Ana içeriğe geç
Sözlük

yaratma ile cümle

yaratma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bir jonglör olarak yapmak istediğim şey bir anı temsil edici birşeyler yaratmaktı.Ами, като жонгльор това, което исках да направя е да създам нещо, което беше изобразително на момента.
Bir jonglör olarak yapmak istediğim şey bir anı temsil edici birşeyler yaratmaktı.Будучи жонглёром, я хотел создать что-то, что могло бы представить момент.
Bir jonglör olarak yapmak istediğim şey bir anı temsil edici birşeyler yaratmaktı.ובכן, כמלהטט, מה שרציתי לעשות הוא ליצור משהו שמייצג רגע.
Bir jonglör olarak yapmak istediğim şey bir anı temsil edici birşeyler yaratmaktı.حسناً, كـ قاذف للكرات ما اردت فعله هو انا اصنع شيئاً. وكانت تلك تمثيلية اللحظة
Bir K+ çizmeme rağmen bazen yanlışlıkla sodyum demek istemem. Bunun sizde karışıklık yaratmasını istemem.Fisiología, Steven Baylor en Universidad de Pennsylvania, y escribió un correo muy interesante y me corrige.
Bir K+ çizmeme rağmen bazen yanlışlıkla sodyum demek istemem. Bunun sizde karışıklık yaratmasını istemem.I chociaż narysowałem K plus, to przez pomyłkę mówiłem o sodzie.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Amikor a léleknek megvannak ezek a tulajdonságai, képesek vagyunk új valóságot teremteni, és új életmódot.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Când un spirit are acele calități, putem să creăm noi realități și noi moduri de a fi.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Cuando un espíritu tiene esas cualidades, somos capaces de crear nuevas realidades y nuevas formas de ser.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Když má duch tyto vlastnosti, tak jsme schopni vytvářet nové skutečnosti a nové způsoby bytí.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Keď duša má tieto kvality, sme schopný vytvoriť nové skutočnosti a nové cesty bytia.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Ketika jiwa tumbuh seperti itu, kita mampu menghadirkan realita yg baru dan cara baru untuk hidup
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Khi một tâm hồn có những phẩm chất đó, chúng ta có thể tạo nên thực tại mới và cách sống mới
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.그런 가치관을 마음에 품게 된다면 우리는 새로운 현실과 새로운 존재의 길을 만들 수 있습니다.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Quando lo spirito ha queste qualità, possiamo creare delle nuove realtà e nuovi modi di essere.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Quando uma mente tem estas qualidades somos capazes de conceber novas realidades e novas maneiras de ser.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Wyposażony w takie właściwości duch pozwala nam budować nowe rzeczywistości, nowe sposoby istnienia.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Если человек обладает этими качествами, то мы можем создавать новую реальность, новый способ существования.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Когато един дух има тези качества, сме способни да създаваме нови реалности и нови начини на битие.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.Коли у духу є ці якості, ми спроможні створювати нові реальності і нові способи існування.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.כאשר בנפש קיימות הסגולות האלה, בכוחנו ליצור מציאויות חדשות ואופנים חדשים של קיום.
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.وعندما تحمل الروح هذه الصفات فنستطيع عندها أن نبتكر واقع جديد وطرق جديدة للعيش
Bir ruhta bu değerler varsa, yeni gerçeklikler ve yeni "oluş" yolları yaratmaya kadirdir.新しいあり方を創りだせます 最後に詩を朗読します
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir.A crea înseamnă a face ceva care n-a mai existat înainte.
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir.Alkotni valamit - azt jelenti, hogy valami olyat hozunk létre, ami azelőtt sosem létezett!
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir.At skabe er at lave noget som aldrig har eksisteret før.
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir.Att skapa är att göra något som aldrig funnits tidigare.
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir. Bundan daha incinebilir bir şey yok.Ei ole mitään haavoittuvaisempaa kuin luoda jotain aivan uutta.
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir.Creare è realizzare qualcosa che non è mai esistito prima.
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir.Crear es hacer algo que nunca antes existió.
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir.Creëren is iets maken dat nog niet bestond.
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir.Créer signifie faire quelque chose qui n'existait pas auparavant.
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir.Criar é fazer qualquer coisa que nunca existiu.
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir.Erschaffen heißt, etwas zu machen, das nie zuvor existierte.
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir.창조한다는 것은 이전에 존재하지 않았던 무언가를 만드는 것입니다.
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir.Sáng tạo là làm ra một thứ gì đó mà chưa từng tồn tại trước đó.
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir.Stworzyć znaczy zrobić coś, co dotąd nie istniało.
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir.Tvoriť je urobiť niečo, čo predtým neexistovalo.
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir.Tvořit znamená dělat něco, co nikdy dřív neexistovalo.
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir.Ustvarjati pomeni narediti nekaj, kar prej še ni obstajalo.
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir.Δημιουργία είναι το να φτιάχνεις κάτι που δεν υπήρχε πριν.
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir.Да създаваш означава да направиш нещо, което до сега не е съществувало.
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir.Творити - це робити щось, що не існувало ніколи раніше.
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir.Творить — создавать что-то, что никогда не существовало раньше.
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir.ליצור הוא לברוא דבר מה שמעולם לא היה קיים קודם לכן.
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir.أن تخلق هو أن توجد شيئا لم يكن موجودا من قبل.
Bir şeyi yaratmak, daha önce varolmamış bir şeyi yapmak demektir.何かを作るということです これ以上に"無防備"なことはありません
Bir şeyleri yaratma sanatının verdiği kibirDet var fåfängan att skapa nåt-
Bir şeyleri yaratma sanatının verdiği kibirDet var forgæves at skabe noget, -
Bir şeyleri yaratma sanatının verdiği kibirFue la vanidad y el afán de crear algo
Bir şeyleri yaratma sanatının verdiği kibir O Kimerayı ortaya çıkardı, öyle değil mi?Č stata la vanitā nell'arte di creare qualcosa che ha portato a quella Chimera, non č cosė?
Bir şeyleri yaratma sanatının verdiği kibir O Kimerayı ortaya çıkardı, öyle değil mi?Czy nie próżność, rodząca żądzę tworzenia, wydała na świat tę Chimerę?
Bir şeyleri yaratma sanatının verdiği kibir O Kimerayı ortaya çıkardı, öyle değil mi?Foi a vaidade na arte de criar algo que trouxe aquela Quimera, não foi?
Bir şeyleri yaratma sanatının verdiği kibir O Kimerayı ortaya çıkardı, öyle değil mi?Turhamaisuus jonkin luomisesta synnytti Khimairan.
Bir şeyleri yaratma sanatının verdiği kibir O Kimerayı ortaya çıkardı, öyle değil mi?Χάρη στη ματαιοδοξία της τέχνης της δημιουργίας δημιουργήθηκε αυτή η Χίμαιρα, έτσι δεν είναι;
Bir şeyleri yaratma sanatının verdiği kibir O Kimerayı ortaya çıkardı, öyle değil mi?И именно тщеславие от способности создать что-то сотворило ту химеру, не так ли?
Birşeyler öğretmek için değil, birşey yaratmak için konuşuyorum.Aku tak berbicara untuk mengajarkan sesuatu; aku bicara untuk menciptakan sesuatu
Birşeyler öğretmek için değil, birşey yaratmak için konuşuyorum.Io non parlo per insegnare qualcosa, parlo per creare qualcosa.
Birşeyler öğretmek için değil, birşey yaratmak için konuşuyorum.No hablo para enseñar algo; hablo para crear algo
Birşeyler öğretmek için değil, birşey yaratmak için konuşuyorum.אני לא מדבר כדי ללמד משהו-אני מדבר כדי ליצור משהו.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod