yaratmak ile cümle

yaratmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama Gregor herkes için sorun yaratmak isteyen herhangi bir kavramı vermedi kesinlikle kız kardeşi.確かではない彼の妹のため。 彼はただ非常に、彼の部屋に戻ってクリープするために、自分自身を好転し始めていた
Ama her şey teknolojiyle alakalı değil. Benim istediğim, mükemmel deneyimler yaratmak.De ez nem a technológiáról szól, hanem arról, hogy nagyszerű élményeket akarok életre hívni.
Ama mükemmel bir yer yaratmak önemliydi, ve ben denedim de, çalışmlarım ve tasarlamalarım sonucu.Ale ważnym było stworzenie idealnego miejsca, więc spróbowałem, by pracować i tworzyć.
Ama mükemmel bir yer yaratmak önemliydi, ve ben denedim de, çalışmlarım ve tasarlamalarım sonucu.Dar era important să creez un loc perfect, aşa că am încercat, pentru a lucra şi a crea.
Ama mükemmel bir yer yaratmak önemliydi, ve ben denedim de, çalışmlarım ve tasarlamalarım sonucu.하지만 작업과 창조를 위한 완벽한 장소를 만드는 것도 중요하다고 생각해서 시도한 디자인도 있습니다.
Ama mükemmel bir yer yaratmak önemliydi, ve ben denedim de, çalışmlarım ve tasarlamalarım sonucu.lo probé, para trabajar y crear.
Ama mükemmel bir yer yaratmak önemliydi, ve ben denedim de, çalışmlarım ve tasarlamalarım sonucu.Ma era importante creare un luogo perfetto, così ci ho provato, adatto per lavorare e creare.
Ama mükemmel bir yer yaratmak önemliydi, ve ben denedim de, çalışmlarım ve tasarlamalarım sonucu.Но беше важно да се създаде съвършено място, затова се опитах, за да работя и творя.
Ama mükemmel bir yer yaratmak önemliydi, ve ben denedim de, çalışmlarım ve tasarlamalarım sonucu.Но очень важно ещё и создать идеальное место для работы и творчества, что я и попытался сделать.
Ama mükemmel bir yer yaratmak önemliydi, ve ben denedim de, çalışmlarım ve tasarlamalarım sonucu.אבל היה חשוב ליצור את המקום המושלם, אז ניסיתי, כדי לעבוד וליצור.
Ama mükemmel bir yer yaratmak önemliydi, ve ben denedim de, çalışmlarım ve tasarlamalarım sonucu.لكن من المهم أن نبتدع مكان مثالي، لذلك حاولت أن، من أجل أن أعمل وأخترع
Ama mükemmel bir yer yaratmak önemliydi, ve ben denedim de, çalışmlarım ve tasarlamalarım sonucu.そこで創作活動の場を デザインしてみました パリ在住の アメリカ人科学者のために
Ama o kitapta yazdıgına göre, insan yaratmak yasak bir ,sey.Ale w tej księdze było napisane, że nie wolno tworzyć ludzi.
Ama o kitapta yazdıgına göre, insan yaratmak yasak bir ,sey.Ma in quel libro c'era scritto che creare le persone è una cosa proibita.
Ama o kitapta yazdıgına göre, insan yaratmak yasak bir ,sey.Mas estava escrito naquele livro que não é permitido criar pessoas.
Ama o kitapta yazdıgına göre, insan yaratmak yasak bir ,sey.Men der stod i bogen - - at man ikke må skabe mennesker.
Ama o kitapta yazdıgına göre, insan yaratmak yasak bir ,sey.Men det stod i boken- -att man inte fick skapa människor.
Ama o kitapta yazdıgına göre, insan yaratmak yasak bir ,sey.Pero en el libro decía que está prohibido crear seres humanos.
Ama o kitapta yazdıgına göre, insan yaratmak yasak bir ,sey.Siinä kirjassa luki- -että ihmisiä ei saa muuttaa.
Ama o kitapta yazdıgına göre, insan yaratmak yasak bir ,sey.Αλλά έγραφε σε εκείνο το βιβλίο ότι δεν επιτρέπεται να δημιουργείς ανθρώπους.
Ama o kitapta yazdıgına göre, insan yaratmak yasak bir ,sey.Но в той книге было написано, что создавать людей не разрешается.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Aber wir erstellen scheinbar auch gerne Dinge und teilen sie gerne mit anderen.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Ale ukazuje sa, že tiež radi vytvárame, a radi zdieľame.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Ale ukazuje se, že také rádi tvoříme a rádi sdílíme.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Dar s-a dovedit că ne place și să creăm, și ne place să împărtășim.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.De kiderült, hogy alkotni is szeretünk, és szeretünk megosztani.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.하지만 드러난 바는, 우리가 마찬가지로 창조하기, 그리고 나누기도 좋아한다는 것입니다.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Maar blijkbaar creëren we ook graag en delen we graag.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Mais il s'avère que nous aimons aussi créer, et nous aimons partager.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Mas acontece que também gostamos de criar, e gostamos de partilhar.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Ma sembra che ci piaccia anche creare, e condividere.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Nhưng chúng ta hóa ra cũng thích chế tạo và chia sẻ.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Pero resulta que también nos gusta crear, y nos gusta compartir.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Αλλά φαίνεται πως μας αρέσει επίσης να δημιουργούμε, και μας αρέσει να μοιραζόμαστε.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Але також виявляється, що нам подобається створювати та ділитися цим з іншими.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Но оказалось, нам еще нравится и творить, и делиться тем, что мы сделали, с другими.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.Но се оказва, че също обичамв да създаваме и обичаме да споделяме.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.אבל מתברר שאנחנו גם אוהבים ליצור, ואנחנו אוהבים לחלוק.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.ولكن يبدو أننا أيضًا نحب أن نصنع، ونحب أن نشارك.
Ama yaratmaktan ve paylaşmaktan da hoşlanıyoruz.好きなことがはっきりしました 古くからある人間のモチベーションと
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Aber einen Raum zu schaffen, den es noch nie zuvor gegeben hat, das interessiert mich.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Ami igazán érdekel az olyan teret létrehozni, ami azelőtt nem létezett.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Dar crearea unui spaţiu care nu a mai existat este ceea ce mă interesează.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.그러나 저는 한번도 존재한 적이 없는 공간을 창조하는 걸 매우 좋아합니다.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Mais c'est de créer un espace qui n'a jamais existé qui m'intéresse.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Ma quello che interessa a me è creare uno spazio mai esistito.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Mas o que me interessa é criar um espaço que nunca existiu.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Nhưng để tạo ra một không gian chưa từng tồn tại là điều làm tôi hứng thú.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Pero crear un espacio que jamás ha existido es lo que me interesa.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.Но онова, което ме интересува, е създаването на пространство, което никога не е съществувало.
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.אבל מה שמעניין אותי הוא ליצור מרחב שלא התקיים בעבר;
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.ولكن خلق فراغ لم يوجد من قبل هو مايستهويني
Ancak beni ilgilendiren şey, hiç var olmamış bir alanı yaratmaktır.未だかつて存在したことのないもの
Ancak diğer 33 dil hakkında kaynak bulmak bu halklar açısından zorluklar yaratmaktadır.Η εύρεση πηγών και διαθέσιμου υλικού στις υπόλοιπες 33 γλώσσες είναι συχνά πρόκληση για τις κοινότητες αυτές.
Ancak yalnızca iş yaratmak da değil, iyi maaşlı işler yaratmak.Aber nicht nur Arbeitsplätze, gut bezahlte Arbeitsplätze.
Angeline pilot olmak istiyor, dünyanın her yerine uçup bir fark yaratmak için.A Angeline quer ser piloto para poder voar pelo mundo e fazer a diferença.
Angeline pilot olmak istiyor, dünyanın her yerine uçup bir fark yaratmak için.Angeline ingin menjadi pilot supaya bisa keliling dunia dan membuat perubahan.
Angeline pilot olmak istiyor, dünyanın her yerine uçup bir fark yaratmak için.Angeline möchte Pilotin werden, um die ganze Welt zu umfliegen und etwas zu verändern.
Angeline pilot olmak istiyor, dünyanın her yerine uçup bir fark yaratmak için.Angeline muốn trở thành một phi công để có thể bay quanh thế giới và tạo ra sự khác biệt.
Angeline pilot olmak istiyor, dünyanın her yerine uçup bir fark yaratmak için.Angeline quiere ser piloto, para poder volar alrededor del mundo y marcar una diferencia.
İlgili Sayfalar