yaratır ile cümle
yaratır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu bir çakışma yaratır ve kartlar kimin ilk önce paketi göndereceğini kendi aralarında karar verir.Oι ομάδες ρίχνουν ένα κέρμα για να δουν ποια από τις δύο θα ξεκινήσει πρώτη.
"Çözülen her problem yeni problemler yaratır."Enhver løsning avler nye problemer.
Ambar kapağının açılması konusu Jack ve Locke arasında anlaşmazlık yaratır.På grund af lugen åbner fører Jack og Locke til uenighed.
Bu bir çakışma yaratır ve kartlar kimin ilk önce paketi göndereceğini kendi aralarında karar verir.Det hjælper, når der er en tvist om, hvem der fangede Lynet først.
Böyle bir ısmarlama hürriyeti restoranın mutfağı için daha büyük bir zahmet yaratır.Jeg klager mig saa meget haardt for den Sal.
Düzen düzensizliği yaratır.Det gør ålen ved osmoregulering.
"Çözülen her problem yeni problemler yaratır."Enhver løsning avler nye problemer.
Öbür yandan petrol fiyatları Batı ülkelerinde kaos yaratır.I mellomtiden førte prissjokket til kaos i Vesten.
Tanrı'nın demeci ayrıca dünyayı yaratırken ve idame ettirirkenki egemenliğinin üzerinde durur.Diktet skildrer også gudenes verden, og hvordan de udødelige våker over jorden, og forarges over urett.
Yalnız kalabileceğim anlar yaratırım.Noe som kan føre til ensomhet.
Bunun üzerine, kendine bir kostüm yaratır ve geleceğin Spider-Man'i olur.Han lager også en uniform gjør at han kan gå under tittelen som Spider-Man.
İşe gitmek yerine okula gitmek tembellik yaratır.Det ble til at Sem arbeidet på gården i stedet for å gå på skolen.
Ayrıca yetişkin grupları arasında farklılıklar yaratır. (c).I tillegg finnes store variasjoner også innen samme aldersgruppe.
Bu yerlerde sıcak, kuru ve hoş bir hava yaratırlar.Dette fører med seg varmt og tørt vær i disse områdene.
Yanlışlıkla, "Baş aşağı" olarak adlandırılan alternatif bir evrene açılan bir portal yaratırlar.Secara tidak sengaja, mereka telah membuat portal ke dimensi alternatif yang disebut "the Upside Down".
Bu, nesneler arasındaki net yük dengesizliğini yaratır.Hal ini menciptakan ketidakseimbangan muatan netto di antara objek.
Birbirini etkileyen akımlar arasında Buz denizi ve hava, dinç, kuvvetli, enerjik ve üretici ekosistem yaratır.Interaksi antara arus, es laut, dan cuaca membuat untuk ekosistem yang kuat dan produktif.
Bunların da 1/3 de kanama şiddetlidir ve hemodinamik instabilite yaratır.Dosis tinggi menyebabkan pansitopenia dan sistitis hemoragik.
Büyük coşku yaratır.Cipta Adi Pusaka.
Hem zihin hem toplum gerçekliklerini yaratırlar.Maka yang menjadi perhatian adalah beragamanya manusia dan masyarakat.
Sonuç olarak Bob Kane "Bat-Man" karakterini yaratır.Đáp lại, Bob Kane tạo ra "the Bat-Man."
Yalnız kalabileceğim anlar yaratırım.Một câu thơ có thể đứng nguyên một mình.
İşe gitmek yerine okula gitmek tembellik yaratır.Nhưng khi đến nơi, thay cho việc vào học thì Ông lại được cử đi dạy!
Ayrıca yetişkin grupları arasında farklılıklar yaratır. (c).Tuy nhiên, cũng có sự thay đổi giữa độ tuổi khác nhau và nhóm giới tính.
Sadece O yarattı, yaratır ve yaratacaktır.創れるか創れないかではなく、創ればいいんですよ」と申し出た。
Bu, Musorgski'nin hayatında büyük bir etki yaratır.これは、ヴェデルニコフの人生における大きな変化となった。
İlk olarak Ampere yasasına göre elektrik akımı manyetik alan yaratır.アンペールの法則によれば、電流は磁場を生じさせる。
Eşitlerine saygı duyar, kendinden güçsüzlerde ise korku yaratır.かれをいつも入れかわり立ちかわり世話した保母たちは(かれを)畏怖でみたした。
Öğrenmeye hazır olma istekliliği yaratır.学問するには立志という事が大切である。
Yeryüzündeki insanları yaratır.大地に人有り。
Büyük coşku yaratır.総ケヤキ造り。
Toplum içinde rahatlatır, sempati yaratır, sosyal kaynaşma sağlar.1. 親切をつくし、あたたかい社会をつくりましょう。
Ayrıca yetişkin grupları arasında farklılıklar yaratır. (c).対等な大人同士の関係のはずである。
Yalnız kalabileceğim anlar yaratırım.僕一人の所存できめるわけにはいかぬ。
Hatta bazıları o kadar belirsizdir ki zaman zaman olup olmadığı tartışma yaratır.しかし、この見解について疑問を抱く者も少なからず存在し、時折議論の対象となっている。
Bu kelimeleri yaratırken çok gülmüştüm.”」といった単語を連呼するというものであった。
Buna ek olarak, çok önemli olaylar, büyük etkiler yaratır ve tekrarlandıkça hafızaya alınışı kolaylaşır.一方、意味記憶は繰り返し同じ事物を記憶することが影響する。
O yaratır ve yaratacaktır.神藉著創造、救贖並審判,也藉這道來啟示自己。
3. Cüz-i İrâde: Cüzî irade müstâkil değildir, onu da Allah yaratır.約1:3「萬物是藉著他造的;凡被造的,沒有一樣不是藉著他造的。
Sadece O yarattı, yaratır ve yaratacaktır.它的创造是毁灭,毁灭是创造。
Eşitlerine saygı duyar, kendinden güçsüzlerde ise korku yaratır.又遺一通於虜蹊要,虜即恐怖,種類離散。
Koreograf dans ve hareketleri yaratır ve koordine eder - çoğunlukla müzikaller için.舞蹈指導 Choreographer - 創作並編出舞蹈和動作,通常是在音樂劇中使用。
Jean-Baptiste Say: Her arz, kendi talebini yaratır. görüşündedir.諸侯聞之,曰「西伯蓋受命之君」。
Nemli hava kuru havadan daha hafiftir ve bu kararsız durum yaratır.潮湿的空气比周围的干燥空气轻,造成不稳定的情况。
Bu, onda büyük bir kızgınlık ve hiddet yaratır.他只是,心裡裝了太多了責任和憤怒。
Büyük coşku yaratır.彭越大破之。
Kaynağını İslam'da Allah'ın insanı yaratırken ruhu üflemiş olmasından alır.하나님의 형상으로 창조될 때 인간에게 심어진 종교의 씨(religionis semen)가 성령님의 영향 하에서 이 지식을 발생시킨다.
Tanrı ise, önceden var olmayan maddeyi de yaratır.영원히 존재하는 하느님(스스로 있는 자 또는 영원한 자)는 존재하지 않았던 그분을 무에서 만들었습니다.
Sadece karakterlerin ölmeyeceği yeni bir zaman çizgisi yaratır.다른 캐릭터가 지나지 못하는 좁은 곳도 지날 수 있는 캐릭터.
Bu kelimeleri yaratırken çok gülmüştüm.”그건 제가 웃고자 만든 것인데도 말이에요."라고 말했다.
İşe gitmek yerine okula gitmek tembellik yaratır.학교에 등교하지 않고 거리를 배회하고 있다.
Tanrı kaldıramayacağı kadar ağır bir taş yaratırsa onu kaldıramaz.למשל, האם אלוהים יכול ליצור אבן כבדה כל כך, עד כי הוא עצמו לא יוכל להרים אותה?
Bu durum, onunla Joshua arasında gerginlik yaratır.מצב זה יוצר מתח בינה ובין צ'יקו.
Tanrı ise, önceden var olmayan maddeyi de yaratır.לטענתם, ישו נברא ולא היה קיים לפני כן.
Bu durum zayıf bir şok dalgası yaratır.הדבר עורר גל הפגנות סוער.
Bu resimler ancak tek bir açıdan bakıldığında bu etkiyi görkemli bir biçimde yaratırlardı.אולם, מאחר שהעבודה שם הייתה ממודרת, אנשים אלה ראו תמונה חלקית בלבד.
Eğer iyi hissetmeni engellemesini isteseydim onu dikenli olarak falan yaratırdım.לו היה זה בכוחי לסלוח לך על אכזריותך קלת הראש הייתי עושה זאת.
Sonuç olarak Bob Kane "Bat-Man" karakterini yaratır.כתגובה, יצר בוב קיין את איש העטלף.
Sonuç olarak Bob Kane "Bat-Man" karakterini yaratır.В отговор, Боб Кейн създава „Бат-Ман“".
Oyuncular bir Sim karakteri yaratırlar ve oyunda farklı Sim kişiliklerini keşfederek oyuna yön verirler.Играчите създават свой сим герой, с който изследват различни личности, които се променят по време на игра.