yaratır ile cümle
yaratır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tutku acı yaratır.Passion creates suffering.
Bu fark yaratır.It makes all the difference.
O, küçük bir fark yaratır.It makes little difference.
Haberin doğru ya da yanlış olup olmadığı küçük bir fark yaratır.Whether the news is true or false makes little difference.
Yarın yağmur yağıp yağmayacağı bizim için bir farklılık yaratır.It makes a difference to us whether it rains tomorrow.
TV'yi kapatırsam bir sorun yaratır mı?Is it OK if I turn the TV down?
Senin üniversite kampüsünde bira içmek sorun yaratır mı?Is it OK to drink beer on your university campus?
Bazen çeviriler belirsizlik yaratır.Sometimes translations do create ambiguity.
Sanırım iyi bir takım yaratırız.I think we make a good team.
Bu mucizeler yaratır.It works wonders.
Şimdi eve gidersem sorun yaratır mı?Is it OK if I go home now?
Karanlığı boşa çıkaran ışık da gölgeler yaratır.The light that casts away the darkness also creates shadows.
O fark yaratır.It does make a difference.
Bu, dünyadaki bütün farkı yaratır.That would make all the difference in the world.
Bu bütün farkı yaratır.That would make all the difference.
Belirsiz ifadeler sık sık komik yorumlar yaratırlar.Ambiguous phrases often beget funny interpretations.
Makyaj fark yaratır.Makeup makes a difference.
Gizem merak yaratır ve merak, insanın anlama isteğinin temelidir.Mystery creates wonder and wonder is the basis of man's desire to understand.
Tom'a ondan bahsedersem sorun yaratır mı?Is it OK if I tell Tom about it?
Bir ulus kendi müziğini yaratır - besteci yalnızca onu düzenler.A nation creates music — the composer only arranges it.
Bunu burada yapmam bir sorun yaratır mı?Is it OK to do that here?
Onunla çıkmam sorun yaratır mı?Is it OK if I go out with him?
Önce seninle konuşmak sorun yaratır mı?Is it OK to talk to you first?
Önce onlarla konuşmak sorun yaratır mı?Is it OK to talk to them first?
Önce onunla konuşmak sorun yaratır mı?Is it OK to talk to him first?
Şimdi içeri gelmem sorun yaratır mı?Is it OK for me to come in now?
Cehalet her zaman korku yaratır.Ignorance always creates fear.
Çarpık kentleşme ve kaos pek çok planlama sorunları yaratır.Urban sprawl and chaos create many planning problems.
O bir fark yaratır.That makes a difference.
Sıcaklık artışları soğuk algınlığına yakalanmak için ideal koşulları yaratır.Rises in temperature create the ideal conditions for catching colds.
Eğer Tom burada olsaydı kesinlikle fark yaratırdı.If Tom had been here, it definitely would've made a difference.
O bir fark yaratır mı?Would that make a difference?
Sadece biraz beklemeniz bir sorun yaratır mı?Is it ok if you wait just a little while?
Fonksiyon organ yaratır.The function creates the organ.
Dil bilinç yaratır.Language creates conscience.
Odadaki bir ayna duvar bir ferahlık yanılsaması yaratır.A mirror wall in the room creates an illusion of spaciousness.
Dil farkındalık yaratır.Language creates awareness.
Burada şarkı söylemek sorun yaratır mı?Is it OK to sing here?
Eğer onu yapmazsam sorun yaratır mı?Is it OK if I don't do that?
İçeri girmezsem sorun yaratır mı?Is it OK if I don't come in?
Evren hakkında düşünmek bende her zaman varoluşsal bir kriz yaratır.Thinking about the universe always gives me an existential crisis.
Bunu yememek sorun yaratır mı?Is it OK not eat this?
Her arz kendi talebini yaratır.Supply creates its own demand.
İstiridye inciler yaratır, arı balı yaratır ve insanlar problem yaratır.The oyster creates pearls, the bee creates honey, and humans create problems.
Sadece O yarattı, yaratır ve yaratacaktır.He thus creates, and he creates necessarily.
Bu durum zayıf bir şok dalgası yaratır.This creates a weak shock wave.
Bu durum, onunla Joshua arasında gerginlik yaratır.This creates tension between her and Joshua.
Bu, nesneler arasındaki net yük dengesizliğini yaratır.This is what creates the net charge imbalance between the objects.
Odin'e insanları yaratırken yardım eden olarak bilinir.He is mentioned as the one who helped Odin to create humans.
O yaratır ve yaratacaktır.He created E!
Eşitlerine saygı duyar, kendinden güçsüzlerde ise korku yaratır.His enemies fear him and they have renamed him.
Sonuç olarak Bob Kane "Bat-Man" karakterini yaratır.In response, Bob Kane created "the Bat-Man".
Koreograf dans ve hareketleri yaratır ve koordine eder - çoğunlukla müzikaller için.Choreographer: creates and coordinates the movement and dance - typically for musicals.
Bazı oyun yazarları (dramatistler) bir drama yaratırlarken yazı ile dramaturjiyi birleştirirler.Some dramatists combine writing and dramaturgy when creating a drama.
Bu flaşlar sıklıkla hasta için rahatsız edici bir acı hissi yaratır.These flashes often create an uncomfortable stinging sensation for the patient.
Nemli hava kuru havadan daha hafiftir ve bu kararsız durum yaratır.Moist air is lighter than the surrounding dry air, creating an unstable situation.
Bu proteinler pozitif süpersarım yaratırlar.These SMC proteins induce positive supercoils.
Yanlışlıkla, "Baş aşağı" olarak adlandırılan alternatif bir evrene açılan bir portal yaratırlar.Inadvertently, they have created a portal to an alternate dimension called "the Upside Down".
LAPM genellikle sadece yüzde 5 civarı bir çerçeve yükü yaratır.Usually LAPM adds only about 5 percent framing overhead.
Bob Kane karakteri yaratırken özellikle de kuzeni Ruth Steel'den ilham aldı.The character was also partially inspired by Kane's cousin, Ruth Steel.