yaratır ile cümle

yaratır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu da bir anda mekanı ulaşılabilir hale getirme yönünden bir fark yaratır.갑자기 변화가 생깁니다. 공간이 얼마나 더 손에 잡히는가 하는데에 말이죠.
Bu da bir anda mekanı ulaşılabilir hale getirme yönünden bir fark yaratır.Mogę wtedy wpłynąć na przestrzeń i nagle nabiera znaczenia tworzenie przestrzeni dostępnych.
Bu da bir anda mekanı ulaşılabilir hale getirme yönünden bir fark yaratır.Și deodată pare că are importanță în sensul de a face spațiul accesibil.
Bu da bir anda mekanı ulaşılabilir hale getirme yönünden bir fark yaratır.Und plötzlich macht es einen Unterschied, im Sinne davon, den Raum greifbar machen.
Bu da bir anda mekanı ulaşılabilir hale getirme yönünden bir fark yaratır.Và bỗng nhiên nó tạo nên sự khác biệt trong việc gần gũi hóa không gian.
Bu da bir anda mekanı ulaşılabilir hale getirme yönünden bir fark yaratır.И внезапно это становится важным, потому что пространство становится доступным.
Bu da bir anda mekanı ulaşılabilir hale getirme yönünden bir fark yaratır.И изведнъж има разлика по отношение на това пространството да стане достъпно.
Bu da bir anda mekanı ulaşılabilir hale getirme yönünden bir fark yaratır.І раптово це таки має значення для того, щоб зробити простір доступним.
Bu da bir anda mekanı ulaşılabilir hale getirme yönünden bir fark yaratır.ופתאום זה בעל משמעות מבחינת הנגישות למרחב.
Bu da bir anda mekanı ulaşılabilir hale getirme yönünden bir fark yaratır.وفجأة تحدث فرقاً بالنسبة لجعل المكان يمكن الوصول إليه.
Bu da bir anda mekanı ulaşılabilir hale getirme yönünden bir fark yaratır.突如として違いを生じます ある人はこのことを総称して
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.Ami azt jelenti, hogy összehozhatjuk mindezt az információt, néhány hihetetlenül erős illúzió megteremtéséhez.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.Assim, podemos reunir toda esta informação para criar algumas ilusões muito fortes.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.Co oznacza, że możemy zebrać całą tą informację aby stworzyć niesamowicie silne iluzje.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.Det betyder vi kan kombinere al den information og skabe nogle meget stærke illusioner.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.Det innebär att vi kan samla all denna information och skapa oerhört kraftiga synvillor.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.이 말은 우리가 이 모든 정보들을 참고한 결과가 매우 강렬한 착시효과를 초래한다는 겁니다.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.Lo que significa que podemos juntar toda esta información para crear ilusiones increíblemente potentes.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.Nghĩa là ta có thể mang tất cả những thông tin này lại để tạo ra một số ảo giác cực mạnh.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.Putem pune cap la cap aceste informații pentru a crea niște iluzii puternice.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.To znamená, že môžeme použiť všetky tieto informácie a vytvoriť neuveriteľne pôsobivé ilúzie.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.А это значит, что можно объединять информацию и создавать исключительно мощные иллюзии.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.Все це означає, що зібравши дану інформацію разом, ми можемо створити дуже потужні ілюзії.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.מה שאומר שאנחנו יכולים לאחד את כל המידע הזה וליצור אשליות מאוד חזקות.
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.وهذا يعني أنه يمكنك أن تجمع كل المعلومات معاً لكي تصنع خدعاً بصرية قوية مذهلة
Bu demek ki biz bu bilgileri bir araya getirerek inanılmaz illüzyonlar yaratırız.非常に強力な幻覚を作り出すことができます これは私が数年前に作ったものです
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.Crea una representación de lenguaje basura.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.Creează o reprezentare a unei limbi fără sens.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.Cria uma representação dessa porcaria de linguagem.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.E crea la rappresentazione di una lingua schifezza.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.Es erstellt eine Repräsentation von Sprach-Mist.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.Il crée une représentation nulle du langage.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.쓰레기 언어의 표상을 만들어 내지요.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.Nó tạo ra các hình ảnh ngôn ngữ sai lệch.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.Tworzy odzwierciedlenie językowego śmiecia.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.Ze creëren een representatie van onzintaal.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.Він створює репрезентацію мовної тарабарщини.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.Он создает представление о языке.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.Той създава репрезентация на езиков боклук.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.הוא יוצר דימוי של שפת זבל.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.ويخلق تمثيلا للغة مشوشة.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.子供はそれから離れられなくなります
Bu durum ciddi zorluklar yaratır.Ceci engendre de nombreux problèmes.
Bu durum ciddi zorluklar yaratır.Detta orsakar många svårigheter för dig.
Bu durum ciddi zorluklar yaratır.Se aiheuttaa paljon vaikeuksia.
Bu durum ciddi zorluklar yaratır.Это значительно усложнит вам жизнь.
Bu durum ciddi zorluklar yaratır.هذا يتسبب بصعوبات كثيرة.
Bu durum ciddi zorluklar yaratır.未付账单和欠款可能会成为不良支付信息(maksuhäiriömerkintä),
Bu durum da Güney Kutbu'nda iki kat soğuk yaratır.남극은 두배로 추운 겨울을 맞게 되죠.
Bu durum da Güney Kutbu'nda iki kat soğuk yaratır.làm cho cực Nam lạnh gấp hai lần.
Bu durum da Güney Kutbu'nda iki kat soğuk yaratır.lo que crea un doble golpe de frío para el Polo Sur.
Bu durum da Güney Kutbu'nda iki kat soğuk yaratır.מה שיוצר כפל של קור לקוטב הדרומי.
Bu durum da Güney Kutbu'nda iki kat soğuk yaratır.وهو ما يؤدي إلى تضاعف تأثير البرودة في القطب الجنوبي.
Bu durum da Güney Kutbu'nda iki kat soğuk yaratır.受けることになります 過酷な環境ですが
Bu etkileşimler müttefikler yaratırlar, düşmanlar değil.Aceste tranzacţii creează aliaţi, nu duşmani.
Bu etkileşimler müttefikler yaratırlar, düşmanlar değil.Ces transactions créent des alliés, pas des ennemis.
Bu etkileşimler müttefikler yaratırlar, düşmanlar değil.Deze transacties maken bondgenoten, geen vijanden.
Bu etkileşimler müttefikler yaratırlar, düşmanlar değil.Diese Transaktionen schaffen Verbündete, keine Gegner.
Bu etkileşimler müttefikler yaratırlar, düşmanlar değil.Estas transacciones crean aliados, no enemigos.
Bu etkileşimler müttefikler yaratırlar, düşmanlar değil.Ezen tranzakcióknak köszönhetően a felek szövetségesekké és nem ellenségekké válnak.

İlgili Sayfalar