türlü yaratmayı gayet iyi bilir.He has knowledge of every creation,
Hem yaratmayı ilkin yapan O'dur.It is He who first creates and then reverts it.
De ki: "Onları ilk defa yaratan diriltecek ve o her yaratmayı bilir."Say: "He who created you the first time. He has knowledge of every creation,
De ki: "ALLAH yaratmayı başlatır ve onu tekrarlar.Say: "It is God alone who first creates and then reverts it.
O her türlü yaratmayı bilendir."He has knowledge of every creation,
Yine O diriltecektir. O her türlü yaratmayı bilendir.He has brought the truth and confirmed the other messengers.
De ki: "Onları ilk defa yaratan diriltecek. O, her yaratmayı bilir."Say: 'He shall quicken them, who originated them the first time; He knows all creation,
De ki: "Allah yaratmayı (ilkin) başlatır, sonra onu iade eder. Öyleyse nasıl çevriliyorsunuz?"Say: 'God -- He originates creation, then brings it back again; so how are you perverted?'
De ki: "Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir."Say: 'He shall quicken them, who originated them the first time; He knows all creation,
De ki: "Onları ilk defa yaratan diriltecektir. O, her türlü yaratmayı bilendir."Say: 'He shall quicken them, who originated them the first time; He knows all creation,
De ki, "Ortaklarınızdan hangisi yaratmayı başlatıp tekrarlayabilir?"Say: 'Is there any of your associates who originates creation, then brings it back again?'
De ki: "ALLAH yaratmayı başlatır ve onu tekrarlar. Nasıl da çevriliyorsunuz?"Say: 'God -- He originates creation, then brings it back again; so how are you perverted?'
Allah, ilkin mahlukunu yaratır, (ölümden) sonra da bunu (yaratmayı), tekrarlar.God originates creation, and then repeats it.
Allah yaratmayı ilkin yapar, sonra da çevirir, onu yeniden yapar.God originates creation, and then repeats it.
Program hatası: kütüphane% 1 belirtilen tipte bileşen yaratmayı desteklemiyorUnable to open Hotsync log %1.
Şirket girişime 66 milyon euro yatırım yaparak 15 ila 20 bin iş yaratmayı planlıyor.The company plans to investment 66m euros in the venture and create 15,000 to 20,000 jobs.
Kqiku, "Yeni işler yaratmayı düşünmek yerine, sadece fiyat zamları düşünüyorlar." dedi."Instead of thinking of new jobs, they are thinking only of price increases," Kqiku said.
Şirket Türkiye'de 1.200 civarında yeni iş yaratmayı hedefliyor.It forecasts creating some 1,200 new jobs in Turkey.
Bu resimde neredeyse tek boyutlu bir görüntü yaratmayı denedi.He experimented in this painting with creating an image that was nearly one-dimensional.
DiEM25, daha demokratik bir Avrupa yaratmayı amaçlamaktadır.DiEM25 seeks to create a more democratic Europe.
4 Ocak 1787'de Vali Bowdoin, özel olarak finanse edilen bir milis ordusu yaratmayı önerdi.On January 4, 1787, Governor Bowdoin proposed creating a privately funded militia army.
Bu hareket İsrail'de toplumsal eşitlik yaratmayı amaçlamaktadır.This movement seeks to create social equality in Israel.
Bunlardan biri tamamen yeniden bir insan yaratmayı içerir.Zusammen erschaffen sie eine ganz neue.
Bunlardan biri tamamen yeniden bir insan yaratmayı içerir.L'une d'entre elles prend possession d'un humain afin de le récupérer.
Bu projeler sayesinde güçlü, müreffeh ve eşitlikçi bir Çin yaratmayı hedefledi.Así se entienden los esfuerzos para construir una Europa fuerte e independiente.
Onaylama ilkesi olarak bengi dönüş bu belirsizlikle yaratmayı getirir.El retorno se realiza mediante un salto indirecto a dicha posición.
DNA nanoteknolojisi tasarlanmış işlevlere ve yapılara sahip moleküller yaratmayı amaçlar.La nanotecnologia del DNA si focalizza nella creazione di molecole con strutture e funzionalità progettate.
Kendime problem yaratmayı sevmiyorum.Не люблю создавать себе проблемы.
Yaratma sanatının sırlarını öğrendi ve yeni bir varlık yaratmayı denedi.Он изучил тайну языка Создателя и попытался создавать новых существ.
Süperbüs, çok hızlı otobüsler yaratmayı içeren proje.Взамен обещано запустить скоростные автобусы.
Eser, bu döneme alıntılar yaparak feodal ortamdan Kürt aydınlanmacılığını yaratmayı başarmayı konu alır.Неожиданно тому приходит в голову мысль: он с помощью своих способностей делает из Пипа фейерверк.
Afrika Birliği 2025 yılına kadar "bütünleşmiş" bir Afrika yaratmayı hedeflemektedir.A União Africana, em contraste, estabeleceu a tarefa de construir uma África "unida e integrada" até 2025.
Süperbüs, çok hızlı otobüsler yaratmayı içeren proje.Trata-se de um sistema de transporte rápido com ônibus.
Karanlık ve ürkütücü bir hava yaratmayı amaçlar.Hij probeerde hiermee een duistere en angstaanjagende sfeer te creëren.
Dupin'e göre gazeteler, gerçeği bulmaya çalışmak yerine bir sansasyon yaratmayı tercih etmektedir.Dupin podkreśla, że gazety kreują raczej sensację, niż dociekają prawdy.
Bunlardan biri tamamen yeniden bir insan yaratmayı içerir.Från dem kommer ett nytt människosläkte.
Karanlık ve ürkütücü bir hava yaratmayı amaçlar.Це створює моторошну і страшну атмосферу.