yaratır ile cümle

yaratır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu etkileşimler müttefikler yaratırlar, düşmanlar değil.이 거래는 적이 아니라 협력자를 만듭니다.
Bu etkileşimler müttefikler yaratırlar, düşmanlar değil.Những hợp đồng đó tạo ra những liên minh chứ không phải đối thủ.
Bu etkileşimler müttefikler yaratırlar, düşmanlar değil.Queste transazioni creano alleati, non nemici.
Bu etkileşimler müttefikler yaratırlar, düşmanlar değil.Takie transakcje zapewniają przyjaciół, nie wrogów.
Bu etkileşimler müttefikler yaratırlar, düşmanlar değil.Tieto transakcie vytvárajú spojencov, nie nepriateľov.
Bu etkileşimler müttefikler yaratırlar, düşmanlar değil.Transaksi ini menciptakan teman, bukan musuh.
Bu etkileşimler müttefikler yaratırlar, düşmanlar değil.Αυτές οι συναλλαγές δημιουργούν συμμάχους, όχι εχθρούς.
Bu etkileşimler müttefikler yaratırlar, düşmanlar değil.Тези сделки създават съюзници, а не врагове.
Bu etkileşimler müttefikler yaratırlar, düşmanlar değil.Ці транзакції створили союзників, не ворогів.
Bu etkileşimler müttefikler yaratırlar, düşmanlar değil.Эти транзакции создали союзников, а не врагом.
Bu etkileşimler müttefikler yaratırlar, düşmanlar değil.עיסקאות אלה יוצרות בני-ברית ולא אויבים.
Bu etkileşimler müttefikler yaratırlar, düşmanlar değil.ان مقاربة الحل هذه تصنع حلفاء .. لا اعداء
Bu etkileşimler müttefikler yaratırlar, düşmanlar değil.人々を分断せず結束させるのです
Bu insanların birbirlerine özendıkları ve saygı duydukları canlı ve enerjik bir toplum yaratır.Crea una comunità energica e vibrante dove la gente si ammira e si rispetta a vicenda.
Bu insanların birbirlerine özendıkları ve saygı duydukları canlı ve enerjik bir toplum yaratır.Creează o comunitate energică, vibrantă, unde oamenii se admiră și se respectă reciproc.
Bu insanların birbirlerine özendıkları ve saygı duydukları canlı ve enerjik bir toplum yaratır.Dies schafft eine lebendige kraftvolle Gemeinschaft, wo Menschen einander bewundern und respektieren.
Bu insanların birbirlerine özendıkları ve saygı duydukları canlı ve enerjik bir toplum yaratır.Eso crea una comunidad vibrante, con energía, en la que las personas se admiran y respetan.
Bu insanların birbirlerine özendıkları ve saygı duydukları canlı ve enerjik bir toplum yaratır.Ez pedig vibráló, energikus közösséget eredményez, ahol az emberek csodálják és tisztelik egymást.
Bu insanların birbirlerine özendıkları ve saygı duydukları canlı ve enerjik bir toplum yaratır.Het creëert een levendige, energieke gemeenschap waarin mensen elkaar waarderen en respecteren.
Bu insanların birbirlerine özendıkları ve saygı duydukları canlı ve enerjik bir toplum yaratır.Il crée une communauté dynamique et énergique où les gens s'admirent et se respectent les uns les autres.
Bu insanların birbirlerine özendıkları ve saygı duydukları canlı ve enerjik bir toplum yaratır.Ini menciptakan sebuah komunitas yang giat dan aktif dimana orang-orang mengagumi dan saling menghormati.
Bu insanların birbirlerine özendıkları ve saygı duydukları canlı ve enerjik bir toplum yaratır.Isso cria uma comunidade vibrante e enérgica em que as pessoas se admiram e respeitam umas às outras.
Bu insanların birbirlerine özendıkları ve saygı duydukları canlı ve enerjik bir toplum yaratır.직원들이 서로 칭찬하고 존중하는 원기 왕성하고 활기찬 공동체를 조성합니다.
Bu insanların birbirlerine özendıkları ve saygı duydukları canlı ve enerjik bir toplum yaratır.Nó tạo ra một cộng đồng sôi nổi, đầy năng lượng nơi mà người ta ngưỡng mộ và tôn trọng nhau.
Bu insanların birbirlerine özendıkları ve saygı duydukları canlı ve enerjik bir toplum yaratır.Tworzy to żywą, pełną energii społeczność, w której ludzie podziwiają i szanują się nawzajem.
Bu insanların birbirlerine özendıkları ve saygı duydukları canlı ve enerjik bir toplum yaratır.Vytváří živou, energetickou komunitu, kde lidé obdivují a respektují jeden druhého.
Bu insanların birbirlerine özendıkları ve saygı duydukları canlı ve enerjik bir toplum yaratır.Δημιουργεί μια δραστήρια κοινότητα στην οποία οι άνθρωποι εκτιμούν και σέβονται ο ένας τον άλλο.
Bu insanların birbirlerine özendıkları ve saygı duydukları canlı ve enerjik bir toplum yaratır.Так створюється жива, енергійна спільнота, у якій панує захоплення одне одним і взаємоповага.
Bu insanların birbirlerine özendıkları ve saygı duydukları canlı ve enerjik bir toplum yaratır.То създава вълнуваща, енергична общност, където хората се възхищават и уважават взаимно.
Bu insanların birbirlerine özendıkları ve saygı duydukları canlı ve enerjik bir toplum yaratır.Это создает яркое, энергичное сообщество, в котором люди восхищают и уважают друг друга.
Bu insanların birbirlerine özendıkları ve saygı duydukları canlı ve enerjik bir toplum yaratır.היא יוצרת קהילה חיה ואנרגטית בה אנשים מעריכים ומכבדים אחד את השני.
Bu insanların birbirlerine özendıkları ve saygı duydukları canlı ve enerjik bir toplum yaratır.إنها تخلق مجتمعاً مفعماً بالحياة. حيث يقدر الناس بعضهم ويحترمون بعضهم.
Bu insanların birbirlerine özendıkları ve saygı duydukları canlı ve enerjik bir toplum yaratır.活気のある 精力的なコミュニティを生み出します つまり 朝出勤して
Bu ise kendi istihdamını yaratır.훈련을 받았습니다.
Bu ise kendi istihdamını yaratır. Pamuk, uyuşturucu ile rekabet edemez. Ama bir tişört eder.Bavlna nedokáže konkurovat opiu, tričko už to dokáže.
Bu ise kendi istihdamını yaratır.מכל הצדדים.
Bu ise kendi istihdamını yaratır.اذا كانت تعريفتنا الجمركية صفر . هذا سيخلق
Bu ise kendi istihdamını yaratır.例えば、アメリカ合衆国やイギリスは
Bu nedenle, başkasının pozitif inancı sizinle tutması büyük fark yaratır.כך שזה הבדל גדול אם מישהו נוסף מחזיק באמונה החיובית יחד איתך.
Bu, önce disket' i Sıfır' lar yazmak suretiyle siler, sonra dosya sistemini yaratır.플로피 디스크에 0을 써 넣어서 지운 다음 파일 시스템을 생성합니다.
Bu, önce disket' i Sıfır' lar yazmak suretiyle siler, sonra dosya sistemini yaratır.A floppy adatterülete felül lesz írva nullákkal, majd újból ki lesz alakítva a fájlrendszer.
Bu, önce disket' i Sıfır' lar yazmak suretiyle siler, sonra dosya sistemini yaratır.Ce mode efface la disquette en écrivant des zéros, puis crée le système de fichiers.
Bu, önce disket' i Sıfır' lar yazmak suretiyle siler, sonra dosya sistemini yaratır.Detta rensar först disketten genom att skriva nollor, och skapar därefter filsystemet.
Bu, önce disket' i Sıfır' lar yazmak suretiyle siler, sonra dosya sistemini yaratır.Dette rydder først disketten ved at skrive nuller, og laver derefter filsystemet.
Bu, önce disket' i Sıfır' lar yazmak suretiyle siler, sonra dosya sistemini yaratır.Dit wist de diskette door het vol te schrijven met nullen, waarna het bestandssysteem wordt aangemaakt.
Bu, önce disket' i Sıfır' lar yazmak suretiyle siler, sonra dosya sistemini yaratır.Esta opción inicializa primero el disquete escribiendo ceros en él y luego crea el sistema de archivos.
Bu, önce disket' i Sıfır' lar yazmak suretiyle siler, sonra dosya sistemini yaratır.Isto primeiro limpa a disquete, escrevendo zeros em toda ela, e depois cria o sistema de ficheiros.
Bu, önce disket' i Sıfır' lar yazmak suretiyle siler, sonra dosya sistemini yaratır.Questo prima cancella il dischetto scrivendo degli zeri e poi crea il filesystem.
Bu, önce disket' i Sıfır' lar yazmak suretiyle siler, sonra dosya sistemini yaratır.Tämä poistaa levykkeen tiedot kirjoittamalla nollia ja sitten luo tiedostojärjestelmän.
Bu, önce disket' i Sıfır' lar yazmak suretiyle siler, sonra dosya sistemini yaratır.Tato volba nejprve smaže disketu tak, že ji zaplní samými nulami a následně vytvoří souborový systém.
Bu, önce disket' i Sıfır' lar yazmak suretiyle siler, sonra dosya sistemini yaratır.Táto voľba vymaže disketu tak, že ju najprv zapíše samými nulami a potom vytvorí súborový systém.
Bu, önce disket' i Sıfır' lar yazmak suretiyle siler, sonra dosya sistemini yaratır.To najpierw kasuje dyskietkę, zapełniając ją zerami, a dopiero potem tworzy system plików.
Bu, önce disket' i Sıfır' lar yazmak suretiyle siler, sonra dosya sistemini yaratır.To zbriše disketo tako da se ta prepiše z ničlami, nato pa je ustvarjen datotečni sistem.
Bu, önce disket' i Sıfır' lar yazmak suretiyle siler, sonra dosya sistemini yaratır.Zuerst werden auf die Diskette überall Nullen geschrieben, und anschließend wird das Dateisystem geschrieben.
Bu, önce disket' i Sıfır' lar yazmak suretiyle siler, sonra dosya sistemini yaratır.Αυτό πρώτα σβήνει τη δισκέτα γράφοντας μηδενικά και στη συνέχεια δημιουργεί το σύστημα αρχείων.
Bu, önce disket' i Sıfır' lar yazmak suretiyle siler, sonra dosya sistemini yaratır.Будет произведена очистка дискеты и создание на ней файловой системы.
Bu, önce disket' i Sıfır' lar yazmak suretiyle siler, sonra dosya sistemini yaratır.Спочатку витирає дискету через записування нулів, а після цього створює файлову систему.
Bu, önce disket' i Sıfır' lar yazmak suretiyle siler, sonra dosya sistemini yaratır.يقوم هذا أولا بمسح القرص المرن عن طريق كتابة أصفار عليه ثم ينشئ نظام ملفات.
Bu, önce disket' i Sıfır' lar yazmak suretiyle siler, sonra dosya sistemini yaratır.これは最初に 0 を書き込むことでフロッピーを消去し、それからファイルシステムを作成します。
Bu parmağımızla cam arasında -çoğu zaman camdır- çok fazla sürtünme yaratır.(di solito c'è un vetro di separazione)

İlgili Sayfalar