yaratık ile cümle

yaratık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
"Gelmis geçmis tüm yaratiklar içinde insanoglu en tiksindirici olandir."Dintre toate creaturile existente el (omul) este cel mai detestabil.
"Gelmis geçmis tüm yaratiklar içinde insanoglu en tiksindirici olandir."Di tutte le creature mai esistite, lui, l'uomo, è la più detestabile.
"Gelmis geçmis tüm yaratiklar içinde insanoglu en tiksindirici olandir.TJURFESTIVALEN, SPANIEN "Av alla varelser någonsin skapade är han (människan) den mest avskyvärde.
"Gelmis geçmis tüm yaratiklar içinde insanoglu en tiksindirici olandir."Von allen je geschaffenen Geschöpfen ist der Mensch am verabscheuungswürdigsten.
"Gelmis geçmis tüm yaratiklar içinde insanoglu en tiksindirici olandir."Από όλα τα πλάσματα που δημιουργήθηκαν ποτέ, αυτό (ο άνθρωπος) είναι το πιο απεχθές.
"Gelmis geçmis tüm yaratiklar içinde insanoglu en tiksindirici olandir.מכל החיות שנוצרו אי פעם" .האדם הוא הכי מתועב מכולם
"Gelmiş geçmiş tüm yaratıklar içinde insanoğlu en tiksindirici olandır."A valaha teremtett összes lény közül õ (az ember) a leginkább megvetésre méltó.
"Gelmiş geçmiş tüm yaratıklar içinde insanoğlu en tiksindirici olandır."Dari semua makhluk yang pernah dibuat ia (manusia) adalah yang paling menjijikkan.
"Gelmiş geçmiş tüm yaratıklar içinde insanoğlu en tiksindirici olandır."De todas las criaturas jamás hechas, el hombre, es el más detestable.
"Gelmiş geçmiş tüm yaratıklar içinde insanoğlu en tiksindirici olandır."Dintre toate creaturile existente el (omul) este cel mai detestabil.
"Gelmiş geçmiş tüm yaratıklar içinde insanoğlu en tiksindirici olandır."Di tutte le creature mai esistite, lui, l'uomo, è la più detestabile.
"Gelmiş geçmiş tüm yaratıklar içinde insanoğlu en tiksindirici olandır."Kaikista koskaan luoduista olennoista ihminen on halveksittavin.
"Gelmiş geçmiş tüm yaratıklar içinde insanoğlu en tiksindirici olandır."Od vseh bitij, ki so bila kdaj ustvarjena, je človek najbolj prezira vreden.
"Gelmiş geçmiş tüm yaratıklar içinde insanoğlu en tiksindirici olandır."Spośród wszystkich stworzeń człowiek jest najbardziej obrzydliwym
"Gelmiş geçmiş tüm yaratıklar içinde insanoğlu en tiksindirici olandır.TJURFESTIVALEN, SPANIEN "Av alla varelser någonsin skapade är han (människan) den mest avskyvärde.
"Gelmiş geçmiş tüm yaratıklar içinde insanoğlu en tiksindirici olandır."Von allen je geschaffenen Geschöpfen ist der Mensch am verabscheuungswürdigsten.
"Gelmiş geçmiş tüm yaratıklar içinde insanoğlu en tiksindirici olandır."Ze všech tvorů, kteří kdy žili, je člověk ten nejohavnější.
"Gelmiş geçmiş tüm yaratıklar içinde insanoğlu en tiksindirici olandır.ΓΙΟΡΤΗ ΤΩΝ ΤΑΥΡΩΝ, ΙΣΠΑΝΙΑ Ο Μαρκ Τουέην είπε κάποτε,
"Gelmiş geçmiş tüm yaratıklar içinde insanoğlu en tiksindirici olandır."Всех существ когда-либо сделан он (человек) является самым отвратительным.
"Gelmiş geçmiş tüm yaratıklar içinde insanoğlu en tiksindirici olandır."מכל החיות שנוצרו אי פעם האדם הוא הכי מתועב מכולם.
(Gülüşmeler) onlar gerçekten inanılmaz yaratıklar(gelach) Het zijn dus echt bijzondere schepselen.
(Gülüşmeler) onlar gerçekten inanılmaz yaratıklar(Gelächter) Es sind also wirklich erstaunliche Geschöpfe.
(Gülüşmeler) onlar gerçekten inanılmaz yaratıklar웃음 그들은 정말로 놀라운 창조물이죠.
(Gülüşmeler) onlar gerçekten inanılmaz yaratıklar(Nevetés) Szóval, ők igazán bájos, lenyűgöző élőlények.
(Gülüşmeler) onlar gerçekten inanılmaz yaratıklar(Râsete) Așa că sunt niște creaturi extraordinare.
(Gülüşmeler) onlar gerçekten inanılmaz yaratıklar(Rires) Ce sont vraiment des créatures étonnantes.
(Gülüşmeler) onlar gerçekten inanılmaz yaratıklar(Risas) Por eso son criaturas increíbles.
(Gülüşmeler) onlar gerçekten inanılmaz yaratıklar(Risate) Insomma sono delle creature davvere straordinarie.
(Gülüşmeler) onlar gerçekten inanılmaz yaratıklar(Śmiech) Naprawdę są niezwykłymi stworzeniami.
(Gülüşmeler) onlar gerçekten inanılmaz yaratıklar(Tiếng cười) Vậy chúng thực sự la những sinh vật khá tuyệt vời.
(Gülüşmeler) onlar gerçekten inanılmaz yaratıklar(Смех) Так что пингвины - это действительно удивительные существа.
(Gülüşmeler) onlar gerçekten inanılmaz yaratıklar(Смях) Наистина изумителни създания.
(Gülüşmeler) onlar gerçekten inanılmaz yaratıklar[צחוק] אז הם באמת יצורים מדהימים למדי.
(Gülüşmeler) onlar gerçekten inanılmaz yaratıklar(أصوات ضحك) إنهم حقاً مخلوقات رائعة
(Gülüşmeler) onlar gerçekten inanılmaz yaratıklarペンギンは本当に素晴らしい生物です さて一番大切なことは
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.Andando elas, iam em qualquer das quatro direções sem se virarem quando andavam.
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.Cînd mergeau, alergau pe toate cele patru laturi ale lor, şi nu se întorceau deloc în mersul lor.
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.Cuando se desplazaban, lo hacían en cualquiera de las cuatro direcciones, y no viraban cuando se desplazaban
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.de kunde derfor gå til alle fire Sider; de vendte sig ikke, når de gik.
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.Dengan demikian roda-roda itu dapat menuju keempat jurusan
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.En cheminant, elles allaient de leurs quatre côtés, et elles ne se tournaient point dans leur marche.
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.Jártukban négy oldaluk felé mentek vala; meg nem fordulnak vala jártukban;
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.Kadar so šla, so šla na svoje štiri strani; niso se obračala, ko so šla.
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.Keď išly, išly na svoje štyri strany; neobracaly sa, keď išly.
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.Khi đi tới , thì đều đi bốn phía mình : khi đi không phải xây lại .
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.Khi đi tới, thì đều đi bốn phía mình: khi đi không phải xây lại.
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.행할 때에는 사방으로 향한 대로 돌이키지 않고 행하며
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.Mając iść na cztery strony swoje chodziły, a nie obracały się, gdy chodziły.
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.Na čtyři strany své jíti majíce, chodila, a neuchylovala se, když šla.
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.När de skulle gå, kunde de gå åt alla fyra sidorna, de behövde icke vända sig, när de gingo.
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.Ne kulkivat neljään eri suuntaansa, kun kulkivat.
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.Potevano muoversi in quattro direzioni, senza aver bisogno di voltare nel muoversi
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.Til alle fire sider gikk de når de gikk; de vendte sig ikke når de gikk.
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.Zij konden in alle richtingen bewegen zonder van stand te veranderen.
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.Οτε εβαδιζον, εκινουντο κατα τα τεσσαρα αυτων πλαγια δεν εστρεφοντο ενω εβαδιζον.
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.Когато вървяха, вървяха към четирите си страни; не се обръщаха като вървяха.
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.Когда они шли, шли на четыре свои стороны; во время шествия необорачивались.
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.על ארבעת רבעיהן בלכתם ילכו לא יסבו בלכתן׃
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.لما سارت سارت على جوانبها الاربعة. لم تدر عند سيرها.
Hareket edince yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyordu.輪 行 走 的 時 候 、 向 四 方 都 能 直 行 、 並 不 掉 轉

İlgili Sayfalar