yaratır ile cümle

yaratır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çizim etkisini yaratırken kullanılacak kara kalem ucu büyüklüğünü belirleyin. smoothing value of the pencilЗадаване цвета за изчертаване на пунктираните водещи линии на композицията. smoothing value of the pencil
Çizim etkisini yaratırken kullanılacak kara kalem ucu büyüklüğünü belirleyin. smoothing value of the pencilУказать размер карандаша, которым будет проводиться прорисовка. smoothing value of the pencil
Çizim etkisini yaratırken kullanılacak kara kalem ucu büyüklüğünü belirleyin. smoothing value of the pencilضبط قلم حجم مُستخدَم إلى. smoothing value of the pencil
Çizim etkisini yaratırken kullanılacak kara kalem ucu büyüklüğünü belirleyin. smoothing value of the pencil木炭画をシミュレートするために使用する鉛筆のサイズを設定します。smoothing value of the pencil
Çok fazla niyet gerginlik yaratır.Prea multă intenție creează tensiune. [ras] Observi?
Çok fazla niyet gerginlik yaratır.Příliš mnoho záměru vytváří napětí.
Çok fazla niyet gerginlik yaratır.Príliš veľa zámeru vytvára napätie. [smiech]
Çok fazla niyet gerginlik yaratır.Trop d'intentions créent des tensions... (rire).
Çok fazla niyet gerginlik yaratır.Túl sok szándék feszültséget teremt.
Çok fazla niyet gerginlik yaratır.Za dużo intencji stwarza napięcie.
Çok fazla niyet gerginlik yaratır.Η πολλή πρόθεση δημιουργεί ένταση.
Çocuklar ebeveynlerinden daha önce duymadıkları cümleler yaratırlar.Enfants créent des peines inouïes des adultes
Çocuklar ebeveynlerinden daha önce duymadıkları cümleler yaratırlar.아이들은 어른들에게서 듣지 못한 문장들을 만들어냅니다.
Çok fazla niyet gerginlik yaratır.Krampfhafter Wille erzeugt Verkrampfung.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.ca unii cari ştiţi că încercarea credinţei voastre lucrează răbdare.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.da I vet at prøvelsen av eders tro virker tålmodighet;
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.ker veste, da preizkušnja vere vaše rodi stanovitnost.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.이는 너희 믿음의 시련이 인내를 만들어 내는 줄 너희가 앎이라
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.och veten, att om eder tro håller provet, så verkar detta ståndaktighet.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.sabendo que a aprovação da vossa fé produz a perseverança;
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.sabiendo que la prueba de vuestra fe produce paciencia
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.sachant que l`épreuve de votre foi produit la patience.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.sapendo che la prova della vostra fede produce la pazienza
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.tietäen, että teidän uskonne kestäväisyys koetuksissa saa aikaan kärsivällisyyttä.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.Tudván, hogy a ti hiteteknek megpróbáltatása kitartást szerez.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.und wisset, daß euer Glaube, wenn er rechtschaffen ist, Geduld wirkt.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.vediac, že dokázanosť vašej viery pôsobí trpezlivosť.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.Vědouce, že zkušení víry vaší působí trpělivost.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.vì biết rằng sự thử thách đức tin anh em sanh ra sự nhịn nhục.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.vì biết rằng sự thử_thách đức_tin anh_em sanh ra sự nhịn_nhục .
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.vidende, at eders Tros Prøve virker Udholdenhed;
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.Wees dan maar blij; want als de weg ruw is, kan uw geduld groeien.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.Wiedząc, iż doświadczenie wiary waszej sprawuje cierpliwość;
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.γνωριζοντες οτι η δοκιμασια της πιστεως σας εργαζεται υπομονην.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.знаючи, що доказ вашої віри робить терпіннє;
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.зная, что испытание вашей веры производит терпение;
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.בדעתכם כי בחן אמונתכם מביא לידי סבלנות׃
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.عالمين ان امتحان ايمانكم ينشئ صبرا.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.因 為 知 道 你 們 的 信 心 經 過 試 驗 、 就 生 忍 耐
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.因 為 知道 你 們 的 信心 經過試驗 、 就 生 忍耐
Çünkü dinleme bizim anlamaya olan erişimimizdir. Bilinçli dinleme her zaman anlayışı yaratır.För lyssnandet är vår väg till förståelse. medvetet lyssnande skapar alltid förståelse.
Çünkü sen ulusun, harikalar yaratırsın, Tek Tanrı sensin.(85:10) ибо Ты велик и творишь чудеса, – Ты, Боже, един Ты.
Çünkü sen ulusun, harikalar yaratırsın, Tek Tanrı sensin.Boś ty jest wielki, a czynisz cuda; tyś sam jest Bogiem.
Çünkü sen ulusun, harikalar yaratırsın, Tek Tanrı sensin.Căci Tu eşti mare, şi faci minuni, numai Tu eşti Dumnezeu.
Çünkü sen ulusun, harikalar yaratırsın, Tek Tanrı sensin.Car tu es grand, et tu opères des prodiges; Toi seul, tu es Dieu.
Çünkü sen ulusun, harikalar yaratırsın, Tek Tanrı sensin.daß du so groß bist und Wunder tust und allein Gott bist.
Çünkü sen ulusun, harikalar yaratırsın, Tek Tanrı sensin.Ensina-me, Senhor, o teu caminho, e andarei na tua verdade; dispõe o meu coração para temer o teu nome.
Çünkü sen ulusun, harikalar yaratırsın, Tek Tanrı sensin.For du er stor og den som gjør undergjerninger; du alene er Gud.
Çünkü sen ulusun, harikalar yaratırsın, Tek Tanrı sensin.grande tu sei e compi meraviglie: tu solo sei Dio
Çünkü sen ulusun, harikalar yaratırsın, Tek Tanrı sensin.대저 주는 광대하사 기사를 행하시오니 주만 하나님이시니이다
Çünkü sen ulusun, harikalar yaratırsın, Tek Tanrı sensin.Lebo ty si veľký a činíš divy; ty sám jediný si Bôh.
Çünkü sen ulusun, harikalar yaratırsın, Tek Tanrı sensin.Mert nagy vagy te és csodadolgokat mívelsz; csak te vagy Isten egyedül!
Çünkü sen ulusun, harikalar yaratırsın, Tek Tanrı sensin.Nebo jsi ty veliký, a činíš divné věci, ty jsi Bůh sám.
Çünkü sen ulusun, harikalar yaratırsın, Tek Tanrı sensin.porque tú eres grande y hacedor de maravillas. ¡Sólo tú eres Dios
Çünkü sen ulusun, harikalar yaratırsın, Tek Tanrı sensin.Sebab Engkau perkasa dan melakukan keajaiban-keajaiban, hanya Engkaulah Allah
Çünkü sen ulusun, harikalar yaratırsın, Tek Tanrı sensin.Sillä sinä olet suuri ja teet ihmeitä, sinä ainoa olet Jumala.
Çünkü sen ulusun, harikalar yaratırsın, Tek Tanrı sensin.Thi du er stor og gør vidunderlige Ting, du alene er Gud.
Çünkü sen ulusun, harikalar yaratırsın, Tek Tanrı sensin.Ty du är stor, och du gör stora under; du allena är Gud.
Çünkü sen ulusun, harikalar yaratırsın, Tek Tanrı sensin.Vì Chúa là rất lớn, làm những sự lạ lùng. Chỉ một mình Chúa là Ðức Chúa Trời mà thôi.
Çünkü sen ulusun, harikalar yaratırsın, Tek Tanrı sensin.Vì_Chúa là rất lớn , làm những sự lạ_lùng . Chỉ một_mình Chúa là Ðức_Chúa_Trời mà thôi .

İlgili Sayfalar